Madencilik Tahkim Kurumu ve Tahkim Sürecinin Madencilik Sektörüne Potansiyel Faydaları
Giriş
Son zamanlarda birçok alanda hem sayısı hem de önemi giderek artan alternatif uyuşmazlık çözüm yollarından biri tahkim kurumudur. Tahkim; tabi olduğu usul, kararlarının bağlayıcılığı, yargısal karakteri ve devlet yargısıyla olan ilişkisi bakımından diğer alternatif yöntemlerden belirgin bir şekilde ayrılır. En temel ifadeyle tahkim, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri ve kanunen izin verilen alanlarda doğmuş ya da doğabilecek uyuşmazlıkların, devlet mahkemeleri yerine bizzat kendi belirledikleri hakemler tarafından karara bağlanması sürecidir. Bu niteliğiyle onu, alternatif çözüm yolları arasındaki en kurumsal yapı olarak tanımlamak isabetsiz olmayacaktır. Sürecin klasik devlet yargılamasına kıyasla daha hızlı ve az masraflı işlemesi, tahkimin en sık vurgulanan avantajlarındandır. Bunun ötesinde, uyuşmazlığı çözecek hakemlerin genel mahkeme heyetlerine kıyasla ihtilaf konusu alanda daha donanımlı, tecrübeli ve yetkin kişiler arasından seçilebilmesi büyük bir fark yaratır. Bu durumu madencilik sektörü özelinde incelediğimizde; Rödovans Sözleşmesinden kaynaklanan bir uyuşmazlık, yetkili ve görevli mahkemelerin ağır iş yükü içerisinde yüzlerce dava türünden yalnızca biri olarak işlem görecektir.1 Doğal olarak, uyuşmazlık türünde özel bir ihtisası bulunmayan görevli hâkim, bilhassa teknik konularda bilirkişi desteğine başvurmak durumunda kalacaktır. Oysa tahkim kurumunda görev alacak hakem veya hakem kurulları; doğrudan ilgili sektörde deneyim kazanmış ve benzer uyuşmazlıklara teknik düzeyde aşina kişilerden oluşturulabilir. Uzmanlığa dayalı bu yapı; uyuşmazlığın esası, usulün yönetimi ve sektörel dinamiklere hâkimiyet bağlamında sürecin çok daha verimli, adil ve seri bir şekilde yürütülmesine olanak tanır.
1. Tahkimin Hukuki Niteliği
Tahkim; bir sözleşme gibi taraf iradeleri ile vücut bulmasının yanı sıra işleyiş bakımından bir yargı kararı niteliği taşımaktadır. Tahkim tabi olduğu tahkim makamı, hukuk sistemine göre belirli kurallar çerçevesinde yürütülür. Bu özellik bunun bir çeşit yargılama prosedürü olduğu şeklinde yorumlanır. Gene de tahkim tarafların iradeler çerçevesinde gerçekleşen bir süreçtir. Bu açıdan ise sözleşme olarak ele alan görüşler vardır. Doktrinde tahkimi sınıflandırırken nevi şahsına münhasır bir yapıda olduğu görüşü de mevcuttur.2 Tahkim sözleşmesinin taraflar arasındaki belirli bir uyuşmazlığa dayanması, uyuşmazlığın tahkime elverişli olması, uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözülmesi hususunda tarafların iradelerinin olması ve yazılı olması gerekmektedir.3 Tahkimin sözleşmesi veya hükmünün geçerli olması için tahkim yeri (seat of arbitration), uygulanacak hukuk (applicable law) ve tahkim kuralları (arbitration rules) belirlenmiş olması lazımdır.4
Taraflar bu seçimde sözleşme serbestisi (libertas contrahendi) ilkesi çerçevesinde serbestçe hareket eder. Tabi olunacak usul, delillerin belirlenmesi, esasa ilişkin unsurları kendileri belirleyebilecekleri gibi bunu mevcut hukuk sistemlerinde de alabilirler. Uygulamada en çok tercih edilen yöntem, tarafların ait oldukları sektör de yaygın olarak hizmet veren tahkim kurumlarından birini belirlemektir. Kurumsal tahkim denilen bu yöntem, daha önce kuralları belirlenmiş özellikle bu alanlarda uzmanlaşmış ve hizmet veren kurumlar tarafından icra edilir.5
2. Türk Hukukunda Tahkim
Türk hukukunda tahkim, kanuni düzeyde tahkim, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 407 ila 444. maddeleri arasında millî (iç) tahkim bakımından ayrıntılı şekilde düzenlenmiş, yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar açısından ise 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu yürürlüğe konulmuştur; ayrıca 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun tahkim anlaşmasına uygulanacak hukuk ve yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi bakımından tamamlayıcı hükümler içermekte, 1958 tarihli New York Sözleşmesi ise Türk hukukunda yürürlükte olup yabancı hakem kararlarının tanınması ve icrası bakımından uluslararası çerçeveyi oluşturmaktadır. Anayasamızın 125. Maddesi’nde yer alan tahkim ifadesi ise kamu kurumlarının tahkim sürecine dahil olabilmesinin önünü açmaktadır. 1999 yılında yapılan bu düzenleme daha çok yabancı yatırımcılara kendi tercih ettikleri hukuk sistemi seçebilmek suretiyle daha cazip kılmak için yapıldığı söylenebilir.6
3. Maden Hukukunda Tahkim
Maden hukuku bir yandan soyut diğer yandan alt bir kavramdır. Özellikle son zamanlarda kullanımı oldukça yaygınlaşan “stratejik madenler” terimi ile bilinen kıymetli madenlerin yanında hepsi yer altı kaynaklı olarak adlandırılması mümkündür. 7 Egemenlik ilkesi gereği devletler bu kaynakların çıkarılması, kullanılması, ticaretini orta ve uzun vadeli politikalar çerçevesinde belirler. Anayasa Madde 168 “Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabii servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir.” şeklinde ifadesi bu madencilik faaliyetlerinin kamu hukuku alanına girecek şekilde düzenlendiğini görmekteyiz. 3213 Sayılı Maden Kanunu m. 1, “Bu Kanun madenlerin milli menfaatlere uygun olarak aranması, işletilmesi, üzerinde hak sahibi olunması ve terk edilmesi ile ilgili esas ve usulleri düzenler.” ifadesine yer vemiştir. Kanunu devamında hangi kaynakların maden olarak nitelendirildiği, çıkarma faaliyetinde bulunacak kişi veya kurumların uyması gereken kuralları belirler. Madencilik her ne kadar kamu yararına yapılan bir faaliyet olarak isimlendirilse de bunu faaliyetlerde buluna gerçek veya tüzel kişiler kanunlar kapsamında faaliyet gösterir. 8 Bu faaliyetler çeşitli kanunlara tabidir. Bu faaliyetleri yürütürken istihdam edilen işçiler açısından 4857 Sayılı İş Kanunu, Ticari Faaliyetleri açısından 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu, yer üstünde kiraladıkları veya satın aldıkları taşınır-taşınmazlar açısından 6098 Sayılı Borçlar Kanunu veya 4721 Sayılı Medeni Kanuna tabidir. Kısaca madencilik faaliyetleri girdikleri özel hukuk ilişkileri açısından diğer gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri açısından farklılık yoktur. Tahkimde özellikle madencilik sektörünü hedefleyen bir düzenleme bulunduğu söylenemez. Gene de sadece madencilik alanı için geçerli belli başlı uluslararası standartların olduğu söylenebilir. Merkezi otoritesi zayıf bazı ülkelerde yer altı kaynaklarının terörizm gibi faaliyetlerin finansmanı için kullanılmasını engellemek için çatışma bölgelerinden alınmamış olma şartı (Conflict-Free) bunlardan birisidir.9 Bunun yanında madencilik faaliyetlerinin çevreye ve doğaya olumsuz etkilerini azaltmak için düzenlenen sürdürülebilir madencilik “Sustainable Mining”, ESG kriterlerine uygun madencilik gibi standartlarda mevcuttur.10 Özellikle madencilik alanında uzmanlaşmış tahkim kurumları veya kişileri bu standartların uygulamasını çok daha verimli şekilde yapabilirler.
Sonuç
Tahkim alternatif bir çözüm yolu olup diğer alternatif çözüm yollarından daha kurumsal işlemektedir. Genel görüş tahkimin ulusal hukuk sistemlerinden daha az masraflı ve daha seri olduğu şeklindedir. Tahkim süreci de tıpkı diğer yargılama süreçleri gibi delillerin incelenmesi, beyanların sunulması, uyuşmazlığın tespiti ve çözüm üretilmesini amaçlamaktadır. Şüphesiz bu faaliyetlerin yerine getirilmesi için hatırı uyuşmazlığın büyüklüğüne göre hatırı sayılır zaman, masraf ve emek gerektirmektedir. Gene de tahkim sürecinde tarafların iradesi çerçevesinde belirlenen hakem(ler) ortaya çıkabilecek uyuşmazlık için standart bir hakimden daha yetkin şekilde karar verebilir. Delil toplama, araştırma, ihlal süreçlerin daha verimli işletebilir. Özellikle madencilik sektöründe yapılabilecek tahkim süreci madencilik faaliyetlerini yürütenler için bir çeşit oto kontrol sistemi teşkil edebilir. Bu sistem sayesinde madencilik faaliyetleri belirlenen ulusal ve uluslar arası standartlara bağlı kalarak hem madenciliğin sebep olabileceği çevresel, doğal, sosyo ekonomik olumsuz etkiler azaltılabilir hemde haksız rekabetin önüne geçilebilir.
DİPNOT
- Rödovans sözleşmesi, maden ruhsatı sahibinin maden sahasını bizzat işletmek yerine, bu hakkı belirli bir bedel veya üretilen maden miktarı üzerinden pay alma karşılığında üçüncü bir kişiye devrettiği sözleşme türüdür. H. Amıklıoğlu, “Rödovans Sözleşmesi İle İşletilen Bir Maden İşletmesinden Doğan Zararlardan Sorumluluk”, D.E.Ü. Hukuk Fakültesi Dergisi (Prof. Dr. Şeref Ertaş’a Armağan), C. 19, Özel Sayı, 2017, s. 1271.
- Tahkim sözleşmesinin niteliği doktrinde tartışmalı olup, bu konuda ileri sürülen dört farklı görüşten sonuncusu, sözleşmenin kendine özgü (sui generis) bir yapı taşıdığını savunmaktadır. S. Y. Lokmanoğlu, “Türk Hukukunda Tahkim Sözleşmesinin Kurucu Unsurları ve Geçerlilik Şartları”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, Y. 1, S. 41, 2020, s. 347.
- M. İnanç ve F. Avcı, “İmtiyaz Sözleşmeleri Çerçevesinde İdari Uyuşmazlıklarda Tahkime İlişkin Usuli Hukuksal Sorunlar”, Çukurova Üniversitesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, S. 5, 2024, s. 43.
- Lokmanoğlu, s. 347-368.
- Uluslararası ve ulusal kurumsal tahkim merkezlerine örnek olarak; Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) Uluslararası Tahkim Divanı (Paris), Londra Uluslararası Tahkim Mahkemesi (LCIA), Singapur Uluslararası Tahkim Merkezi (SIAC), Hong Kong Uluslararası Tahkim Merkezi (HKIAC), Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıklarının Çözüm Merkezi (ICSID – Washington D.C.), Daimi Hakemlik Mahkemesi (PCA – Lahey), Amerikan Tahkim Derneği (AAA) / Uluslararası Uyuşmazlık Çözüm Merkezi (ICDR – New York), Stockholm Ticaret Odası Tahkim Enstitüsü (SCC – Stockholm), İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC), TOBB Uyuşmazlık Çözüm Merkezi (TOBB UYUM – Ankara) ve Borsa İstanbul Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi gösterilebilir.
- K. C. Özel, “Küreselleşme ve İmtiyaz Sözleşmelerinde Uluslararası Tahkim”, Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, S. 36, 2024, s. 45.
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye Kritik ve Stratejik Madenler Raporu, Ankara, 2025. (Çevrimiçi erişim: https://enerji.gov.tr/Media/Dizin/TKDB/tr/Belgeler/Tu%CC%88rkiye_Kritik_ve_Stratejik_Madenler_Raporu.pdf)
- S. Erdoğan, “Maden Haklarının Hukuki Rejimi ve Maden Sahaları İçin Kamulaştırma”, Kamu Yönetimi ve Politikaları Dergisi, Y. 5, S. 1, 2024, s. 1. Mevzuattaki tarihsel dönüşümün incelendiği bir diğer kaynak için ayrıca bkz. 3213 Sayılı Maden Kanunu Öncesinde ve Sonrasında Türkiye’de Maden Mevzuatında Yapılan Değişikliklerin İncelenmesi, https://polen.itu.edu.tr:8443/server/api/core/bitstreams/dcc883c3-e4a1-4842-868cd1d746e57bb7/content
- Avrupa Komisyonu, “Conflict Minerals Regulation Explained”, https://policy.trade.ec.europa.eu/development-and-sustainability/conflict-minerals-regulation/regulation-explained_en (Erişim Tarihi: 20 Şubat 2026).
- Yazar, ilgili çalışmasında madencilik yatırımları gerçekleştirilirken riayet edilmesi gereken uluslararası standartlara dikkat çekmektedir. Clara López, “Mining in Investment Arbitration: An Analysis of Mining Companies’ Legitimate Expectations”, Journal of International Economic Law, C. 27, S. 2, Haziran 2024, s. 297.
KAYNAKÇA
- 3213 sayılı Maden Kanunu öncesinde ve sonrasında Türkiye’de maden mevzuatında yapılan değişikliklerin incelenmesi. İstanbul Teknik Üniversitesi. https://polen.itu.edu.tr:8443/server/api/core/bitstreams/dcc883c3-e4a1-4842-868cd1d746e57bb7/content
- Amıklıoğlu, H. (2017). Rödovans sözleşmesi ile işletilen bir maden işletmesinden doğan zararlardan sorumluluk. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 19(Özel Sayı), 1271–1303.
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. (2025). Türkiye kritik ve stratejik madenler raporu. https://enerji.gov.tr/Media/Dizin/TKDB/tr/Belgeler/Tu%CC%88rkiye_Kritik_ve_Stratejik_Madenler_Raporu.pdf
- Erdoğan, S. (2024). Maden haklarının hukuki rejimi ve maden sahaları için kamulaştırma. Kamu Yönetimi ve Politikaları Dergisi, 5(1), 1–24. https://doi.org/10.58658/kaypod.1326988
- European Commission. Conflict minerals regulation explained. (Erişim tarihi: 20 Şubat 2026, https://policy.trade.ec.europa.eu/development-and-sustainability/conflict-minerals-regulation/regulation-explained_en)
- İnanç, M. ve Avcı, F. (2024). İmtiyaz sözleşmeleri çerçevesinde idari uyuşmazlıklarda tahkime ilişkin usuli hukuksal sorunlar. Çukurova Üniversitesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, (5), 43–91. https://doi.org/10.59399/cuhad.1411984
- Lokmanoğlu, S. Y. (2020). Türk hukukunda tahkim sözleşmesinin kurucu unsurları ve geçerlilik şartları. Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, 1(41), 347–368.
- López, C. (2024). Mining in investment arbitration: An analysis of mining companies’ legitimate expectations. Journal of International Economic Law, 27(2), 297–313. https://doi.org/10.1093/jiel/jgae023
- Özel, K. C. (2024). Küreselleşme ve imtiyaz sözleşmelerinde uluslararası tahkim. Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, (36), 45–75. https://doi.org/10.15182/diclesosbed.1355669
