Giriş

Rödovans sözleşmesi, maden arama ve işletme ruhsat sahibinin, sahip olduğu bu madeni sözleşme ile gerçek veya tüzel bir kişiye, maden ocağının işletilmesi amacıyla bir süre bırakması ve karşılığında maden ocağının işletilmesini üstlenen gerçek veya tüzel kişinin, ruhsat sahibine ürettiği her bir ton maden için ortaklaşa kararlaştırılan bedeli ödemeyi taahhüt ettiği bir sözleşmedir.1 Yani Maden ruhsat sahibi, işletmesi için gerçek ya da tüzel kişiye madeni vermekte, işletmecinin kazancından bir bedel almaktadır. Bu açıdan Borçlar Kanunu’nda düzenlenen ürün kirasına benzetilmektedir.

Ülkemizde düzenlenen Maden Kanunu gereğince, “Madenler Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup, içinde bulundukları arzın mülkiyetine tabi değildir.” Kanunun 4. maddesinden anlaşıldığı üzere madenler hangi özel şahıs üzerinde bulunursa bulunsun devletin hakimiyeti altındadır ve devletindir. Yine kanunun 5. maddesi de “maden haklarının bölünmezliği, devir ve intikali” düzenlenmiş olup, Madenler üzerinde tesis olunan ruhsat başvuru, arama ruhsatı, buluculuk, görünür rezerv geliştirme ve işletme ruhsatı haklarının hiçbirinin hisselere bölünemediği, her birinin bütün hâlinde muameleye tabi tutulduğu ifade edilmiştir.

1. Rödovans Sözleşmelerinin Hukuki Niteliği

Rödovans sözleşmesi, tarafların karşılıklı birbirine uygun bir şekilde iradelerini açıklayarak bir tarafın sahibi olduğu madenin işletme hakkını devir borcu altına girmesi karşısında diğer tarafın ise bu edime karşılık belirli miktarda üretim yapmak ve üretimden yıllık belirlenen miktar üzerinden rödovans bedelini ruhsat sahibine ödeme yükümlülüğü altına girmesidir. Bu nedenle, bu sözleşme tipi iki tarafa da borç yükleyen rizai bir sözleşmedir. Rödovans sözleşmeleri hiçbir kanunda düzenlenmediğinden atipik sözleşme türüdür.2 Aynı zamanda ürün kirasına ilişkin Borçlar Konundaki düzenlemeler rödovans sözleşmelerine uygulanmaktadır. Nitekim Yargıtay’ın uygulaması da bu yöndedir.

Yargıtay 3. HD., 28.2.2023 tarih, 2022/8235 E., 2023/369 K. Sayılı kararında, “Ürün kirasının bir türü olan rödovans sözleşmesi, tam iki tarafa borç yükleyen atipik bir özel hukuk sözleşmesi olup; maden işletme hakkı (ruhsat) sahibinin, işletme ruhsatı sahasının tamamının veya bir kısmının belirli süreliğine işletme hakkını devretmeyi taahhüt ettiği, devralanın da bunun karşılığında ruhsat sahasında belirli miktarda üretim yapmayı ve bu üretim karşılığında ürettiğinin belli bir miktarı üzerinden rödovans bedeli ödemeyi taahhüt ettiği bir özel hukuk sözleşmesidir. Rödovans sözleşmesi ile maden ruhsat devri değil, bu ruhsatta mündemiç olan hakkın rödovans bedeli karşılığında bir başkasına belirli bir süre ile kullandırılması amaçlanır.

Temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için; istenen kira parasının veya yan giderin muaccel (istenebilir) olması ve kira bedeli ile yan giderin verilen sürede ödenmemiş bulunması, ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kiracıya verilecek süre ürün kiralarında en az altmış gündür. Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan, kiralayana elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerekir. Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu hususta göz önünde tutulmalıdır. Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez. Ancak teamül haline gelmiş bir ödeme şekli varsa bu şekilde yapılan ödemede geçerlidir.” Karardan da anlaşıldığı üzere Yargıtay rödovans sözleşmesini ürün kirasının bir türü olarak görmektedir. Borçlunun temerrüde düşürülmesi, en az 60 günlük ihtar süresi gibi şekil şartlarının aranması, bunun en bariz kanıtıdır.

Yine İstanbul BAM 36. HD., E 2024/2976 E., 2024/2479 K., 31.10.2024 tarihli kararında, “ Rödovans sözleşmesi, iki taraflı ürün kira sözleşmesi niteliğinde olduğunu, Yargıtayın istikrar kazanan uygulamasında rödovans sözleşmesinin tarafları arasında çıkan uyuşmazlıklarda; sözleşme hükümleri, 3213 sayılı maden kanununun ilgili hükümleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 357 ve devamı maddelerinde düzenlenen ürün kirasına ilişkin hükümlerin bünyesine uygun düştüğü ölçüde uygulanacağının kabul edildiğini,” belirtilerek, Rödovans sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Yargıtay’ın ürün kirası hükümlerini istikrarlı bir şekilde uyguladığı beyan edilmiştir.

Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliğinin 4. maddesinin (rr) bendinde rödovans sözleşmeleri şu şekilde tanımlanmıştır: “Ruhsat sahalarındaki madenlerin üretilerek değerlendirilmesi amacıyla üçüncü kişilere veya kuruluşlara tasarruf hakkı sağlamak üzere ruhsat sahasının tamamı ya da bir kısmı için ruhsat sahiplerinin, bu kişilerle yapmış oldukları sözleşmeler”. Sözleşmenin tanımlamasından anlaşılacağı üzere sözleşmenin tarafları maden işletme hakkı sahibi ile bu hakkı bir süreliğine devralan özel ya da tüzel kişidir. Bu sözleşme tipi herhangi bir şekil şartına bağlı değildir.

Yine yönetmeliğin 100. maddesinde de rödovans işlemleri tanımlanmıştır. Metinde; “(1) Maden işletme ruhsat sahiplerinin, ruhsat sahalarının bir kısmı veya tamamı için üçüncü kişilerle yapmış oldukları rödovans sözleşmeleri ve bu sözleşmelerde yapılan değişiklikler, tarafların talebi halinde devir ve intikal işlemlerinde bilgilendirme amacıyla maden siciline şerh edilir. Tarafların birlikte rödovans sözleşmesinin iptalini talep etmeleri halinde de bu kayıtlar terkin edilir. Genel Müdürlük hiçbir şekilde rödovans sözleşmelerine taraf değildir.

(2) Maden ruhsat sahiplerinin, ruhsat sahalarının bir kısmında veya tamamında üçüncü kişilerle yapmış oldukları rödövans sözleşmelerinde, bu alanlarda yapılacak madencilik faaliyetlerinden doğacak İş Kanunu, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili idari, mali ve hukuki sorumluluklar rödovansçıya aittir. Ancak bu durum ruhsat sahibinin Kanundan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.” demektedir.

Yukarıda anılan maddenin birinci fıkrasından maden işletme ruhsatı sahiplerinin maden sahasının tamamı dışında, kısmi olarak da işletilmesi için birden fazla rödovansçıya devredilebildiği görülmektedir. Aslında bu durum maden kanunun 5. maddesindeki Maden hakkının bölünmezliği düzenlemesine aykırılık teşkil etmektedir. Fakat uygulamada yaşanan gereklilikten dolayı, yönetmelikle böyle bir düzenlemeye gidildiği düşünülebilir. Bu düzenleme ile maden hakkı sahibinin birden fazla rödovansçı ile sözleşme yapabilmesi olanağı oluşmuştur.

Yine aynı maddenin 2. fıkrasındaki iş kanunu, iş sağlığı ve idari ve mali yükümlülükler rödovansçıya ait olduğu düzenlense de ruhsat sahibinin kanundan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağı belirtilerek, yine de bu yükümlülükler konusunda sorumluluğunun devam ettiği anlaşılmaktadır. Rodövans sözleşmelerinin genellikle maden arama ve madenin işletilmesi ruhsatlarının alınmasını kapsadığı ve sözleşmenin konusunu bunların oluşturduğu açıktır.

Yargıtay’ın 2020/61 E., 2022/607 K., 26.04.2022 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararında, Rödovans sözleşmesine konu taraflar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin olup olmadığı hususunu netleştirmek için içtihat oluşturmuştur. Kararda, “ Alt işveren- Asıl iş veren ilişkisinde, öncelikle mal veya hizmetin üretildiği bir işyeri olan asıl işverenin bulunması gerektiği, bunun dışında asıl işverene ait işyerinde iş alan ikinci bir işverenin yani alt işverenin bulunması gerektiği, ancak bu hâlde asıl işveren-alt işveren ilişkisinden söz edilebileceği, alt işverenlik ilişkisinin kurulabilmesi için aranan bu unsur göz önüne alındığında, rödovans sözleşmesinin alt işverenlik ilişkisini ortaya çıkartabilecek unsurlara sahip olmadığı, zira her şeyden önce rödovans sözleşmesi ile maden işletme hakkının devri söz konusu olduğundan alt işveren ilişkisinde olduğu gibi biri alt işveren, diğeri asıl işveren sıfatına sahip olmak üzere iki farklı işverenin varlığı söz konusu olmadığını” belirtmiştir.

Yine kararda daha detaylı bir açıklama gidilerek “Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi için mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı gerektiği, asıl işverenin işyerinde yürüttüğü mal ve hizmet üretimine yardımcı işler ile koşulları mevcutsa asıl işin bir bölümü alt işverene verildiği; asıl işverenin işyerinde yürüttüğü mal ve hizmet üretimine yardımcı işlerin alt işverene verilmesinde Kanunun sınırlama getirmediği, ancak asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi ile Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 3/a maddesi bazı sınırlamalara yer verildiği, Bu düzenlemelere göre, “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde” asıl işin bir bölümü alt işverene verilebildiği, Rödovans sözleşmesinde ise maden ruhsatlı sahanın bütünü ya da bir bölümü başkasına verilebildiği, rödövans sözleşmesinin taraflarından biri olan rödovans veren, sözleşmeye konu ruhsatlı sahada gerçekleştirilecek olan maden arama ve işletme işinin tamamını bir bütün hâlinde devraldığı, böylece asıl işin bir kısmında işin gereği teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren bir işin ya da bir yardımcı işin varlığından bahsetme imkânı olmadığı için rödovans sözleşmesinin alt işverenlik ilişkisinin unsurlarını ihtiva ettiğini söylemenin mümkün olmadığı” belirtilmiştir.

Kararda asıl işveren-alt işveren arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi bakımında da yorum yapılmış ve “alt işveren tarafından üstlenilen iş, asıl işveren tarafından ödenen bedel karşılığında yerine getirilirken, rödovans sözleşmesinde rödovans veren, sözleşmede kararlaştırılan rödovans bedelini ruhsat sahibine ödemekle yükümlü olduğu, bu bakımdan da Maden Kanunu’na uygun olarak akdedilen rödovans sözleşmesinin alt işverenlik sözleşmesinin unsurlarını taşımadığını” net bir şekilde belirtmiştir.

Maden ruhsat sahibinin maden işletmesinin devri açısından da kararda yine alt işveren-asıl işveren ilişkisi değerlendirilmiş ve rödovans sözleşmesi yapılırken maden ruhsat sahibinin maden işletme ruhsatını bir diğer kişiye devretmesinin 2 şekilde olabileceği, ilkinde; ruhsat sahibinin maden işletme ve üretim yönünden herhangi bir faaliyette bulunmadan maden işletme hakkını üçüncü bir kişiye (rödovans verene) rödovans sözleşmesi ile devrettiği; bunun karşısında rödovans verenin işyerine bizzat kendisi işçi alarak işletme ve üretim faaliyetlerine yürüttüğü, ruhsat sahibinin hiçbir şekilde işletme faaliyetinde bulunmadığı ve hiçbir işçi çalıştırmadığı; ikincisinde ise ruhsat sahibinin maden sahasını işletmeye başlamış, işçi çalıştırmış, fakat belli bir noktadan sonra söz konusu sahayı devretmiş olduğu, ruhsat sahibi devir esnasında işletmede var olan makine ve aletleri rödovans verene kullanması için bıraktığı, devre konu sahadan tamamen çekildiği şekilde devirdir. Bu hâlde ruhsat sahibinin, sadece ürün denetleme, ürünü teslim alma ve kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirme amacıyla üretime yönelik olmayan işçi bulundurma yetkilerine sahip olduğuna kanaat getirilmiştir.3

Sonuç olarak kararda, “Bahsi geçen her iki devir şeklinde de ortada bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığı, çünkü ilkinde ruhsat sahibi tamamen elini işletmeden çektiği ve üretime karışmadığı, kendi adına işletmede hiç işçi bulundurmadığı; İkinci hâlde ise, her ne kadar ruhsat sahibi kendi adına işçi çalıştırmaktaysa da bunların üretime yönelik işçiler olmadığı, rödovans verenle işçiler arasında bir üretim birlikteliğinin bulunmadığı üzerinde durularak; Maden Kanunun Ek 7. Maddesi ile rödovans verenin sorumluluğunun yasal bir alt yapıya kavuşturulduğu” belirtilmiştir. Yargıtay 22. HD., 2018/5501 E., 2018/14156 K., 4.6.2018 tarihli kararında da rödovans sözleşmesinde alt iş veren- asıl işveren ilişkisinin neden olmadığı net bir şekilde ortaya konmuştur: “Maden sahasında işletme hakkının kiraya verilmesinde (rödovans sözleşmesi) rödovansçı, madeni, sözleşmede belirtilen şartlar çerçevesinde kendi adına işletir. Rödovansçı, madeni kendi adına işletemiyorsa, üretim, çalışma ve organizasyon açısından ruhsat sahibine tam olarak bağlı ise bu durumda rödovanstan değil, alt işverenlik ya da ihaleden söz edilir. Dolayısıyla rödovans sözleşmesi rödovansçının bağımsızlığını ve inisiyatifini tamamen ortadan kaldıracak şekilde düzenlenemez. Rödovans sözleşmesinde, asgari üretim miktarı ile ton başına verilecek ücretin belirlenmesi hukuki ilişkiyi rödovans olmaktan çıkarmaz. Rödovans sözleşmesinde rödovansçı istediği kadar işçi alıp çıkartabilir, kanunlara aykırı olmamak şartıyla üretim sürecini istediği gibi yönetebilir, vardiyalar oluşturabilir, çalışma şartlarını belirleyebilir. Rödovansta önemli olan belirli nitelikte ve miktardaki madenin belirli zaman dilimleri içinde çıkartılarak istenilen yerlere sevkini yapmaktır.”

Rödovans sözleşmeleri her ne kadar Borçlar Kanunu hükümleri gereğince bir şekil şartına bağlı olmasalar da taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanabilir kılınması birtakım şartları gerektirmektedir. Bunlardan ilki Maden Yönetmeliğinin 101. maddesinde, ruhsat sahipleri ile üçüncü kişiler arasında yapılacak olan rödovans sözleşmelerinin, Genel Müdürlüğün iznine tabi olmasıdır. Genel müdürlükten bu izin ve tescil işlemlerinin tamamlanmaması, bu sözleşmenin uygulanabilirliği hükümsüz hale getirmektedir. Devamla madde metni “Maden işletme ruhsat sahiplerinin, ruhsat sahalarının bir kısmı veya tamamı için üçüncü kişilerle yapmış oldukları rödovans sözleşmelerinin ve bu sözleşmelerde yapılan değişikliklerin, bilgilendirme amacıyla Genel Müdürlüğe verilmesi ve maden siciline bilgi amaçlı şerh edilmesi zorunludur. Genel Müdürlük hiçbir şekilde rödovans sözleşmelerine taraf değildir. Rödovans sözleşmeleri Genel Müdürlüğün izin verdiği tarih itibarıyla sicil kayıtlarına şerh edilir.” demektedir.

Maden haklarının devri, intikali, rehin gibi işlemlerin yapılabilmesi için maden siciline tescil şarttır. Devir işlemlerinin tıpkı taşınmaz satımında olduğu gibi yetkili memur önünde yapılması gerekir. Devir işleminin yapılmasından sonra yetkili memur tarafından maden siciline tescil edilerek devir tamamlanır. Rödovans sözleşmesi nispi bir hak olarak Maden siciline şerh ettirilebilir ve böylece üçüncü kişilere karşı hak iddia edilebilir. Tapu siciline şerh edilmiş nispi haklar kuvvetlendirilmiş alacak hakkına, yani ayni bir hakka dönüşmektedir. Görüldüğü üzere, Maden sicili şerh işlemleri, tapu sicil işlemlerine benzer özellikler göstermektedir.

2. Rödovans Sözleşmesinin Taraflarının Yükümlülükleri ve Hakları

Yukarıda detaylıca belirttiğimiz üzere rödovans sözleşmesinin tarafları; maden işletme hakkı sahibi ile bu hakkı bir süreliğine devralan özel ya da tüzel kişidir, yani rödovansçıdır.

2.1. Maden İşletme Hakkı Sahibinin Hak ve Yükümlülükleri

2.1.1. Hakları

Yargıtay’ında görüşlerinde belirttiği üzere, Borçlar Kanunun ürün kirasına ilişkin hükümleri kıyasen rödovans sözleşmelerinde uygulanacağından, maden işletme hakkı sahibi ürün kirasındaki gibi sözleşmede belirlenen rödovans bedelini talep etme hakkı ile rödovansçıdan da sözleşmeden doğan diğer yükümlülüklerini yerine getirmesini talep etme hakkı bulunmaktadır. Bu borçlar; maden sahası ile ilgili yapılan yan giderleri talep etmek olabileceği gibi rödovans verenden maden sahasının özgülendiği amaca uygun kullanılmasını istemek de olabilir. Çünkü, rödovans sözleşmesi gereğince rödovans verenin, rödovans konusu madeni işletme borcu bulunmaktadır.4 Bununla birlikte maden sahibinin rödovans bedelinin arttırılmasını talep etme ya da uyarlanmasını talep etme hakkı da bulunmaktadır. Ek olarak belirtmek isteriz ki, hapis hakkı da maden sahibinin hakları arasındadır. Hapis hakkı kiralayana yani, ruhsat sahibine verilmiş bir haktır. Günlük olarak işleyen ve ürün veren maden ocaklarında işlemiş bir yıl ve işlemekte olan altı aylık alacaklar için ruhsat sahibinin hapis hakkı mevcuttur. Rödovans sözleşmesinde hapis hakkı kapsamında el konulabilecek mallar açısından ise BK m.336’ya kıyasen maden sahasında bulunan ve maden sahasının işletilmesinde kullanılan taşınırlara el konulabilir.5

2.1.2. Borçları

Maden sahasında ruhsat sahibine ait olup da rödovans sözleşmesine dâhil demirbaş eşya, iş makineleri, ulaşım araçları ve işletme tesisatı varsa bunların bir listesinin çıkarılarak değerlerinin gösterilmesi zorunludur (TBK.m.359’ya kıyasen) Ruhsat sahibi, rödovans verene, maden sahasında maden işletmesi için gerekli ortamı sağlamak zorundadır. Özellikle, Maden Kanunu’nun 17, 24, 29 ve 31. maddelerinde açıklanan yükümlülüklerin ruhsat sahibi tarafından yerine getirilmesi gerekir. Bunların yerine getirilmemesi, ruhsatın iptalini gerektirmektedir.6 Bunlar:

Madde 17; maden arama faaliyetini düzenlemektedir. Maden Kanunun 17. maddesi gereğince, arama ruhsatının düzenlenmesinden sonraki ilk bir yıl ön arama dönemi olup bu dönemin sonuna kadar, asgarî faaliyetlerin tamamlanması ve bu faaliyetlere ilişkin yatırım harcamalarını gösteren ön arama faaliyet raporunun ruhsat sahibi tarafından verilmesi zorunludur.

Madde 24; Maden işletme ruhsatının alınması için gerekli prosedürü ve işletme ruhsatının düzenlenmesini anlatmaktadır.

Madde 29, Maden işletilmesini düzenlemektedir.

Madde 31, rödovansla işletilse dahi fenni nezaretçi atama yetki ve sorumluluğu yine ruhsat sahibine ait olduğunu belirtir.

Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde, maden sahasının işletilmeye uygun ve hazır bir halde olarak rödovansçıya teslim edilmemesi ya da temin edilen ekipmanlardaki eksiklikler veyahut arızaların zamanında giderilmemesi, sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerinin ihlali olup, tazmin ile giderilmesi gerekebilir.

Ancak, devlet hakkı yönünden ruhsat sahibinin kamusal yükümlülüğü değişmemekte ve bu konuda sorumluluğu devam etmektedir. Devlet hakkı, maden istihracı ile sağlanacak gelirden Devlet payına düşen ve ödeme yükümlülüğünün ruhsat sahibine ait olan kısmıdır. Ancak rödovans sözleşmesinde bu husus taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümleri ile rödovansçıya yüklenebilir. Bununla birlikte, rödovansçı tarafından ödenmemesi halinde ruhsat sahibinin sorumluluğu devam eder. Çünkü sözleşme ile amme borcu mükellefi değişmeden, özel hukuk hükümleri çerçevesinde ve sözleşme içi bir borç nakli gerçekleştirilmektedir. 7 Yine maden kanuna göre Ruhsat sahibi, madende konusunda uzman kıdemli bir maden mühendisini daimî nezaretçi olarak bulundurmak zorunluluğundadır.

2.2. Rödovans verenin hakları ve yükümlülükleri

2.2.1. Hakları

Maden sahasının işletilmeye hazır bir halde ve zamanında kendisine teslimini talep etme hakkı,

sözleşmenin en temel hakkıdır. Borçlar kanunun ürün kirası hükümlerinin bu sözleşmeye kıyasen uygulandığından ve kiraya verenin kiracıya karşı sorumluluğunu burada da geçerli olduğundan, Rödovansçı ayıplı ifadan dolayı zararın tazmini isteyebilir. Aynı şekilde, madeni işletmesinden dolayı sözleşme gereği rödovans bedeli ödemekle yükümlü olmakla birlikte rödovance veren de madenin işletilmesinden kazanç sağlamaktadır.

2.2.2. Borçları

Rödovans sözleşmesinde belirlenmiş olan rödovans bedelini sözleşmede belirtilen zamanda ödemekle yükümlüdür. Maden Kanunun 7. maddesini bahsettiğimiz üzere, kanun rödovans verene iş sağlığı ve güvenliği ve işçilere ilişkin tüm SGK yükümlülüklerini yüklediğinden, rödovans veren bu yükümlülüğünü yerine getirmekle mükelleftir. Ruhsat sahibinin maden alanını işletmeye elverişli bir şekilde teslim etme borcuna karşılık olarak rödovansçının da aynı şekilde alanı teslim alma yükümlülüğü bulunmaktadır. TBK md. 364 uyarınca rödovansçının temel sorumluluklarından biri de devralınan madenin ve maden arazisinin iyi halde tutulması ve işletilmesidir. Bu noktada, rödovansçının ilgili maden alanının özgülendiği amacı değiştirmeye dönük faaliyetlerde bulunmaması, ilgili alanın bozulmasına neden olabilecek faaliyetlerden kaçınması gerektiği yönünde değerlendirmeler bulunmaktadır. Bu bağlamda maden alanında farklı maden cevherlerinin çıkarılmasına dönük girişimler buna örnek verilebilir.8 Rodövansçının bir diğer yükümlülüğü de devraldığı maden işletme ruhsatı, arazi ve madeni alt kiraya vermemek ve kiranın devredilmemesidir.

Rödovans sözleşmesinin devamı süresince rödovansçının, maden sahasındaki ruhsat sahibi tarafından ayıpların giderilmesi veyahut yükümlülüğünde olan zararların giderilmesi için yürütülen çalışmalara, ruhsat sahibinin yükümlülüğündeki bakım, bir sonraki kiralama için yapılması gerekli faaliyetlere katlanma yükümlülüğü bulunmaktadır. Ruhsat sahibi de mümkün olduğu kadar çabuk bir şekilde rödovansçının faaliyetini duraksatmayacak şekilde hareket etmek zorundadır. Buna ek olarak rödovansçının maden sahasında oluşan ayıp ve esaslı tamir gerektiren şeyler ile ilgili olarak ruhsat sahibine ihbarda bulunma yükümlülüğü de vardır. 9

3. Rödovans Sözleşmesinin Sona Ermesi

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere rödovans sözleşmelerinde Borçlar Kanunu hükümleri uygulandığından, sözleşmenin sona erme sebepleri yönünden de Borçlar Kanunu’nu uygulamak gerekir. Sözleşmenin süresinin dolması, sözleşmenin feshi, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi, temerrüde düşme, ayıplı ifa nedeniyle sözleşmenin son bulması, zapt nedeniyle sözleşmenin son bulması, ifa imkansızlığı, aşırı ifa güçlüğü, iflas, ibra, yenileme, tarafların sıfatlarının birleşmesi, takas ve ruhsatın iptaline sebep olunması olarak gösterilebilir.

3.1. Sözleşme Süresinin Dolması

Devletin, maden işletme ruhsatlarının belirsiz süreli olarak düzenlenmesi açıkça Anayasamıza aykırı olması nedeniyle, rödovans sözleşmesinin sona erme süresinin mutlaka sözleşmede belirtilmesi gerekmektedir. Sürenin sona ermesi halinde, taraflar arasındaki olabilecek sözleşmeyi uzatma tarihlerinin de açıkça belirlenmesi ve bu konuda da devletin onayının alınması gerekmektedir. Bu şekliyle Borçlar Kanunu ürün kirası hükümlerinden ayrılmaktadır. Çünkü belirli süreli ürün kirası sözleşmesinin sonlanmaması halinde kendiliğinden birer yıllık uzaması ile belirsiz süreli ürün kirası sözleşmesine dönmesi gibi bir durum rödovans sözleşmelerinde söz konusu değildir.

3.2. Sözleşmenin Feshi

Sözleşmenin feshine sebep olacak hususları taraflar kendi aralarındaki yapmış oldukları sözleşmede belirleyebilir ve bunu kendileri açısından bağlayıcı kılabilir. Aynı şekilde olağanüstü fesih şartları da belirlenebilir.

Bu iki hususta da taraflar hangi hallerin fesih sebebi hangi hallerin olağanüstü fesih sebebi sayılacağını sözleşmede karşılıklı karar verebilirler. Taraflar birbirlerinden bekledikleri yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde sözleşmenin feshini isteyebilirler. Örn. Ruhsat sahibinin ayıba karşı tekeffül borcunu yerine getirmemesi karşısında rödovansçının fesih hakkı düzenlenebilir. Sözleşmenin süresinin bitiminden 6 ay öncesinden bildirimde bulunarak sözleşmeyi fesih edebilir. Aynı şekilde rödovans bedelinin ödenmemesi nedeniyle borcun ödenmesi için ruhsat sahibi 60 gün önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir.

3.3. Sözleşmenin süresinden önce son bulması

Bazı hallerde sözleşmeye devam edilmesi taraflardan biri için katlanılamaz bir hale gelmesi halinde bu durumu haklı kılan önemli sebeplerin neler olduğu belirtilerek sözleşmenin süresinden önce bitirilmesi talep edilebilir. 6 aylık ihbar süresi burada da geçerlidir.

Kiracının iflas etmesi nedeniyle kira sözleşmesinin kendiliğinden son bulmasına ilişkin hükümler, rödovans sözleşmesinde her iki taraf içinde sözleşmenin süresinden önce sonlandırılması bakımından geçerlidir. Kanun hükmünden anlaşıldığı üzere kiracının iflası sözleşmenin kendiliğinden feshi anlamına gelmektedir. Önemli sebeplerin ortaya çıkması bahsinden ayrı olarak, burada kiraya verenin ayrıca bir bildirimde bulunması ya da konunun hâkim tarafından tespitini talep etmesi gibi bir durum da söz konusu olmamaktadır. Dolayısıyla rödovans sözleşmeleri bakımından ruhsat sahibi, rödovansçının iflas etmesi halinde herhangi bir süre vermeksizin ya da bildirimde bulunmaksızın sözleşmenin feshini talep edebilir. Diğer yandan kiraya veren de iflas etmiş olması halinde, kira ilişkisinde ücret ödeme külfeti kiracıda olduğundan, kiraya verenin iflası doğrudan sözleşmenin kendiliğinden sona ermesini sağlamaya yeterli bir sebep değildir. Bu durumda kiraya verenin alacak hakkı, iflas masasına kaydedilir ve kira borcu bu masaya ödenmeye devam edilir. Bu bağlamda ruhsat sahibinin iflas etmesinin sözleşmenin sona ermesine tali açıdan etkisi vardır. Ruhsat sahibinin esaslı tamiratları yaptırma yükümlülüğünü yerine getirememesi, ayıba karşı tekeffül durumunda rödovansçının zararının karşılanamaması, kamu otoriteleri karşısında vergi ve harç ödemelerini yerine getirememesi nedeniyle ruhsatın bundan olumsuz etkilenmesi gibi nedenlerle sözleşmenin rödovansçı tarafından tek taraflı olarak feshedilmesi gibi bir sonuç doğurabilir. 10

İfa imkansızlığının yaşanması durumunda sözleşmenin süresinden önce sonlandırılabilmesi söz konusudur. TBK md. 136/3 hükmü ise borçlunun ifa imkânsızlığı dolayısıyla borcundan kurtulabilmesi için geçerli şartın, gecikme olmaksızın alacaklıya durumu bildirmesi ve zararın artmaması için gerekli tedbirleri alması olduğunu düzenler. Aksi durumda borçlunun ifa imkânsızlığını ileri süremeyecek ve borçtan dolayı sorumluluğu devam edecektir. İfa imkânsızlığı borcun tamamına değil bir kısmına yönelik olarak da ortaya çıkmış olabilir. Borçlu, kendisine atfedilemeyecek olan nedenlerle, borcun bir kısmını ifa edemeyecek duruma gelmesi halinde, bu durumu ispat ettiği ölçüde ilgili kısım için borcun ifasından kurtulacaktır. İfa imkânsızlığı sözleşmenin kurulması anında meydana gelmişse yani sözleşmenin kurulması anında mevcut bulunan ve bilinen ifa imkânsızlığı varsa, bu durum sözleşmeyi zaten hükümsüz kılar. Bu durumda henüz doğmamış bir sözleşmenin imkânsızlık nedeniyle sona ermesi de mümkün değildir. 11

Aşırı ifa güçlüğünde de sözleşmenin yapılması sırasında bulunmayan ve taraflarca öngörülemeyen olağanüstü̈ bir durumun gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Aşırı ifa güçlüğüne dayanan taraf, ortaya çıkan yeni durumun kendisi için ifayı aşırı ölçüde güçleştirdiğini ispat etmek durumundadır. Böyle bir durumda ya rödovans sözleşmesinin güncel duruma uyarlanması ya da sözleşmenin feshi talep edilecektir.

3.4. Rödovansçının Temerrüde Düşmesi

Rödovans sözleşmesi bağlamında rödovansçının temerrüdünden bahsedebilmek için Rödovans

bedelinin ya da yan ödemelerin belirlenen zamanda ödenmemesi, kendisini 60 gün içinde ödenmemesi halinde sözleşmesinin fesih edileceğinin ihtar edilmesi ve rödovansçının temerrüde düşürülmesi, rödovansçının temerrüde düşmesine rağmen bedeli ödememesidir.

3.5. Ayıp Nedeniyle Sözleşmenin Son Bulması

TBK md. 358 gereğince ayıptan dolayı kiraya verenin sorumluluğu bulunmaktadır. Bu sorumluluk dolayısıyla kiracı, belirli şartları yerine getirdikten sonra sözleşmeyi feshedebilir. Yukarıda görüldüğü üzere, ayıp dolayısıyla sözleşmenin feshedilmesi, kendiliğinden ortaya çıkmaz. Kiracı, ayıbın giderilmesi, zararın giderilmesi, kira bedelinde uygun bir oranda indirim yapılması ile birlikte seçimlik hak olarak sözleşmenin feshedilmesi hakkına da sahiptir. Rödovans sözleşmeleri bağlamında da maden arazisinin önemli ayıplar ile birlikte teslim edilmesi durumunda, bu durum teslimin yapılmış sayılmasına mâni teşkil etmemektedir. Buna karşın ayıp önemli ayıp kategorisinde kalmaya devam etmektedir. Dolayısıyla ruhsat sahibinin ayıbı gidermemesi durumunda rödovansçının seçimlik hakları bulunmaktadır. Bu haklar arasında da yukarıda ifade edildiği üzere teslim anındaki ayıplar nedeniyle ruhsat sahibinin temerrüdüne başvurabileceği gibi seçimlik haklar arasında sözleşmenin feshi de yer almaktadır.12

3.6. Zapt Nedeniyle Sözleşmenin Sona Ermesi

Rödovans sözleşmesinin devamı süresince üçüncü kişiler, rödovans sözleşmesinde belirtilen haklardan daha öncelikli haklar ileri sürebilir ve böylece rödovansçının maden arazisinden yararlanmasını tamamen ya da kısmen engelleyebilir. Ancak, sözleşmenin feshinin talep edilebilmesi için tam zapt halinin ortaya çıkması gerekmektedir. Tam zapt, üçüncü kişilerin rödovansçıya karşı işletme ruhsatı, maden ve maden arazisi ile ilgili bir takım maddi haklar ileri sürmesidir. Üçüncü kişiler tüm bunlar üzerinde tam zapt anlamına gelecek bir hak iddiasında bulunmaları durumunda, artık sözleşme yürütülemez hale gelir. Bu halde sözleşmenin sonlandırılması talep edilebilir.13

3.7. İbra, Yenileme, Sıfatların Birleşmesi, Takas Nedeniyle Sona Erme

Ruhsat sahibi ile rödovans veren karşılıklı olarak birbirlerinden alacakları olmadığını beyan ederek sözleşmeyi sona erdirebilirler. Yenilemede, eski bir borcun varlığını sonlandırarak yeni borç sözleşmesi yapılmaktadır. Sıfatların birleşmesinde, Alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide birleşmesi durumu da borç ilişkisini sona erdirmektedir. Bu sıfatların birleştiğinden bahsedebilmek için evvela tüm alacak ve tüm borcun borçluya intikal etmesi gerekmektedir. Takas, alacaklı ve borçlu tarafın karşılıklı olarak bir miktar para ya da ona denk edimlerini birbirlerine borçlu olmaları durumunda, her iki borcun muaccel olması halinde birbirileri ile takas etmelerini konu edinmektedir. Takas ekonomik bir amaç taşımaktadır. Aynı türden borca sahip kişiler, birbirlerinden alacaklarının olması durumunda tek bir hukuki işlem yaparak birden fazla borcun ifasını aynı anda gerçekleşmiş olmaktadırlar.

Yukarıda açıklanan rödovans sözleşmesinin sona erme sebepleri dışında, Ruhsat sahibinin ruhsatının süresinin dolması da sözleşmenin sona ermesine sebep vermektedir. Kanunun belirlenen ruhsat sürelerinin zamanında yenilenmemesi halinde ruhsatın kendiliğinden sona erecek ve bu durum rödovans sözleşmesinin de sonlanmasına sebebiyet verecektir. Aynı şekilde ruhsat sahibinin maden kanunundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle ruhsatının iptaline sebebiyet vermesi halinde de rödovans sözleşmesinin sonlanması gündeme gelebilecektir.

Sözleşmenin sona ermesi ile rödovansçı maden sahasını ve kendisine teslim edilen tüm demirbaş eşyalarını bir tutanak ile ruhsat sahibine teslim etmekle, ruhsat sahibi de teslim almakla yükümlüdür.

DİPNOT

  1. Alper Uyumaz ve Fatma Güngör, “Rödovans Sözleşmesi”, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 19, S. 4, 2015, s. 151.
  2. Uyumaz ve Güngör, s. 155.
  3. Burak Karakoç, “Rödovans Sözleşmesi ve Alt İşverenlik İlişkisi”, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 8, S. 1, 2022, s. 65.
  4. Uyumaz ve Güngör, s. 165.
  5. Burak Bahadır Ayrancı, Rödovans Sözleşmesi (Yüksek Lisans Tezi), Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021, s. 81-82.
  6. Uyumaz ve Güngör, s. 165.
  7. Bünyamin Çitil, “Rödovans Sözleşmesinin Maden Hukuku İçindeki Yeri ve Mali Yükümlülükler”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, S. 39, 2019, s. 235.
  8. Yakup Onur Çebitürk, Rödovans Sözleşmesinin Sona Ermesi ve Sona Ermenin Hukuki Sonuçları (Yüksek Lisans Tezi), Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı, 2023, s. 24.
  9. Çebitürk, s. 30-31.
  10. Çebitürk, s. 56-57.
  11. Çebitürk, s. 70.
  12. Çebitürk, s. 63.
  13. Çebitürk, s. 64.

KAYNAKÇA

  • Ayrancı, B. B. (2021). Rödovans sözleşmesi [Yayımlanmamış yüksek lisans tezi]. Ankara Üniversitesi.
  • Çebitürk, Y. O. (2023). Rödovans sözleşmesinin sona ermesi ve sona ermenin hukuki sonuçları [Yayımlanmamış yüksek lisans tezi]. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi.
  • Çitil, B. (2019). Rödovans sözleşmesinin maden hukukundaki yeri ve mali yükümlülükler. Türkiye Adalet Akademisi Dergisi (39), 215–242.
  • Karakoç, B. (2022). Rödovans sözleşmesi ve alt işverenlik ilişkisi. Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 8(1), 189–224.
  • Uyumaz, A. & Güngör, F. (2015). Rödovans sözleşmesi. Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 19(4), 183–218.