GİRİŞ

Hukuki bir ilişkinin tarafları arasında anlaşmazlık çıkması halinde taraflar öncelikle mahkemeye başvurur. Ancak mahkemelerde özel hukuka ilişkin herhangi bir uyuşmazlığın çözülme beklentisi mahkemelerin gereğinden fazla çalışmasına ve işlemesinin yıllar almasına neden olmaktadır. Bu yaklaşım adil yargılamanın temel ilkelerinden biri olan makul zamanda yargılama ilkesine aykırıdır. Bu sebeple devletin yetki alanı dışındaki uyuşmazlıkların çözümünde alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmaları tercih edilmektedir. 1 Alternatif uyuşmazlık çözümü, uyuşmazlıkların mahkemeye gitmeden çözülmesi için uygulanan tüm teknikleri kapsayan kavramdır. Alternatif uyuşmazlık çözümü için tarafların çoğu kez gönüllü olarak ancak bazen zorunlu olarak, devlet yargısının yerine geçmeyen ancak tamamlayıcı nitelikteki uyuşmazlık sürecine katılmalarını sağlayan, devlet yargısının olumsuz yönlerine maruz kalmamak için çözüme götüren, yargı süreci içinde veya dışında kullanılabilen hukuk düzeni tarafından kabul edilen herhangi bir yöntemdir.

Günümüzün globalleşen dünyasında, uluslararası hukuk alanında yaşanan uyuşmazlıkların hızlı, ekonomik ve esnek bir şekilde çözüme kavuşturulması alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin her geçen gün daha fazla önem kazanmasına neden olmuştur. Farklı ülkelerin uyruğunda olan kişilerin karşılıklı anlaşma ile bir ülke hukukun uygulanmasını pek tabi tercih etmeleri mümkündür. Ancak yargılamaların uzun sürmesi ve maliyetli olması diğer taraftan uyuşmazlığın çözümünde uygulanması kararlaştırılan ülke hukukun kendi vatandaşı olan tarafı ayrı tutabileceği ve bu sebeple tarafsız olmayacağı ihtimali, uzmanlık gerektiren konularda yetersiz kararlar verilebileceği gibi hususlar tarafların alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerini tercih etme sebebi olmuştur. Geleneksel çözüm yöntemi olarak bilinen ve özellikle uluslararası hukuk alanında çoğunlukla tercih edilen yöntemlerden tahkim, arabuluculuk, uzlaştırma ve müzakere çözüm yöntemleri bu yazımızda ele alınmıştır.

I. Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları

a. Tahkim

Tahkim, bir hak üzerinde ihtilaf halinde olan tarafların, uyuşmazlığın çözümünü üçüncü kişi veya kişilere bırakması ve uyuşmazlığın bu üçüncü kişilerce incelenerek çözüme kavuşturulmasıdır. Uyuşmazlığı çözüme kavuşturan kişi veya kişilere hakem veya hakem heyetleri denir. Hakem veya hakem heyetinin görevi taraflar arasındaki uyuşmazlığın nihai karara bağlanmasıdır. Hakem mahkemesi veya tahkim mahkemesinin uyuşmazlığı çözmek için herhangi bir yetkisi yoktur. Ancak taraflar uyuşmazlığın hakem tarafından çözülmelerini talep etmeleri halinde hakemin vereceği karara razı olurlar. 2

Tahkim, tarafsız ve bağımsız bir hakem veya hakemler heyeti önünde yapıldığından ve tarafların kendi ülkelerinin yargı sistemlerine güvenmek zorunda kalmadan tarafsız ve bağımsız olması, istenilen hukukun uygulanmasına ve uygulanacak tahkim prosedürünün belirlenmesine taraflar karar verdiğinden esnek, tarafların ihtiyaçlarına ve tercihlerine göre uyarlayabildiğinden daha hızlı ve maliyet açısından daha etkin, birçok ülke tarafından uluslararası anlaşmalarla tanınır ve uygulanır. Bu nedenle, tahkim kararları genellikle diğer ülkelerde de geçerlidir ve icra edilebilir nitelikte olduğundan tercih edilebilirliği diğer çözüm yöntemlerinden daha fazladır.

Türkiye’de modern tahkim uygulaması, 1926 yılında yürürlüğe giren “Tahkim Kanunu” ile resmi olarak başlamıştır. Bu tarih, Türkiye’de tahkim sürecinin düzenlenmesi ve resmi bir hukuki çerçevenin oluşturulması açısından önemlidir. 1926’da yürürlüğe giren Tahkim Kanunu, o dönemde Türkiye’deki tahkim sürecini düzenlemiş ve tahkim yoluyla uyuşmazlıkların çözümünü sağlamıştır. Ancak bu kanun, zamanla değişen ticaret ve hukuk ihtiyaçlarına yanıt veremediği için günümüzdeki Tahkim Kanunu ile yer değiştirmiştir.

b. Arabuluculuk

Arabuluculuk, bir anlaşmazlığı en az iki tarafla karşılıklı anlayış ve hoşgörü yoluyla çözme yöntemidir. Arabuluculuk tarafsız üçüncü bir kişinin taraflara uyuşmazlığı çözmede yardımcı olması anlamına gelir. Arabuluculuk anlaşmazlıkların kabul edilebilir bir çözümüne ulaşmak için taraflara yardımcı olmak ve müzakere sürecini kolaylaştırmakla sınırlı, tarafsız ve objektif üçüncü bir katılımcının çözüm konusunda karar verme yetkisinin bulunmadığı alternatif çözüm yöntemidir. 3 Uluslararası hukukta arabuluculuk, farklı ülkeler veya uluslararası taraflar arasındaki ihtilafların çözümünde kullanılan bir yöntemdir. Uluslararası hukukta arabuluculuk genellikle diplomatik kanallar veya uluslararası kuruluşlar aracılığıyla gerçekleşir. Bu tür arabuluculuk çabaları, çatışmaların barışçıl ve yapıcı bir şekilde çözülmesine katkıda bulunur ve uluslararası ilişkilerde istikrarı teşvik eder. Uluslararası arabuluculuk çabaları, tarafların istekliliği ve katılımı, tarafsızlık, uzmanlık ve gizlilik gibi prensiplere dayanır. Ayrıca uluslararası arabuluculuk süreçleri genellikle uluslararası hukuk normlarına ve ilgili uluslararası anlaşmalara uygun olarak yürütülür.

c. Müzakere

Müzakere, tarafların karşılıklı olarak anlaşma sağlamak amacıyla doğrudan iletişim kurduğu bir süreçtir. Bu yöntem, ihtilaflı konuların çözümünde mahkeme veya arabuluculuk gibi resmi kurumlara başvurmadan önce denenmektedir. Taraflar, müzakereler için gerekli belgeleri ve bilgileri toplar, hedeflerini belirler ve bir araya gelerek müzakereleri başlatırlar. Bu toplantılarda taraflar kendi pozisyonlarını ve taleplerini ifade eder, karşılıklı olarak argümanlarını sunarlar. Taraflar anlaşma için müzakerelerde bulunurlar ve müzakereler sonucunda anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma yazılı hale getirilir ve taraflar tarafından imzalanır. Müzakere, uyuşmazlıkların hızlı ve etkili bir şekilde çözülmesine yardımcı olur ve taraflar arasında daha sürdürülebilir bir ilişki kurulmasına katkıda bulunur. Ancak bazı durumlarda, taraflar arasında eşit güç dengesi olmadığı veya duygusal veya çıkar çatışmalarının yoğun olduğu durumlarda müzakere süreci zorlu olabilir. Bu gibi durumlarda, tarafsız bir üçüncü kişinin (arabulucu veya hakem) müdahalesi gerekebilir.

d. Uzlaştırma

Uzlaştırma, taraflar arasında bir anlaşma sağlanması için tarafsız bir üçüncü kişinin (uzlaştırıcı) yardımıyla gerçekleştirilen bir süreçtir. Uzlaştırma sürecinde, tarafların ihtilaflarını çözmeleri için uzlaştırıcı tarafından yönlendirilen müzakereler yapılır. Uluslararası hukukta uzlaştırma, farklı ülkeler veya uluslararası taraflar arasındaki ihtilafların çözümünde kullanılan bir yöntemdir. Uluslararası uzlaştırma genellikle diplomatik kanallar, uluslararası kuruluşlar veya bağımsız uzlaştırma kurumları aracılığıyla gerçekleşebilir. Günümüzde pek çok resmi, yarı resmi kurum ve kuruluşlar uzlaştırma hizmeti sunmaktadır. Bu çözüm yönteminde genellikle ICC (International Chamber of Commerce) ve UNCITRAL (United Nations Commision on International Trade Law) Uzlaştırma Kuralları uygulanmaktadır.

Taraflardan birinin ICC’ye yaptığı uzlaştırma talebi diğer tarafça kabul edildiği takdirde aralarında önceden yapılmış anlaşma olmasa dahi ICC Kuralları uygulanmaya başlar (ICC Kuralları m. 3). ICC Uzlaştırma Kurallarının 1. maddesi uyarınca taraflar başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm usulü konusunda anlaşmamışlarsa arabuluculuk yöntemi kullanılır. Belirtmek gerekir ki, söz konusu kuralların 7. maddesi uyarınca uzlaştırıcı, uyuşmazlığı hakkaniyet ve tarafsızlık ilkeleri ve tarafların talepleri çerçevesinde çözümlemelidir ve aynı zamanda taraflar da iyi niyetle uzlaştırıcı ile işbirliği içinde olmalıdırlar. Bu Kuralların 8.1.b maddesine göre, her iki taraf da, uzlaştırıcı tarafından 7.2 madde uyarınca gönderilecek belgeden sonra, tek taraflı olarak uzlaştırmayı sona erdirebilirler. 4 Uygulanmakta olan diğer kurallar olan UNCITRAL Uzlaştırma Kurallarına göre de uzlaştırma, tamamen tarafların, uzlaştırıcının onlara sunduğu anlaşmaya uymalarına bağlı olarak gerçekleşen ihtiyati bir ihtilaf çözme yöntemidir. Şöyle ki, uzlaştırıcı iyi niyet, ahlak ve adalet ilkelerine uygun olarak taraflar arasındaki uyuşmazlığı değerlendirerek, neticede ihtilafların arınmasına dönük bir anlaşma tasarısını taraflara sunar. Taraflar bu anlaşmayı kabul ederse uyuşmazlık dostane yolla çözümlenmiş olur. Aksi takdirde uzlaştırma prosedürünün başarısızlıkla sonuçlandığı kabul edilir. 5

II. Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemlerinin Tercih Edilmesindeki Hususlar

Alternatif çözüm yolları, genellikle mahkeme süreçlerinden daha hızlı bir şekilde tarafların uyuşmazlıkları çözmelerini sağladığından ve bu durumunda özellikle tarafların ticari faaliyetlerini aksamadan devam etmesine yardımcı olduğundan tercih edilmesindeki en önemli etkendir. Alternatif çözüm yolları, mahkeme süreçlerine göre genellikle daha az maliyetlidir. Mahkeme masrafları, avukat ücretleri ve yargılama sürecine harcanan zaman gibi maliyetlerin azalması, tarafların uyuşmazlıklarını çözme maliyetlerini düşürmektedir. Alternatif çözüm yolları esnektir ve taraflar arasındaki ilişkilerin korunmasına yardımcı olur. Mahkeme süreçlerinde sıklıkla yaşanan düşmanca ortamın aksine uzlaşma veya arabuluculuk gibi yöntemler, taraflar arasında daha işbirlikçi bir atmosfer oluşturur.

Alternatif çözüm yollarından özellikle arabuluculuk ve bazı tahkim süreçlerinde, taraflar ticari sırlarını korumak ve kamuoyunda tartışma yaratmadan uyuşmazlıkları çözmek istediğinden gizlilik ilkesi çerçevesinde çözüm sürecini yürütebilirler. Bu çözüm yöntemlerinin tercih edilmesindeki diğer husus mahkeme kararlarının uluslararası alanda tanınması ve icra edilmesi genellikle daha karmaşık ve zaman aldığından uluslararası ticarette uyuşmazlık çözüm süreçlerinin etkinliğini azaltabilmekte ve hukuki belirsizlik yaratabilmektedir. Uyuşmazlık çözüm sürecinin uzaması ve mahkeme kararlarının temyiz süreçleri gibi faktörler, tarafların ticari faaliyetlerini planlama ve yönetme yeteneklerini zorlayabilir. Bu nedenlerle, alternatif çözüm yollarının uluslararası ticarette kullanılması taraflar arasındaki ticari ilişkilerin sürdürülebilirliğini ve ticaretin akışını olumlu yönde etkiler.

III. Uluslararası Ticaret Hukukunda Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri

Bir ticari uyuşmazlık, iki veya daha fazla taraf arasındaki ticaretle ilgili bir anlaşmazlıktır. Uluslararası ticaret hukuku alanında yaşanan uyuşmazlıklar, genellikle ticaret işlemleri, sözleşmeler ve uluslararası ticaret ilişkilerinden kaynaklanmaktadır. Uluslararası ticarette uyuşmazlık çözüm yöntemleri, iş birliği ve çatışma durumlarına göre çeşitlilik göstermekle birlikte en sık kullanılan alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri müzakere, uzlaşma ve tahkimdir. Bu yöntemlerin her birinin avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır ve uyuşmazlık türüne, tarafların tercihlerine ve diğer faktörlere bağlı olarak hangi yöntemin uygun olduğuna karar verilmektedir. Çözüm yöntemlerinin tamamında prosedüre katılım tamamen isteğe bağlıdır, sonuçtan memnun olmayan taraf her zaman mahkemeye gitme imkânına sahiptir.

Uluslararası ticaret hukukunda alternatif çözüm yöntemlerinden tahkim; tarafsızlık, bağımsızlık, uluslararası uygulanabilirlik, esneklik ve gizlilik gibi olanaklar sunduğundan en sık tercih edilen yöntemlerin başında gelmektedir. Arabuluculuk ise tahkim kadar yaygın olmasa da giderek yaygınlaşmaya başlamış ise de tahkim ve arabuluculuk arasında tercih genellikle uyuşmazlığın niteliğine, tarafların ihtiyaçlarına ve tercihlerine bağlıdır. Ticaretin küreselleşmesi ve farklı hukuk sistemleri arasındaki etkileşim, tahkimin önemini daha da artırmıştır. Bugün, birçok ülke tahkim hukukunu modernleştirmiş ve uluslararası standartlara uygun hale getirmiştir. Bu şekilde, tahkim uluslararası ticaretin gelişimiyle paralel olarak evrilmiş ve günümüzde uluslararası ticarette yaygın olarak kabul gören bir uyuşmazlık çözüm yöntemi haline gelmiştir. Türkiye’nin de dahil olduğu birçok ülke, uluslararası ticari anlaşmazlıkları çözmek için tahkime ilişkin belirli yasal düzenlemelere sahiptir.

IV. Uluslararası Ticaret Hukukunda Alternatif Uyuşmazlık Çözümlerinde Yaşanan Teknik Sıkıntılar

Uluslararası ticaret hukukunda uygulanan alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin yukarıda izah edildiği gibi taraflara pek çok yönden fayda ve kolaylık sağlamak ile birlikte beraberinde getirdiği teknik sorunlar da olmaktadır. Bunlar;

Belgeleme ve Delil Yönetimi: Alternatif çözüm süreçlerinde, belgeleme ve delil yönetimi önemlidir. Tarafların, belgelerin toplanması, sunulması ve değerlendirilmesi konusunda bazı teknik zorluklarla karşılaşabilirler. Özellikle elektronik belgeleme ve dijital delillerin yönetimi konusunda sorunlar yaşanabilir.

Uzmanlık Gerektiren Konular: Ticari anlaşmazlıklar genellikle uzmanlık gerektiren teknik, ticari veya hukuki konuları içerebilir. Taraflar, bu tür konularda uzman tahkimciler, arabulucular veya danışmanlardan yardım almak zorunda kalabilirler. Ancak, uygun uzmanların bulunması ve atanması bazen zaman alabilir.

Taraflar Arası İletişim Sorunları: Alternatif çözüm süreçlerinde taraflar arasındaki iletişimde bazı teknik sıkıntılar yaşanabilir. Özellikle farklı coğrafi bölgelerde bulunan taraflar arasında iletişim engelleri, dil bariyerleri veya iletişim teknolojisinin yetersizliği gibi sorunlar yaşanabilir.

Teknoloji Kullanımı ve Güvenlik: Alternatif çözüm süreçlerinde teknolojinin kullanımı giderek önem kazanmaktadır. Ancak, çevrimiçi platformlar veya dijital araçlar kullanılarak gerçekleştirilen görüşmelerde, güvenlik endişeleri veya teknik sorunlar yaşanabilir. Özellikle, veri güvenliği ve gizliliği konusunda titizlik gösterilmesi gerekmektedir.

Kararların Uygulanması ve İcrası: Alternatif çözüm süreçlerinde alınan kararların uygulanması ve icrası bazen teknik zorluklarla karşılaşabilir. Özellikle, tahkim kararlarının tanınması ve uluslararası düzeyde icra edilmesi sürecinde, farklı ülkelerin hukuki ve prosedürel farklılıkları nedeniyle bazı sorunlar yaşanabilir.

Söz konusu bu teknik sıkıntılar, uluslararası ticaret hukukunda alternatif uyuşmazlık çözümlerinin etkin bir şekilde uygulanmasını engelleyebilir veya sınırlayabilir. Bu nedenle, tarafların bu teknik zorlukları önceden tanımlamaları ve uygun çözümler bulmaları önemlidir.

Sonuç

Uluslararası ticaret hukukundan doğan uyuşmazlıkların mahkeme kanalı ile çözülmesi halinde hem zaman hem maliyet açısından elverişsiz olduğundan uyuşmazlıkların daha kolay usullerle ve daha kısa sürede çözümlenmesi için alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri tercih edilir. Ülkelerin de uluslararası ticaret hukukunda alternatif çözüm yöntemlerine ilişkin güçlü bir yasal altyapı sunması ve bu yöntemlere destek vermesi, yabancı yatırımcılar ve işletmeler için o ülkenin hukuki sistemi hakkında olumlu bir algı oluşturabilir, ticari anlaşmazlıkların hızlı ve etkili bir şekilde çözülmesine olanak tanınır. Bir ülkenin uluslararası ticarette alternatif çözüm yöntemlerine verdiği destek, uluslararası iş birliği ve güven inşası açısından önemlidir. Bu tür yöntemlere verilen destek, ülkeler arasında ticaret ilişkilerinin sağlamlaşmasına ve uzun vadeli iş birliği olanaklarının artmasına yardımcı olabilir. Alternatif çözüm yöntemlerinin etkin bir şekilde kullanılmasıyla birlikte, bir ülke kendisini uluslararası ticari anlaşmazlıkların çözüm merkezi olarak konumlandırabilir. Bu durum, ülkenin ticaret ve hukuk alanında bir merkez olarak algılanmasını sağlayabilir ve ekonomik kalkınmaya katkıda bulunabilir. Sonuç olarak, uluslararası alternatif çözüm yöntemlerinin etkin bir şekilde kullanılması, bir ülkenin prestijini artırabilir ve uluslararası ticaret ve yatırım ortamının gelişimine katkıda bulunabilir.

DİPNOT

1 DORAK, Y. (2013), “Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemi Olan Arabuluculuk ve Medeni Hukuktaki Görünümü”, Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, S. 2, s.55.

2 ŞAHİN, T. (2017), İş Hukuku Uyuşmazlıklarının Çözümünde Alternatif Yöntemler, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, s 40-41.

3 CEYLAN, Ş. Ş. (2007), Geleneksel Toplumdan Modern Topluma Alternatif Uyuşmazlık Çözümü, İstanbul: Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, s.261.

4 Şanlı, s. 535-536.

5 Şanlı, s. 535-536.

KAYNAKÇA

  • CEYLAN, Ş. Ş. (2007), Geleneksel Toplumdan Modern Topluma Alternatif Uyuşmazlık Çözümü, İstanbul: Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
  • ŞAHİN, T. (2017), İş Hukuku Uyuşmazlıklarının Çözümünde Alternatif Yöntemler, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
  • DORAK, Y. (2013), “Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemi Olan Arabuluculuk ve Medeni Hukuktaki Görünümü”, Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, S. 2.