Uluslararası Ticari Sözleşmelerden Doğan Uyuşmazlıkların Tahkim Yoluyla Çözümü
Giriş
Ticaretin tarihi insanlık tarihi kadar eskiye dayanmakta olup gün geçtikçe insanlar arasındaki ticaret ilişkilerinin artması ve bu ilişkilerin devletlerin sınırlarını aşarak uluslararası hale gelmesi; bu ilişkilerden doğan veya doğabilecek uyuşmazlıkların, çözüm yolları sorununu da beraberinde getirmiştir. Farklı dil, farklı kültürlerden olan insanların bir araya gelmesiyle bu insanlar arasında yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıkların hangi devletin mahkemesinde hangi hukuk sistemine göre çözümleneceği önem arz etmektedir. Bu da uluslararası ticaret hukukunun esasını oluşturmuş ve giderek tüm hukuk sistemlerine yayılmıştır. Uluslararası ticaret hukukunun mihenk taşı olan uluslararası ticari sözleşmeleri düzenleyen, uluslararası bir ticaret kanunu veya borçlar kanunu ve karar mercii olacak bir uluslararası ticaret mahkemesinin olmaması sebebiyle ticaret hukukuyla ilgili konular, uluslararası anlaşmalar yapılması yoluyla tekdüze kurallara bağlanmaya çalışılmıştır. Bu nedenle uluslararası ticari sözleşmelerde, doğması muhtemel uyuşmazlıkların çözüm yolları milli hukuk sistemleri ve milli hukukların imkân tanıdığı ölçüde irade serbestisine uygun olarak taraflarca belirlenebilir. Sözleşme tarafları bir yetki anlaşması ihtiva ederek bir devlet mahkemesini yetkilendirebilecekleri gibi, tahkim anlaşması da yapabilirler. Biz bu çalışmamızda uluslararası ticaret sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların tahkim yoluyla nasıl çözümleneceği konusunu inceleyeceğiz. Çalışmamızın ilk bölümünde genel olarak uluslararası ticari sözleşmeler ve bu sözleşmelerden kaynaklı uyuşmazlıkların alternatif çözüm yollarını inceleyeceğiz. Diğer bölümünün konusunu ise uluslararası ticari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümü oluşturacaktır.
I. Uluslararası Ticari Sözleşmeler ve Bu Sözleşmelerden Doğan Uyuşmazlıklara Getirilen Alternatif Çözüm Yolları
a. Uluslararası Ticari Sözleşmeler
Ticaretin tarihi, insanlık tarihi kadar geçmişe dayanmakta olup ilk ortaya çıktığı zamanlarda çoğunlukla yazılı olmayan kurallara sahipken daha sonra örf – adet hukukuyla düzenlemeye alınmıştır. Günümüzde ticaret genel olarak üretici ve tüketici arasında olan malların el değişim (alım-satım) işlemi olarak ifade edilebilir. 1 Devletlerarası hukukta ticaret ise, ulusal ve uluslararası olmakla ikiye ayrılmıştır. Uluslararası ticaret, farklı ülkelerde yerleşim yeri, iş merkezi veya mutat meskeni olan ya da farklı devletlerin vatandaşlığına sahip olan gerçek veya tüzel kişiler arasındaki ticari hizmet mübadeleleridir. 2 Ekonomik ve sosyal nedenler, aynı zamanda kalkınma ve büyüme ihtiyacı; bazı ülkelerin mal ve hizmetleri ihtiyaçtan fazla üretmesine, ihtiyaç duyulan mal ve hizmetlerin başka ülkelerden belli bir bedel karşılığı temin edilmesine, aynı zamanda ihtiyaçtan fazla üretilen mal ve hizmetlerin belli bir bedel karşılığı başka ülkelere satılmasına neden olmuştur. Bu sosyo-ekonomik olgular uluslararası ticareti günümüzdeki haline getirmiştir.
Uluslararası ticaretin hukuki yapısını oluşturan temel taşlar, uluslararası anlaşmalar ve bu anlaşmalara dayalı kurulan uluslararası örgütlerin getirmiş olduğu politika ve kurallar olarak sayılabilir. 3 Uluslararası ticarette; milli hukuklar yerine uluslararası nitelikte yeknesak hukuk kuralları uygulanılması zorunluluğu, devletlerin bir araya gelerek uygulanacak kuralları bir araya getirme ve milli hukukların da bu kurallara uyumlanmasını sağlama amacı ile oluşumlar kurmalarını sağlamıştır. 4 Uluslararası alanda tarafların eşit düzeyde ticaret yapma özgürlüğünün sağlanması, ticari alanlarda karşılıklı güven ve işbirliğinin temini, uluslararası ticarete getirilen kısıtlamaların azaltılması, ihtilafların çözüm yolları gibi konularda sayısız ikili ve çok taraflı anlaşmalar imzalanmıştır. Uluslararası ticaret düzenlemeleri ile ilgili; Milletlerarası Ticaret Odası (ICC), Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Komisyonu (UNCITRAL), Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması (CISG) gibi kuruluşların çalışmaları neticesinde çeşitli konularda yeknesak kurallar hazırlanmaktadır. 5
Söz konusu ikili veya çok taraflı anlaşmalar ve bu anlaşmalara taraf olan ülkeler, uluslararası ticaretin sadece genel hukuki çerçevesini belirlemektedirler. Bunun ötesinde uluslararası ticaret uygulayıcıları; aralarındaki ekonomik ilişkileri, uluslararası anlaşmalar ve devletlerin milli yasaları çerçevesinde sözleşmelerle hukuki düzene sağlamakta ve icra etmektedirler. Bu sebeple uluslararası ticaret hukuku ve ticari ilişkilerin temelinde taraflar arası sözleşmeler bulunmaktadır.
Sözleşme, tarafların belli bir hukuki bir sonuç doğurmaya yönelik karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarından oluşan bir hukuki işlemdir. Geçerli bir sözleşmenin ise en temel noktası iradedir. Taraflar kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine, genel ahlaka ve kişilik haklarına aykırı olmamak kaydıyla, sözleşmenin konusunu ve türünü, şeklini ve içeriğini birbirine uygun irade beyanı ile belirleyebilirler. 6
Taraflar arasında yapılacak işin konusuna göre imzalanacak sözleşmede bulunması gereken unsurlar farklılık gösterebilmekle birlikte bir sözleşmenin uluslararası ticari sözleşme olduğundan bahsedebilmek için birtakım hususları barındırması gerekmektedir. Bu kriterlerin ne olacağı konusunda görüş ayrılıkları olmakla birlikte; bir görüşe göre, objektif bakımdan bir veya birden fazla ülkenin hukuk sistemiyle bağlı olması sözleşmenin, “uluslararası” karakter taşıması için yeterli sayılacaktır. 7 Diğer görüşe göre ise; sözleşmenin tarafları farklı ülkelerden olup sözleşmeye konu mal veya hizmet bir ülkenin sınırlarını aşıyorsa, bu sözleşmenin uluslararası nitelikte olması için yeterlidir. 8 Yargıtay’a göre uluslararası ticari sözleşmeden bahsedebilmek için; borç ilişkisinde, taraflardan birinin veya her ikisinin yabancı olması veya akdin yapıldığı yerin veya icra yerinin veya sözleşmenin konusunun yabancı ülkede doğması veya borç ilişkisine uygulanacak hukukun yabancı bir hukuk olması gibi, bir yabancılık unsurunun bulunması gereklidir. 9 Netice itibariyle; her sözleşmenin uluslararası nitelik taşıyıp taşımadığı ayrı ayrı ve objektif olarak kişi, yer, zaman ölçütlerine göre değerlendirilecektir.
b. Uluslararası Ticari Sözleşmelerden Kaynaklı Uyuşmazlıklarda Uygulanacak Alternatif Çözüm Yolları
Uluslararası ticari ilişkilerde taraflar taahhütlerini yerine getirebilmek için her türlü gayreti gösterseler dahi sözleşme hükümlerinin farklı bakış açılarından yorumlanması nedeniyle zaman zaman ticari uyuşmazlıkların ortaya çıkması kaçınılmazdır. 10 Bu nedenle uluslararası ticari sözleşmelerde, sözleşmeye uygulanacak hukukun seçilmesi önem arz etmektedir. Sözleşmede düzenlenmeyen konuların ve sözleşmedeki hükümlerin yorumlanması noktasında tarafların mutabık kalacağı bir hukukun belirlenmesi gerekmektedir.
Bu bakımdan yabancılık unsuru içeren sözleşmelerde taraflar irade serbestisi doğrultusunda sözleşmeye uygulanacak hukuku belirleyebileceklerdir. Şöyle ki; günümüzde uluslararası ticari sözleşmeleri düzenleyen uluslararası bir ticaret borçlar kanunu ve bu doğan uyuşmazlıklarla ilgili karar alacak uluslararası ticaret mahkemesinin bulunmaması sebebiyle uluslararası ticaret hukukuyla ilgili konular, uluslararası anlaşmalar yapılması yoluyla kurallara bağlanmaya çalışılmıştır. 11 Bu nedenle uluslararası ticari sözleşmelerin şekli ve maddi unsurlarını ve uyuşmazlıklara uygulanacak çözüm yollarını, esas itibariyle milli hukuk sistemleri ve milli hukukların imkân tanıdığı ölçüde irade serbestisine uygun olarak taraflar belirlemektedirler. 12 MÖHUK 24. maddesi sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabidir hükmünü düzenlemektedir. Bu hüküm açıkça sözleşmeye uygulanacak hukukun tespitinde taraf iradesine öncelik verileceğini açıkça göstermektedir. 13 Tarafların sözleşmeye uygulanacak hukuku belirlemesi, tarafların belirlenen hukuka uygun olarak borçlarını ifa etmesini sağlayacak ve beklenmeyen durumlarla karşılaşma riskini azaltacaktır.
Sözleşme tarafları ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümü açısından; bir yetki anlaşması ihtiva ederek bir devlet mahkemesini yetkilendirebilecekleri gibi, tercihlerine göre uyuşmazlığı çözmek için başka yöntemlere (dostane çözüm, tahkim veya arabuluculuk) başvurabilirler. 14
i. Uluslararası Ticari Sözleşmelerden Doğan Uyuşmazlıkların Milli Mahkemelerce Çözümü
Taraflar uluslararası ticari uyuşmazlıklarla ilgili olarak ülkelerden birinin yetkili mahkemesinde dava açabilirler. Taraflar, uluslararası ticaret sözleşmelerinde doğan uyuşmazlıkların yargı yeri olarak tahkim, uzlaşma veya belirli bir devlet mahkemesinde anlaşamazlarsa, sözleşme ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklar ulusal mahkemelerde genel yargı kurallarına göre çözülecektir.
Bir ülke, uluslararası bir ticaret anlaşmazlığının tarafları arasındaki anlaşmazlıkları çözmek için kendi yargı yetkisini kullanabilir. 15 Ancak Milli mahkemeler genellikle iç hukuk problemlerinin çözümü için kurulmuş olduğundan uluslararası ticaret alanındaki uyuşmazlıklar konusunda yeterli imkân, araç, bilgi ve hukuki yapıya sahip değildirler. Ayrıca uyuşmazlığa bakan mahkemenin vatandaşı olmayan tarafça, mahkemeye duyulan güven konusunda hassasiyet yaşanabilir. Bununla birlikte, bir ulusal mahkeme kararının başka bir ülkede icrası çok sınırlıdır ve davalının mülkü kararın verildiği ülkede bulunmuyorsa karışıklık doğabilir. 16 Bir uluslararası ticaret sözleşmesinde yetkili mahkeme seçilirken, seçilecek mahkemenin ileride vereceği kararların tenfiz edilebilirliği dikkate alınarak yargı yetkisi hükmünün tesis edilmesi gerekir. Ancak tüm bu dezavantajlara rağmen, tarafların sözleşmede uyuşmazlık çözüm kurumu olarak belirli bir devlet mahkemesini seçebilecekleri durumlar vardır. MÖHUK m.47 hükmü gereğince; “Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Anlaşma, yazılı delille ispat edilmesi halinde geçerli olur. Dava, ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması halinde yetkili Türk mahkemesinde görülür. 44, 45 ve 46’ncı maddelerde belirlenen mahkemelerin yetkisi tarafların anlaşmasıyla bertaraf edilemez.” MÖHUK m.47 ye göre taraflar Türk mahkemelerinin yetkili olduğu bir uyuşmazlık konusunu aralarında uzlaşarak bir başka yabancı devlet mahkemesini yetkili kılabilirler. Bu şekilde taraflara yabancı devlet mahkemeleri yetkili kılma serbestisi sağlanmıştır.
Taraflardan hiçbiri sözleşmede kullanılacak devlet mahkemesini belirtmezse, anlaşmazlığı çözecek mahkeme davacının takdirine bağlı olarak belirlenir. Sözleşmelerin görev veya yetki hükmü ya da tahkim şartı içermediği durumlarda, davacının isteğine bağlı olarak, davayı gören mahkeme, dayandığı somut davada kendisini yetkili görmediği sürece, davacının tercihi geçerli olacaktır.
ii. Uluslararası Ticari Uyuşmazlıkların Tahkim Dışında Alternatif Yollarla Çözümü
Uluslararası ticari uyuşmazlıkların mahkemelerce veya tahkim usulü ile çözümü kimi zaman hem masraflı hem de zaman açısından elverişsiz olduğundan uluslararası ticaret uygulayıcıları bakımından aralarındaki uyuşmazlıkların daha kolay usullerle ve daha kısa süre içerisinde çözümlenmesi avantaj sağlar. Uluslararası ticari uyuşmazlıkların karşılıklı müzakere ve anlaşma yoluyla çözülmesi taraflar için en ideal uyuşmazlık çözüm yöntemidir.
1.Uzlaştırma
Doktrinde bir görüşe göre, geniş anlamda uzlaştırma “arabuluculuk” kavramına dahildir. Bu görüşün aksi ise; arabulucunun görevinin sadece tarafları bir araya getirmek olduğu ve uzlaştırıcının bununla birlikte ortaya somut çözüm önerileri koyma görevinin de olduğu yönündedir. 17
Tarafların anlaşmasına göre, uzlaştırıcı taraflara sadece tavsiyelerde bulunabilir veya anlaşmazlığın barışçıl çözümüne ilişkin değerlendirmeleri sonucunda bir karar verebilir. Bu tavsiye veya karara uyup uymamak tarafların takdirindedir. 18 Uzlaştırma işlemi başarılı olursa ve taraflar arasında anlaşma sağlanırsa, uzlaşma komisyonu raporuna ekli nihai metin anlaşmanın sonucu olarak kabul edilir. Ancak bu anlaşmanın akit ülkelerde hakem kararı olarak uygulanması mümkün değildir. Uzlaştırma sonunda varılan çözüm bağlayıcı olmadığı gibi taraflar bir çözüme ulaşmış ve sözleşme imzalamış olsalar bile mahkemeye gidebilirler. Uzlaşma prosedürü sonucunda varılan anlaşmaya taraflardan birinin daha sonra uymaması nedeniyle uyuşmazlığın tahkime veya mahkemeye götürülmesi halinde, bu anlaşma taraflar için bağlayıcı bir anlaşma haline gelir. 19
2..Arabuluculuk
Arabuluculuk, taraflar arasındaki uyuşmazlığın gönüllü ve tarafsız bir üçüncü kişi yardımı ile çözümlenmesi usulüdür. 20 Arabuluculukta taraflar, bir arabulucunun yardımı ile uyuşmazlığı çözüme kavuşturabilmek için anlaşarak uzlaşma isteklerini belirtirler. Arabuluculuk, uzlaşmaya kıyasla daha işlevsel olan ve tarafsız bir üçüncü kişi tarafından yürütülen bir çözüm yoludur. Arabulucu, uyuşmazlığın taraflarınca kabul edilebilir bir çözüm bulmak amacıyla çekişmeli taraflar ile toplantılar düzenleyerek bir çözüme ulaşmayı hedefler. Arabulucunun görevi uyuşmazlık konularını, talep ve sulh seçeneklerini görüşme ve müzakere için çekişmeli taraflara yardımcı olmaktır. Böylece arabulucu konuları, olayları ve tarafların durumlarını anlayabilmek amacıyla taraflar ile beraber veya ayrı ayrı resmi olmayan toplantılar düzenler. 21
Taraflar ileride doğacak uyuşmazlıkların çözülebilmesi için sözleşmelerine arabuluculuk maddesi ekleyebilir. Böylece başka yöntem uygulamadan önce arabuluculuk yoluna gitmeleri zorunlu tutulabilir veya uyuşmazlık doğduğunda da ayrı bir arabuluculuk anlaşması yapılabilir. Her ikisinde de arabulucunun niteliklerinin, masrafların, toplantı yerlerinin ve diğer ilgili konuların belirlenmesi önemlidir. Diğer önemli olan husus ise, tarafların arabuluculuk sürecinin sonlandırılması için süre veya otomatik sona erme mekanizması belirlemesi gerekliliğidir. Aksi halde, arabuluculuk zaman yönünden bir kısıtlama olmaksızın sürer ve taraflar somut bir çözüme ulaşamadığından zaman kaybına yol açar. Arabuluculuk derdest tahkim veya dava aşamasında karar verilmeden önce de söz konusu olabilir. Taraflar arabuluculuk yoluyla anlaşmaya varırlarsa, sulh anlaşmasının hakem kararında veya mahkeme kararında ortaya konmasını talep edebilirler. 22
3.Müzakere
Müzakere süreci, bir anlaşmazlık olduğunda tarafların veya temsilcilerinin bir çözüm bulmak için bir araya geldiği süreçtir. Anlaşmazlığın çözümünde hiçbir şekilde üçüncü şahıslar yer almadığından müzakere yöntemi tamamen tarafların kontrolündedir. 23 Bu yöntemle uyuşmazlık tarafları kendi usul kurallarını belirleyerek kendi uyuşmazlıklarını birlikte çözerler. Özellikle uluslararası ticaret sözleşmeleri kaynaklı bir uyuşmazlık halinde, mağdur taraf konsolosluklar ve ticari kuruluşlarla müzakereler yaparak anlaşmazlığın çözümü için inisiyatif kullanabilir. 24
4.Vakıaların Tespiti Yöntemi
Vakıaların tespiti yöntemi uyuşmazlıkları belirleyen ve açığa çıkaran bir araştırma yöntemidir. Bu yöntem taraflar aksini kararlaştırmadıkça bağlayıcı olmayan, uyuşmazlığı belirleyen ve açıklığa kavuşturan bir nevi araştırma yöntemini de içeren, tarafsız üçüncü kişi veya kurul tarafından yürütülen bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Vakıa tespitçisinin tarafsız, bağımsız, saygın, taraflarda inanırlık uyandırabilen, değersiz ve uyuşmazlık açısından önemsiz vakıaları elemesini bilen bir kişi olması gerekir. Bazı durumlarda, vakıa tespitçisinin, uyuşmazlığın niteliğine göre uzman bir kişi olması gerekir. 25
5. Mini Yargılama
Bu alternatif uyuşmazlık çözüm usulünün “mini yargılama” olarak isimlendirilmesinin sebebi, tarafların iddia ve savunmalarını sunmak üzere duruşma düzenlemeleri, fakat bu duruşmanın gerçek bir duruşma olmamasıdır. Burada tarafların her biri diğer tarafın fikirlerini dinleyerek, zayıf noktalarının farkına vararak, kendi durumlarını daha objektif bakış açısından görmek şansı kazanmaktadırlar. 26 Ticari uyuşmazlıklar konusunda oldukça sonuç veren bu yöntemin kapsamını, sürecini ve bu sürece kimlerin dahil olabileceğini, hangi aşamaları içerebileceğini taraflar serbestçe belirleyebilirler. 27
Bu noktada mini yargılama, uyuşmazlığın dostane çözümü bakımından büyük önem taşır. Üst düzey yetkililerce tarafsız üçüncü kişinin görüş, telkin ve tavsiyeleri ikna edici bulunduğu takdirde uyuşmazlıklar, yargı yoluna gitmeksizin çözümlenmektedir. 28
6. Tarafsız Ön Değerlendirme
Tarafsız ön değerlendirmede, uyuşmazlığın henüz ilk aşamasında; deneyimli, tarafsız ön değerlendirici olarak bilinen üçüncü kişi, tarafların uyuşmazlığı özetleyen kısa ifadelerinden yola çıkarak, uyuşmazlığın nerede ve nasıl çıktığı, nasıl geliştiği ve gelecekte nasıl ilerleyeceği hususlarında taraflara yeni bir bakış açısı kazandırır. Belirtmek gerekir ki, bu yöntem özellikle karmaşık olmayan uyuşmazlıklarda sonuç verir. Uyuşmazlıkların başlangıç safhasında gerçekleştirilen bu yöntem, karmaşık olan uyuşmazlıklar zamanı çözüm yolu olmamaktadır. Ayrıca bu yöntem az masrafla, gizlilik içinde, tarafların itibarı zedelenmeden uyuşmazlığı çözmeye yardımcı olur. 29
II. Uluslararası Ticari Sözleşmelerden Doğan Uyuşmazlıkların Tahkim Yoluyla Çözümü
a. Genel Olarak Uluslararası Tahkim
Tahkim, genel olarak, devlet yargısına alternatif olan bir uyuşmazlık çözüm yolu olarak tanımlanır. Tahkim, taraflar arasındaki uyuşmazlıkların devletin resmi yargı organları yerine kendileri tarafından belirlenecek hakemler tarafından çözüme kavuşturulduğu bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. 30 Başka bir deyişle; tahkim, taraflar arasındaki uyuşmazlıkların yargı yerine hakem denilen kişiler aracılığıyla nihai olarak çözülmesidir. Taraflar, hakemi seçmekle uyuşmazlık durumunda hakemin belirleyeceği çözümü benimser ve hakemi mahkeme olarak kabul eder. Tahkimde uyuşmazlıkların çözümü için atanan hakemlere, atanmalarından sonra belgelerini ibraz etme fırsatı tanınır. Tarafların cevap verme ve savunma hakları vardır. Tahkimden sorumlu hakemler dosyayı inceleyebilir ve oturum açarak ilerleyebilirler. Hakemin kararları taraflar için bağlayıcıdır. Taraflar bu karara ilişkin yeniden mahkemede dava açamazlar. 31
Tahkim ticari alanda büyük önem taşımakla birlikte özellikle uluslararası ticaret alanında doğan uyuşmazlıkların çözümünde mühim bir yere sahiptir. Uluslararası tahkim, sınırları aşan özel hukuka ait uyuşmazlıkların karara bağlanması için, devletçe kabul edilen ve düzenleme konusu yapılan özel hakem yargılamasıdır. 32 Uluslararası ticaret alanında taraflar arasında meydana gelen uyuşmazlıklar kural olarak, devletin mahkemeleri tarafından çözümlenmektedir. Ancak tanınan irade serbestisi ilkesinin sonucunda, uyuşmazlığa düşen taraflar bir anlaşma yaparak bu uyuşmazlıkla ilgili karar verme yetkisini devletin mahkemelerinden alarak özel kişilere (hakem) devredebilirler. Uyuşmazlığın bu özel kişiler tarafından çözümlenip karara bağlanması için, taraflar arasında tahkim anlaşması veya sözleşmeye tahkim şartı eklenmesi gerekir.
b. Tahkimin Tercih Edilme Nedenleri
Uluslararası ticari sözleşmelerde, sözleşme tarafları çoğunlukla uyuşmazlığın devlet mahkemeleri yerine tahkimde çözümlenmesini istemektedirler. Çünkü tahkimde uyuşmazlıkların hakem adı verilen ve uyuşmazlık konusunda uzman kişiler tarafından çözüleceğinin ve mahkeme yolundan daha kısa sürmesinin muhtemel olduğunun taraflarca bilinmesi onlara bir güven sağlamakta ve bu nedenle tahkim yolu devlet yargısı yerine tercih edilebilir hale gelmektedir. 33
Tarafların ticari uyuşmazlıkların çözümünde tahkim yolunu seçmelerinde birçok yarar vardır. Öncelikle, tahkimde işlemler milli mahkeme işlemlerinden çok daha hızlı ilerler. Ticaret uygulayıcılarının amaç ve ihtiyaçları açısından uyuşmazlıkların en kısa sürede karara bağlanması önem arz etmektedir. Davaların uzaması, enflasyonun da etkisiyle parasal taleplerin değerini azalttığı için, uluslararası ticaret uygulayıcıları daha süratli bir yargılama usulü olan tahkimi tercih ederler. 34
Diğer bir sebep ise; tahkim kurumunun tarafsız ve bağımsız bir mercii olarak bilinmesidir. Bu özelliğiyle uluslararası tahkim, bir nevi uluslararası ticaret mahkemesi fonksiyonun görmekte ve böyle bir mahkemeye duyulan ihtiyacı karşılamaktadır. Tarafların milli mahkemelerine duyulan güvensizlik gereği, birbirlerinin milli mahkemelerine başvurmaya çekinmeleri ve diğer bu gibi sebepler uluslararası tahkimi daha da yaygın hale getirmektedir. Her ne kadar devlet mahkemelerinin bağımsız olduğu söylense de bu mahkemeler daima bir devlete bağlı olduğundan bu devletin sosyal, siyasal ve ekonomik politikalarının etkisinde olacaklardır. Bu yönüyle de tahkim, tarafların iradesine uygun olarak bu ihtiyaca cevap verebilecek en uygun uyuşmazlık çözüm yoludur. 35
Tarafların milli mahkemelerine duyulan güvensizlikle bağlı olarak ortaya çıkan tercih edilme sebeplerinden biri de hakemlerin, milli mahkemelere kıyasla uluslararası ticaretin mahiyet ve ihtiyaçları ile uygun olmayan emredici ve kamu düzeni ile alakalı kurallar dışına çıkabilmeleri ve uyuşmazlık konusunun dahil olduğu alanın örf adet, kural ve teamülleri ve özellikle taraf anlaşmalarını kolayca uygulayarak karar verebilmeleridir. 36
Uluslararası ticarette tahkimin daha çok tercih edilmesinin en önemli sebeplerinden biri de mahalli mahkeme kararlarına karşı hakem kararlarının icrasının nispeten daha yaygın ve daha kolay olmasıdır. Uluslararası tahkim antlaşmalarından en önemlisi olarak dünyada neredeyse 150 ülkede kabul edilen ve uygulanan Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında New York Konvansiyonu’nun (New York Konvansiyonu) yabancı hakem kararlarının taraf devletlerde daha kolay tanınmasını sağladığı hususu buna örnek gösterilebilir. 37
Bununla birlikte tahkim yargılamasının mahkemelere nazaran ucuz olması, bu yargılama sürecinde yazışma ve duruşmaların halka açık olmaması, gizli olması nedeniyle ticari sırların kolayca saklanabilmesi taraflar açısından kesin bir mahremiyet sağlar. Aynı zamanda hakemlerin uzlaştırıcı yönüyle tahkimin barışçıl uyuşmazlık çözüm metodu olduğunu da belirtmek gerekir. 38
c. Uluslararası Ticari Tahkimin Hukuki Niteliği
Tahkim; ulusal ve uluslararası düzenlemelere göre, tarafların iradesine dayalı olan ve onların iradesiyle belirlenen bir yargılama usulüdür. Taraflar; aralarındaki uyuşmazlığı çözecek hakem veya hakemleri, sayısını, niteliklerini, tahkim şartı ve tahkim yerini, tahkim sözleşmesine hangi hukukun uygulanacağını, esasa uygulanacak maddi hukuku, yargılama şekli ve usulünü, seçilecek ispat yöntemlerini, yargılama zamanı hangi lisanın esas alınacağını ve diğer birçok şeyi serbestçe seçebilirler. 39
Tahkim bir müessese ismi olmakla beraber bu kavramın alt ilişkileri ve hukuki unsurları bulunmaktadır. Şöyle ki; taraflar, hakem veya hakemlerle yazılı ya da sözlü bir anlaşma yapabilir. Buna doktrinde “hakem akdi” adı verilmektedir. Hakem akdi, bir borçlar hukuku sözleşmesi olduğu için borçlar hukukunun ve uluslararası akitlerin temel ilkelerine tabidir. 40 Diğer bir sözleşme ise tarafların kendi aralarında düzenlemiş olduğu tahkim sözleşmesidir. Uyuşmazlığın hakem ya da hakemler tarafından incelenip karara bağlanmasını isteyen taraflar aralarında tahkim sözleşmesi yapabilirler. Bu sözleşme tahkimin temel yapısını teşkil eder ve bu sözleşme olmadan taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümlenmesi mümkün değildir. Tahkim sözleşmesi ya taraflar arasındaki sözleşmede bir madde olarak (tahkim şartı veya tahkim klozu) eklenebilir ya da taraflar arasında ayrı bir sözleşme (tahkim sözleşmesi) yapılarak düzenlenebilir. 41 Tahkim sözleşmesi, sözleşme konusu uyuşmazlıklar için hakem mahkemesine münhasır yetki tanır ve böylelikle devlet yargı merciinin yetkisini ortadan kaldırır. Ancak bu sonuçların doğması için tahkim sözleşmesinin ehliyet, şekil ve esas bakımından ilgili hukuka göre geçerli olması gerekmektedir.
Tahkim kavramı altındaki diğer bir sözleşme de tahkim sözleşmesinin konusunu teşkil eden uyuşmazlığım kaynaklandığı maddi hukuk sözleşmeleridir. Bu sözleşme tahkim sözleşmesinden tamamen farklıdır ve tahkim şartı bu maddi hukuk sözleşmelerinde şart olarak düzenlenmiş olsa da geçerlilik açısından maddi hukuk sözleşmelerine bağlı değildir. Yani, maddi hukuk geçerlilik bakımından kendi hukukuna, tahkim anlaşması ise kendi hukukuna tabidir ve birinin geçersiz olması diğerini geçersiz kılmaz. 42
Son olarak, tahkim her uyuşmazlık bakımından uygun olmayabilir. Uygulanacak hukuka bağlı olarak tahkim yoluna gidilemeyecek konular değişkenlik gösterir. Ancak çoğu kez, bu konular ya kamu menfaatini ilgilendirir (örneğin taşınmaz mallar üzerindeki uyuşmazlıklar) ya da zayıf tarafın haklarının kanunla korunduğu, örneğin iş hukukundan kaynaklanan konular gibi, uyuşmazlıkları ilgilendirir. 43 Bu noktada karşımıza “tahkime elverişlilik” konusu çıkmaktadır. Bir tahkim sözleşmesinin şartlarının başında tahkime elverişlilik yer alır. 44 Tahkime elverişlilik, bir uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözülüp çözülmeyeceğidir.
Uluslararası Tahkim Hukuku ile ilgili diğer mevzuatlara kıyasla, ticaret hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar genel olarak tahkime elverişlidir. Ayrıca tahkim sürecindeki uyuşmazlıklar, gizlilik içinde ve hızlı bir şekilde çözüme kavuşturulduğu için ticaret hukukunda oldukça tercih edilmektedir. Ancak yine de tahkim yargılamaları ticaret hukuku açısından mutlak değildir, bazı uyuşmazlıkların tahkime elverişli olmadığı söylenebilir. Uyuşmazlığın tahkime elverişli olmaması durumu, taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda tahkim iradesinin sona erdiği ve hassas kamu menfaatlerinin başladığı noktada kendini gösterir. 45
d. Tahkim Türleri
Tarafların uluslararası ticari sözleşmelerden kaynaklı uyuşmazlıklarda tahkime başvurmayı düşünmesi halinde öncelikle iki tahkim yolundan, ad hoc tahkim veya kurumsal tahkim, birini seçmeleri gerekir.
i. Ad Hoc Tahkim
Ad hoc tahkim bir kurumun dahil olmadığı ve işlemin taraflarca organize edildiği bir tahkim türüdür. Ad hoc tahkimde taraflar tahkim şartı veya tahkim sözleşmesinde hakem seçimine, esasa ve usule uygulanacak kuralları kendileri belirler. Bu tür tahkim, taraflara uyuşmazlığın çözümünde uygun usulleri belirlemek için tam bir özgürlük sağlar. Bu amaçla taraflar, esas sözleşmeden ayrı bir tahkim sözleşmesi yapabilecekleri gibi, esas sözleşmeye bir tahkim klozu da ekleyebilirler. 46
Ancak, ad hoc tahkimde tarafların, tahkime ilişkin usul kurallarını belirlemek yerine değişik kurumlar tarafından düzenlenmiş tahkim kurallarını uygulama seçeneği de vardır. UNCITRAL (CNUDCI) Tahkim Kuralları ad hoc tahkim açısından uluslararası uyuşmazlıklarda en çok tercih edilen tahkim kurallarıdır. Ad hoc tahkim türünü tercih edenler, sözleşmelerinde yapacakları atıfla, tahkim prosedürünü UNCITRAL`ın 2010 tarihli Tahkim Kuralları’na tabi kılabilir. Bu kurallar ancak tarafların iradesiyle uygulama alanı bulabilir. 47
Ad hoc tahkimde, tarafların ayrıntılı tahkim maddeleri düzenlemekten kaçınmaları önerilir. Aksi halde çok ayrıntılı hükümler, tarafların uyuşmazlıklarından doğan engellerin önlemesi amacıyla hakemler açısından önemli olan esnekliğin kaybedilmesine neden olur. Ancak bu esneklik her zaman olumlu sonuçlar doğurmayabilir. Hakemlerin seçimi sırasında zorluklar yaşanabileceği gibi hakemini seçmeyen tarafın yerine seçim yapacak olan bir atama kurumu olmadığında tekrar anlaşmazlık doğabilir. Bu da tahkim uygulama sürecini engeller. Ayrıca; tahkim şartındaki/sözleşmesindeki boşluklar veya belirsizliklerin tahkim sürecine etki etmesi, daha sonra aleyhine sonuçlanan taraf açısından hakem kararının sorgulanmasına sebep olabilir. 48
Son olarak, ad hoc tahkim, herhangi bir kuruluşa para ödenmediğinden, kurumsal tahkime göre daha az masraflı olduğu söylenebilir. Ancak, bu genel geçer bir ifade değildir. Nitekim, kurumsal tahkimde tahkim kuruluşlarının taraflardan talep ettikleri masraflar ve sekreterya ücretleri önceden bellidir. 49 Ancak, ad hoc tahkimde masrafları saptayacak ve sekreterya işlemlerini yürütecek bir kuruluş olmadığından, masraflar ve hakem ücretleri uygulamada çoğu kez sorun yaratır. Böylelikle ad hoc tahkimde yapılacak masraflar ve ödenecek hakem ücretleri zaman zaman kurumsal tahkimin masraflarını aşabilir. Bu nedenle, tahkime başlamadan önce tarafların hakemler ile masraflar üzerinde anlaşmaları önem arz etmektedir.
ii. Kurumsal Tahkim
Tarafların tahkim sürecinin organizasyonunu daimî bir hakem kuruluşuna tevdi etmeleri kurumsal tahkim olarak tanımlanabilir. Diğer bir deyişle, kurumsal tahkim hakem kuruluşunun gözetiminde yönetilir. Kurumsal tahkimde, tahkimi yürütecek kurumun önceden düzenlenen yargılama kuralları vardır. Tarafların düzenlemedikleri hususlar bu kurallar ile yönetilecektir. 50 Dolayısıyla taraflar tahkimle ilgili her hususu tek tek tartışıp karara bağlamaktan kurtulur ve bu tahkim kurallarına atıfta bulunmakla tahkimle ilgili hususları sözleşmelerine dahil etmiş olurlar.
Önemle belirtmek gerekir ki, kurumsal tahkimde hakemlik kurumları kendilerine getirilen uyuşmazlıklar konusunda yargı organı ya da karar mercii değillerdir. Bu kurumların asıl görevi tahkimi idare etmek, hakemler arasında koordinasyonu sağlamak, usule uyulup uyulmadığını kontrol etmek, tarafların iddialarına hakemlerin bağlı kalmasını ve bu iddiaların aşılmamasını sağlamaktır. 51
Günümüzde ulusal ve uluslararası seviyede birçok tahkim kuruluşu ve kuralları bulunmaktadır. Bu kurumlar kuruluş itibariyle birbirinden farklılık gösterebilir. Kurumların bir kısmı özel kişiler tarafından, bir kısmı ulusal düzeyde oluşturulan ticaret ve sanayi odaları, merkezler, enstitüler tarafından, bazıları devletler arasında bağlanan ikili ve çok taraflı anlaşmalarla oluşturulan örgütler tarafından kurulmuştur. 52
Taraflar uluslararası kuruluş olarak, International Court of Arbitration of the ICC (“ICC Court”) veya American Arbitration Association (“AAA”) veya London Court of International Arbitration (“LCIA”) veya Inter-American Commercial Arbitration Commission veya Swiss Rules of International Arbitration veya deniz ticaret hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda daha uzmanlaşmış bir kuruluş olan Chambre Arbitrale Maritime de Paris’i (“CAMP”) seçebilirler. 53 Aynı zamanda Türkiye`de tahkim alanında faaliyet göstermek için İstanbul Tahkim Merkezi (İSTAC) ve İstanbul Ticaret Odası Tahkim Merkezi (İTOTAM) bulunmaktadır. 54
Kurumsal tahkim güvenilirlik ve taraflara sunulan hizmetten ötürü daha konforlu bir alan olarak gözükmektedir. Tahkim kurallarına her zaman kolaylıkla ulaşılabilir. Ayrıca bu kurallar uzun çalışmalar ve deneyimler sonucu kaleme alındıklarından usule ilişkin sorunlara ve olası problemlere karşı uygun çözümler sağlar.
Sonuç
Uluslararası ticaret sözleşmelerinin hemen hemen hiçbiri kusursuz ya da eksiksiz değildir. Taraflar edimlerin ifası için her ne kadar gayrette bulunsalar da uyuşmazlık çıkmaması işten değildir. Bu nedenle taraflar uluslararası sözleşmelerde doğması muhtemel uyuşmazlıkların çözümü konusundaki yetkili merci belirleyebilir. Hukuki uyuşmazlıkların çözümünde tarafların devlet mahkemelerinin neden olduğu olumsuzluklara karşı modern hukuk sistemleri tarafından alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri geliştirilmiştir. Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri taraflara çözüm için daha hızlı ve daha düşük maliyetler sunmakta ve taraflar sürece aktif olarak katılabilmektedir. Alternatif uyuşmazlık çözümü, esasen ilişkileri sürdürmek ve her iki tarafı da tatmin edecek bir çözüme ulaşmak amacını taşıyan, tarafların başvurduğu tarafsız bir üçüncü kişinin uyuşmazlığın çözümüne yardım ve katkı sağladığı, dava dışı yöntemler bütünüdür. Uluslararası ticari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar bakımından en yaygın çözüm yolu tahkimdir. Devlet mahkemelerine göre uyuşmazlıkların daha hızlı çözüme kavuşması, taraflara irade serbestisi anlamında daha geniş bir alan tanıması, gizlilik ilkesi doğrultusunda ticaret uygulayıcılarına konfor yaratması gibi sebeplerden ötürü uluslararası tahkim günümüzdeki halini almış ve halen gelişmeye devam etmektedir.
DİPNOT
- MEHDİYEVA, A. (2021), “Uluslararası Ticari Sözleşmelerden Doğan Uyuşmazlıkların Çözüm Yolları”, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı, s.3 (Çevrimiçi) http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/ET002809.pdf (E.T:07.05.2024).
- ŞANLI, C. (2013), “Uluslararası Ticari Akitlerin Hazırlanması ve Uyuşmazlıkların Çözüm Yolları”, 5. Basım, İstanbul: Beta Yayınları, s.3.
- https://www.kutlayhukuk.com/blog/post-uluslararasi-ticari-sozlesmelerin-tahkim-yolu-ile-cozumu, (E.T:01.05.2024).
- https://www.mermerogluhukuk.com/uluslararasi-ticari-sozlesmeler, (E.T:01.05.2024).
- MEHDİYEVA, s. 4.
- DÖNMEZ, F. E. (2021), “Uluslararası Ticari Sözleşmelerin Hazırlanması ve Uyuşmazlık Çözüm Yolları”, Malatya Turgut Özal Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Dergisi, s. 5, (Çevrimiçi) https://dergipark.org.tr/en/download/articlefile/1407492 (E.T: 03.05.2024).
- NOMER, E. (2017), Devletler Hususi Hukuku: Kanunlar İhtilafı Hukuku – Milletlerarası Usul Hukuku – Yabancı Mahkeme Ve Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi, 22. Baskı, İstanbul: Beta Yayınları, s. 5.
- ŞANLI, s. 9.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 06.05.1998 T, 1998/12-287E
- https://www.moment-expo.com/tr-tr/37/icerikler/bilgi-hatti/uluslararasi-ticari-uyusmazliklarin-cozum-yollari (E.T.:03.05.2024).
- ŞANLI, s. 10.
- MEHDİYEVA, s. 7.
- DÖNMEZ, s. 12.
- DÖNMEZ, s. 21.
- OMARİ, M. (2023), Uluslararası Ticari Uyuşmazlıkların Tahkim Yoluyla Çözümünün En Az Gelişmiş Ülkelerde Uygulamasının Değerlendirilmesi, Bursa Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Alternatif Uyuşmazlık Çözümü Anabilim Dalı, s. 116 (Çevrimiçi), https://acikerisim.uludag.edu.tr/server/api/core/bitstreams/61ad806f-61d7-4a67-b404-00a219d51eae/content , (E.T:07.05.2024).
- ŞANLI, s. 69.
- MEHDİYEVA, s. 132.
- BALCI, M. (1999), İhtilafların Çözüm Yolları ve Tahkim, İstanbul: Danışman Yayınları, s. 316.
- ŞANLI, s. 382.
- ÖZBAY, İ. (2006), “Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri”, Erzurum Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 10, S. 3-4, s. 459, (Çevrimiçi) https://hukukdergi.ebyu.edu.tr/wpcontent/uploads/2015/10/2006_X_2_17.pdf, (E.T:07.05.2024).
- https://www.erdem-erdem.av.tr/bilgi-bankasi/uluslararasi-ticari-uyusmazliklarin-cozumu#:~:text=Tahkim%2C%20 uyu%C5%9Fmazl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20bir%20hakem%20veya,yapt%C4%B1klar%C4%B1%20taktirde%20 tahkim%20yolunu%20se%C3%A7ebilirler. , (E.T.:07.05.2024).
- https://www.erdem-erdem.av.tr/bilgi-bankasi/uluslararasi-ticari-uyusmazliklarin-cozumu#:~:text=Tahkim%2C%20 uyu%C5%9Fmazl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20bir%20hakem%20veya,yapt%C4%B1klar%C4%B1%20taktirde%20 tahkim%20yolunu%20se%C3%A7ebilirler (E.T.:07.05.2024).
- AVCI, F. (2016), Dış Ticarette Uyuşmazlıkların Çözüm Yolu Olarak Uluslararası Ticari Tahkim, T. C. Toros Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 39.
- OMARİ, s. 32.
- ILDIR, G. (2003), Alternatif Uyuşmazlık Çözümü (Medeni Yargıya Alternatif Yöntemler), Ankara, s. 79.
- ÖZBAY, s. 470.
- MEHDİYEVA, s. 140.
- ŞANLI, s. 563.
- OMARİ, s. 38.
- ERTEKİN, E. ve KARATAŞ, İ. (1997), İhtiyari Tahkim ve Yabancı Hakem Kararlarının Tenfizi Tanınması: Uygulamada, Ankara: Yetkin yayınları, s. 30.
- DÜR, O. (2018), Arabuluculuk Faaliyeti ve Arabulucuların Hak ve Yükümlülükleri, Ankara: Adalet Yayınları, s. 28.
- ŞANLI, s. 60.
- DÖNMEZ, s. 22.
- AKINCI, Z. (2003), Milletlerarası Tahkim, Ankara: Seçkin Yayıncılık, s. 8.
- MEHDİYEVA, s. 56.
- ŞANLI, s. 61.
- https://www.erdem-erdem.av.tr/bilgi-bankasi/uluslararasi-ticari-uyusmazliklarin-cozumu#:~:text=Tahkim%2C%20 uyu%C5%9Fmazl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20bir%20hakem%20veya,yapt%C4%B1klar%C4%B1%20taktirde%20 tahkim%20yolunu%20se%C3%A7ebilirler (E.T: 07.05.2024).
- GİRAY, F.K. (2015), Milletlerarası Tahkimde Gizlilik, UTTDER, C. 4, s. 63 vd., (Çevrimiçi), https://www.academia.edu/40270377/Milletleraras%C4%B1_Tahkimde_Gizlilik (E.T: 06.05.2024).
- MEHDİYEVA, s. 59.
- ŞANLI, s. 32.
- ŞANLI, s. 325-326.
- MEHDİYEVA, s. 60.
- https://www.erdem-erdem.av.tr/bilgi-bankasi/uluslararasi-ticari-uyusmazliklarin-cozumu#:~:text=Tahkim%2C%20 uyu%C5%9Fmazl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20bir%20hakem%20veya,yapt%C4%B1klar%C4%B1%20taktirde%20 tahkim%20yolunu%20se%C3%A7ebilirler (E.T: 07.05.2024).
- HEYBET, M. (2017), İdare Hukukunda Alternatif Çözüm Yöntemi Olarak Sulh Kurumu, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi, s. 25.
- OMARİ, s. 68.
- MEHDİYEVA, s. 66.
- ŞANLI, C., ESEN, E., ATAMAN- FİGANMEŞE, İ. (2018), Milletlerarası Özel Hukuk, 6. Baskı., İstanbul: Vedat, s. 616-617.
- MEHDİYEVA, s. 67.
- https://www.erdem-erdem.av.tr/bilgi-bankasi/uluslararasi-ticari-uyusmazliklarin-cozumu#:~:text=Tahkim%2C%20 uyu%C5%9Fmazl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20bir%20hakem%20veya,yapt%C4%B1klar%C4%B1%20taktirde%20 tahkim%20yolunu%20se%C3%A7ebilirler (E.T: 07.05.2024).
- AKINCI, s. 4.
- MEHDİYEVA, s.70.
- MEHDİYEVA, s.70.
- https://www.erdem-erdem.av.tr/bilgi-bankasi/uluslararasi-ticari-uyusmazliklarin-cozumu#:~:text=Tahkim%2C%20 uyu%C5%9Fmazl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20bir%20hakem%20veya,yapt%C4%B1klar%C4%B1%20taktirde%20 tahkim%20yolunu%20se%C3%A7ebilirler (E.T: 07.05.2024).
- MEHDİYEVA, s. 84.
KAYNAKÇA
- AKINCI, Z. (2003), Milletlerarası Tahkim, Ankara: Seçkin Yayıncılık.
- AVCI, F. (2016), Dış Ticarette Uyuşmazlıkların Çözüm Yolu Olarak Uluslararası Ticari Tahkim, T. C. Toros Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Mersin.
- BALCI, M. (1999), İhtilafların Çözüm Yolları ve Tahkim, İstanbul: Danışman Yayınları.
- DÖNMEZ, F. E. (2021), “Uluslararası Ticari Sözleşmelerin Hazırlanması ve Uyuşmazlık Çözüm Yolları”, Malatya Turgut Özal Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Dergisi, s. 5, (Çevrimiçi) https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1407492 (E.T: 03.05.2024).
- DÜR, O. (2018), Arabuluculuk Faaliyeti ve Arabulucuların Hak ve Yükümlülükleri, Ankara: Adalet Yayınları.
- ERTEKİN, E. ve KARATAŞ, İ. (1997), İhtiyari Tahkim ve Yabancı Hakem Kararlarının Tenfizi Tanınması: Uygulamada, Ankara: Yetkin yayınları.
- GİRAY, F.K. (2015), Milletlerarası Tahkimde Gizlilik, UTTDER, C. 4, s. 63 vd., (Çevrimiçi), https://www.academia.edu/40270377/Milletleraras%C4%B1_Tahkimde_Gizlilik (E.T: 06.05.2024).
- HEYBET, M. (2017), İdare Hukukunda Alternatif Çözüm Yöntemi Olarak Sulh Kurumu, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi.
- ILDIR, G. (2003), Alternatif Uyuşmazlık Çözümü (Medeni Yargıya Alternatif Yöntemler), Ankara.
- MEHDİYEVA, A. (2021), “Uluslararası Ticari Sözleşmelerden Doğan Uyuşmazlıkların Çözüm Yolları”, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı, s.3 (Çevrimiçi) http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/ET002809.pdf (E.T:07.05.2024).
- NOMER, E. (2017), Devletler Hususi Hukuku: Kanunlar İhtilafı Hukuku – Milletlerarası Usul Hukuku – Yabancı Mahkeme Ve Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi, 22. Baskı, İstanbul: Beta Yayınları.
- OMARİ, M. (2023), Uluslararası Ticari Uyuşmazlıkların Tahkim Yoluyla Çözümünün En Az Gelişmiş Ülkelerde Uygulamasının Değerlendirilmesi, Bursa Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Alternatif Uyuşmazlık Çözümü Anabilim Dalı, s. 116 (Çevrimiçi), https://acikerisim.uludag.edu.tr/server/api/core/bitstreams/61ad806f-61d7-4a67b404-00a219d51eae/content , (E.T:07.05.2024).
- ÖZBAY, İ. (2006), “Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri”, Erzurum Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 10, S. 3-4, s. 459, (Çevrimiçi) https://hukukdergi.ebyu.edu.tr/wpcontent/uploads/2015/10/2006_X_2_17.pdf, (E.T:07.05.2024).
- ŞANLI, C. (2013), “Uluslararası Ticari Akitlerin Hazırlanması ve Uyuşmazlıkların Çözüm Yolları”, 5. Basım, İstanbul: Beta Yayınları.
- ŞANLI, C., ESEN, E., ATAMAN- FİGANMEŞE, İ. (2018), Milletlerarası Özel Hukuk, 6. Baskı., İstanbul: Vedat, s. 616-617.
