Türk Sermaye Piyasalarında Suçlar
Giriş
Sermaye Piyasası Kanunu’nun amacı, kanunun ilk maddesinde açıklandığı üzere; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesidir.
Makul bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemler bu kanunda suç sayılarak yatırımcıların hakları güvence altına alınmıştır. Güven, açıklık ve istikrar içinde çalışma ilkeleri yatırımcıların en önemli dayanaklarıdır. Bu ilkelere zarar gelmesi ve ilkelerin işlememesi durumunda haksız kazançlar ortaya çıkabileceği için yatırımcının güvensizliğine sebep olabilir. Söz konusu eylem ve işlemler suç sayılarak sermaye piyasalarının amacına ulaşması sağlanmaktadır.
Yatırımcılar, doğru ve şeffaf şekilde bilgilendirilmemeleri hâlinde faaliyetlerini sermaye piyasası dışındaki alanlara yöneltebilirler. ‘Sermaye piyasalarının gelişmesi’ amacına ulaşmak için yatırımcılara çekici bir güven ortamı sağlanmalı, ilişkili kişilerin faaliyetleri ve işlemleri denetlenmeli ve güveni bozacak durumlarda müdahale edilmelidir.
Suçlar
Bilgi Suistimali (Insider Trading)
‘İçeriden öğrenenlerin ticareti’ olarak da adlandırılan bilgi suistimali suçu, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 106. maddesinde, önemli bir bilginin kamuya açıklanmasından önce bu bilginin lehte işlem yapılarak haksız kazanç sağlanması şeklinde tanımlanmıştır. Kamuyu aydınlatma ilkesine göre piyasayı etkileyecek bilgiler halka duyurulmalıdır. Bu ilke çerçevesinde hareket edilmeyip haksız kazanç sağlanması durumunda bilgi suistimali suçunun fiili oluşur.
Kanunda bu fiil tanımlanırken şu ifadeler kullanılmıştır:
“Doğrudan ya da dolaylı olarak sermaye piyasası araçları ya da ihraççılar hakkında, ilgili sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikteki ve henüz kamuya duyurulmamış bilgilere dayalı olarak ilgili sermaye piyasası araçları için alım ya da satım emri vermek veya verdiği emri değiştirmek veya iptal etmek ve bu suretle kendisine veya bir başkasına menfaat temin etmek”
Bilgi suistimali suçundan haberdar olunması durumunda bildirme yükümlülüğü Sermaye Piyasası Kurulu’nun V-102.1 numaralı tebliği ile düzenlenmiştir. Bilgi suistimali suçunun faili olabilecek kişiler Sermaye Piyasası Kanunu’nun 106. maddesinde şu şekilde belirtilmiştir:
- İhraççıların veya bunların bağlı veya hâkim ortaklıklarının yöneticileri,
- İhraççıların veya bunların bağlı veya hâkim ortaklıklarında pay sahibi olmaları nedeniyle bu bilgilere sahip olan kişiler,
- İş, meslek ve görevlerinin icrası nedeniyle bu bilgilere sahip olan kişiler,
- Bu bilgileri suç işlemek suretiyle elde eden kişiler,
- Sahip oldukları bilginin bu fıkrada belirtilen nitelikte bulunduğunu bilen veya ispat edilmesi hâlinde bilmesi gereken kişilerdir.
Yaptırım
SPK 106. maddede işlenen bu suçun sonucunda bazı yaptırımlar öngörülmüştür. Söz konusu suça uygulanacak yaptırım iki yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Ancak kanunda da belirtildiği üzere bu suçtan dolayı adli para cezasına hükmedilmesi hâlinde verilecek ceza elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
Piyasa Dolandırıcılığı
Halk dilinde ‘manipülasyon’ olarak da bilinen piyasa dolandırıcılığı suçu Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107. maddesinde işlenmiştir.
Yanlış bilgi ya da söylenti yayarak yatırımcıları yanıltmak ya da bir menkul kıymetin fiyatını çeşitli tekniklerle kasıtlı ve suni olarak düşürme veya yükseltme girişiminde bulunmak manipülasyon çeşitleridir. Bu işlemleri yapanlara da manipülatör denir.
Piyasa dolandırıcılığı suçu bakımından iki farklı fiil öngörülmüştür. Bunlardan ilki sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin olarak yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım yapmak, emir vermek, emir iptal etmek, emir değiştirmek veya hesap hareketleri gerçekleştirmektir. Bu fiil “işlem temelli piyasa dolandırıcılığı” olarak adlandırılır.
Diğer fiil ise sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi vermek, söylenti çıkarmak, haber vermek, yorum yapmak veya rapor hazırlamak ya da bunları yaymak ve bu suretle menfaat sağlamaktır. Bu fiil ise “bilgi temelli piyasa dolandırıcılığı” olarak adlandırılır.
Yaptırım
Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107. maddesinde piyasa dolandırıcılığı suçuna uygulanacak yaptırımlar belirlenmiştir.
Tanımlanan ilk fiilin, yani işlem temelli piyasa dolandırıcılığının gerçekleşmesi hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası verilir. Ancak bu suçtan dolayı verilecek olan adli para cezasının miktarı, suçun işlenmesi ile elde edilen menfaatten az olamaz.
İşlem temelli piyasa dolandırıcılığına ilişkin bir pişmanlık kurumu bulunmaktadır. Kişi pişmanlık göstererek, beş yüz bin Türk Lirasından az olmamak üzere, elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katı miktarı kadar parayı Hazine’ye öderse:
- Henüz soruşturma başlamamış ise hakkında cezaya hükmolunmaz,
- Soruşturma evresinde ise ceza yarı oranında indirilir,
- Kovuşturma evresinde henüz hüküm verilmemiş ise ceza 1/3 oranında indirilir.
Tanımlanan ikinci fiilin, yani bilgi temelli piyasa dolandırıcılığının gerçekleşmesi hâlinde ise iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile ceza verilir.
Usulsüz Halka Arz ve İzinsiz Sermaye Piyasası Faaliyeti Suçu
Suçun unsurları Sermaye Piyasası Kanunu’nun 109. maddesinde açıklanmaktadır. Sermaye piyasası araçlarının halka arz edilmesi ve borsalarda işlem görebilmesi için SPK’dan onay alınmalı ve izahname çıkarılmalıdır. İzahname, halka arz ve ihraç sürecinde yatırımcıları şirket hakkında bilgilendirmek üzere düzenlenen belgedir.
- Sermaye piyasası araçlarının bu belge olmadan halka arz edilmesi ve borsada satışının yapılması,
- İzinsiz sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunulması, usulsüz halka arz ve izinsiz sermaye piyasası faaliyeti suçunun fiilini oluşturur.
Yaptırım
Yukarıdaki ilk fiili gerçekleştirenler hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası, ikinci fiili gerçekleştirenler hakkında ise iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
Güveni Kötüye Kullanma ve Sahtecilik
Türk Ceza Kanunu’nun 155. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin bazı nitelikli hâller Sermaye Piyasası Kanunu’nun 110. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Nitelikli hâl olarak değerlendirilen 3 farklı fiil bulunmaktadır. Bu fiillere yönelik öngörülen ceza en az 3 yıl olabilir.
Söz konusu nitelikli hâlleri oluşturan fiiller:
- Yatırım kuruluşuna, SPK 58. madde kapsamındaki konut finansmanı veya varlık finansmanı fon kuruluna veya SPK 59. madde kapsamındaki teminat sorumlularına; sermaye piyasası faaliyetleri sebebiyle veya emanetçi sıfatıyla veya idare etmek için veya teminat olarak veya her ne nam altında olursa olsun, kayden veya fiziken tevdi veya teslim edilen sermaye piyasası araçları, nakit ve diğer her türlü kıymeti kendisinin veya başkasının menfaatine rehnetmek, satmak, kullanmak, gizlemek veya inkâr etmek;
- Yönetim, denetim veya sermaye bakımından dolaylı veya dolaysız olarak ilişkili bulunduğu diğer bir teşebbüs veya şahısla emsallerine göre bariz şekilde farklı fiyat, ücret ve bedel uygulamak gibi örtülü işlemlerde bulunarak halka açık ortaklıkların kârını veya mal varlığını azaltmak;
- Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının, ilişkide bulundukları kişiler ile emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret veya bedel içeren anlaşmalar veya ticari uygulamalar yaparak kârlarını veya malvarlıklarını azaltmak veya kârlarının veya malvarlıklarının artmasını engellemek.
Etkin pişmanlık hükümlerinden 2. ve 3. hâller bakımından faydalanmak mümkündür. Faydalanmak için öncelikle Sermaye Piyasası Kurulu’nca tespit edilen örtülü kazanç tutarı ile yasal faizinin, kârı azaltılan tarafa iade edilmesi, daha sonra ise iade edilen tutarın iki katı kadar paranın Hazine’ye ödenmesi gerekmektedir. Ödeme sırasında:
- Henüz soruşturma başlamamış ise kişi hakkında cezaya hükmolunmaz,
- Soruşturma evresinde ise ceza yarı oranında indirilir,
- Kovuşturma evresinde henüz hüküm verilmemiş ise ceza 1/3 oranında indirilir.
Sermaye Piyasası Kanunu’nun 110. maddesinin 2. fıkrasında ise yatırım kuruluşları nezdinde tutulan kayıtları bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan kişiler hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür.
Bilgi ve Belge Vermeme, Denetimin Engellenmesi
Sermaye Piyasası Kanunu’nun 111. maddesinde bilgi ve belge vermeme, denetimin engellenmesi suçu iki farklı fiil ile düzenlenmiştir. İlk fıkra bilgi ve belge vermeme suçunu, ikinci fıkra ise denetimin engellenmesi suçunu düzenlemiştir.
Bilgi ve Belge Vermeme
Sermaye Piyasası Kurulu veya Sermaye Piyasası Kanunu’na göre görevlendirilenler tarafından istenen bilgi, belge ve kayıtları hiç veya istenen şekliyle vermeyenler hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
Denetimin Engellenmesi
Sermaye Piyasası Kurulu veya Sermaye Piyasası Kanunu’na göre görevlendirilen kişilerin görevlerini yapmalarını engelleyen kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Ek olarak bu engelleme sırasında görevli kişilere karşı cebir veya tehdit kullanılmış ise ayrıca TCK uyarınca ilgili hükümlerle cezai sorumluluk devam eder.
Yasal Defterlerde, Muhasebe Kayıtlarında ve Finansal Tablo ve Raporlarda Usulsüzlük
Sermaye Piyasası Kanunu’nun 112. maddesinde kendine yer bulmuş bu suç, bilgi ve belgelerin usulüne ve gerçekliğe uygun şekilde kayıt altına alınmasını amaçlamış ve amaca aykırı davrananlara yönelik yaptırımlar öngörmüştür.
- Kanunen tutmakla yükümlü oldukları defter ve kayıtları kasıtlı olarak usulüne uygun tutmayanlar,
- Saklamakla yükümlü oldukları defter ve belgeleri kasıtlı olarak kanuni süresince saklamayanlar hakkında altı aydan iki yıla kadar hapse ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
- Finansal tablo ve raporları kasten gerçeği yansıtmayan şekilde düzenleyenler,
- Kasten gerçeğe aykırı hesap açanlar,
- Kayıtlarda her türlü muhasebe hilesi yapanlar,
- Yanlış veya yanıltıcı bağımsız denetim ve değerleme raporu düzenleyenler ile düzenlenmesini sağlayan ihraççıların sorumlu yönetim kurulu üyeleri veya sorumlu yöneticileri hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre cezaya hükmolunur. Ancak burada TCK hükümlerinden istisna olarak özel belgede sahtecilik suçundan dolayı cezaya hükmedebilmek için sahte belgenin kullanılmış olması şartı aranmaz.
Sır Saklama Yükümlülüğü
Sermaye Piyasası Kanunu tarafından bazı kişilere sır saklama yükümlülüğü getirilmiştir. Kurul tarafından icra edilen inceleme veya denetim faaliyeti kapsamında istenen bilgi veya belgelere ilişkin olarak başkalarına açıklamada bulunanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Sır saklama yükümlülüğünün temelinde inceleme ve denetim faaliyetlerine olan güvenin güvence altına alınması amacı yatmaktadır.
Sonuç
Sermaye piyasaları yatırımcının güveni üzerine kurulduğundan dolayı, piyasaların devamlılığını ve gelişmesini sağlamak bu güvenin sarsılmadan devam etmesine bağlıdır. Güveni korumak amacıyla istisnai olarak ağır yaptırımlı koruma yöntemlerine başvurulmuştur. Sermaye piyasası araçlarına yönelik en küçük bir bilgi dahi aracın piyasa fiyatını etkileyebilmektedir. Her bir yatırımcının fiyatı etkileyecek bu bilgilere eşit şartlarda ulaşamaması hâlinde, bazı kişiler haksız kazanç sağlayarak piyasalara olan güvenin sarsılmasına yol açabilir. Güvenin sarsılması durumunda ise potansiyel yatırımcılar uzaklaşır ve sermaye piyasalarının gelişmesinin sağlanması amacına ulaşmak güçleşir. Kanun’un amacına uygun hareket edilerek bu konularda üst düzey korumaya yer verilmesinin temel nedeni de budur. Nitekim, ancak bu sayede Sermaye Piyasası Kurulu yaptığı denetim, düzenleme işlemleriyle, aldığı kararlarla ve geliştirdiği projelerle arzu edilen piyasa modeline ulaşmak için uygun ortamı bulabilecektir.
Kaynakça
- 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu
- Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı Suçları Hakkında Bildirim Yükümlülüğü Tebliği (V-102.1), Sermaye Piyasası Kurulu
- Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği (V-101.1), Sermaye Piyasası Kurulu
- Pay Tebliği (VII-128.1), Sermaye Piyasası Kurulu
- Türk Sermaye Piyasasında Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı Suçu Düzenlemelerinin İrdelenmesi, Yrd. Doç. Dr. Aysel Gündoğdu
- Spekülasyon, Panik Atak, Manipülasyon ve Ekonomi Politikası, Dr. Mahfi Eğilmez
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
