İç Tahkimde Tahkim Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları
Genel Olarak Tahkim Kavramı
Bildiğimiz gibi tahkim, kanunun izin verdiği konularla ilgili uyuşmazlıkların, tarafların anlaşmasıyla, devlet mahkemeleri yerine tarafların kararlaştırdığı hakem veya hakemlerce yargılanıp çözümlenmesidir. Uygulandığı yer bakımından tahkim, iç tahkim ve dış tahkim olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Biz bu makalemizde iç tahkimi inceleyeceğiz. İç tahkim prosedürü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (“HMK”) 407 ila 444. maddeleri arasında düzenlenmiş olup özel bir yargılama faaliyetidir. Hakem veya hakemler, bağımsız ve tarafsız şekilde bu yargılamayı gerçekleştirir. Taraflar, hakem sayısını belirlemekte serbesttir, ancak bu sayı tek olmalıdır (HMK m.415/1). Tahkimin dayanağını ise tahkim anlaşması oluşturur. Bu anlaşma tarafların düzenledikleri sözleşmeye ek olarak getirilebilecek tahkim şartı olabileceği gibi; ayrıca bir tahkim sözleşmesi olarak da düzenlenebilir.1
Tahkim Sözleşmesinin Hukuki Niteliği
Tahkim sözleşmesinin hukuki niteliği tartışmalıdır. Tahkim sözleşmesi; bir görüşe göre, tarafların iradesi çerçevesinde hüküm ifade ettiğinden maddi hukuka ilişkin bir sözleşmedir. Diğer bir görüş olan Yargıtay'ın da katıldığı çoğunluk görüşüne göre, tahkim sözleşmesi taşıdığı usuli nitelikten dolayı bir usul sözleşmesidir. Karma görüşe göre ise tahkim sözleşmesi hem usuli hem de maddi nitelik taşımaktadır.
Tahkim Sözleşmesinin Şartları
Yazılı Şekil
Tahkim sözleşmesi yazılı şekilde yapılır. Sözleşmenin sözlü yapılması mümkün değildir. Yazılı şekil, geçerlilik şartıdır. Kanuna göre yazılı şekil şartının yerine getirilmiş sayılması için, tahkim sözleşmesinin taraflarca imzalanmış yazılı bir belgeye veya taraflar arasında teati edilen mektup, telgraf, teleks, faks gibi bir iletişim aracına veya elektronik ortama geçirilmiş olması ya da dava dilekçesinde yazılı bir tahkim sözleşmesinin varlığının iddia edilmesine davalının verdiği cevap dilekçesinde itiraz edilmemiş olması yeterlidir. Asıl sözleşmenin bir parçası haline getirilmek amacıyla tahkim şartı içeren bir belgeye yollama yapılması halinde de tahkim sözleşmesi yapılmış sayılır (HMK m.412/3).
Tahkime Elverişlilik
Tahkim yargılamasına konu uyuşmazlık tahkime elverişli olmalıdır. Tahkime elverişlilik, tarafların sulh veya kabul yolu ile serbestçe üzerinde tasarruf edebilecekleri uyuşmazlık konularında mümkündür. HMK m.408 hükmünde de belirtildiği üzere, taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan veya iki tarafın iradelerine tabi olmayan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar tahkime elverişli değildir. Bunun gibi hâkimin kendiliğinden araştırma ilkesinin geçerli olduğu çekişmesiz yargı işlerinde; velayet, boşanma ve iflas davalarında tahkim mümkün değildir. Yargıtay'a göre hizmet sözleşmesinin feshinden önce taraflar arasında ortaya çıkacak uyuşmazlıklar için de tahkime gidilmesi mümkün değildir.
“İş sözleşmesinin düzenlenmesinde; işçi işveren karşısında ekonomik açıdan zayıf ve işin ifası sırasında da işverene hukuken bağımlıdır. İş sözleşmesinin kuruluşunda bizzat sözleşme içeriğinde tahkim şartı öngörülmesi halinde işçi, işverene bağımlı durumda olduğundan tahkim şartının işçiyi bağladığından bahsedilemez. Ancak fesihten sonra taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıklarda tahkim şartını öngören sözleşme düzenlenmesi halinde tahkim şartı geçerli olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta; iş sözleşmesinde düzenlenen tahkim şartı geçerli olmadığından, mahkemece işin esasına girilerek talep konusunda bir karar verilmesi gerekirken, hatalı bir gerekçe ve değerlendirme ile davalının yaptığı “uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği” yönündeki ilk itirazın kabulüyle davanın usulden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.2
Uyuşmazlık Belirli Olmalı
Geçerli bir tahkim sözleşmesinden bahsedilebilmesi için, tahkime konu olacak uyuşmazlığın taraflarca açık bir şekilde sözleşme üzerinde açıkça belirtilmiş olması gerekir. Buna karşılık, bütün uyuşmazlıkları genel olarak konu alan tahkim sözleşmeleri geçerli olmayacaktır.
Açık ve Kesin İrade Bulunmalı
Yapılan tahkim anlaşmasında, söz konusu uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesine ilişkin tarafların iradelerinin açık ve kesin bir şekilde ifade edilmesi gerekmektedir. Yargıtay bazı kararlarında, tahkime ilişkin iradenin açık ve kesin olmaması halinin, buna ilişkin tahkim şartının hükümsüzlük sebeplerinden biri olarak kabul etmiştir.
“Taraflar sözleşmenin bir kısmının uygulanmasından çıkan uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözülmesini kararlaştırabilirlerse de; eldeki davanın dayanağı sözleşmenin tahkim şartını içeren 37. maddesinin birinci fıkrasında sözleşmenin uygulanmasından doğabilecek her türlü anlaşmazlıklar hakemlik yoluyla demek suretiyle sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların tümünün tahkim yoluyla çözümünü kararlaştırdıktan sonra, üçüncü fıkrasında hususlarda ve kelimelerinden sonra “sözleşme ve eklerinde belirtilen durumlarda başvuru makamı İstanbul mahkemeleri ve icra daireleri” demek suretiyle tahkim şartının sözleşmenin bir kısmıyla ilgili olmadığı ve bu hallerde mahkemelerin ve icra dairelerinin görevli olduğunu belirtmek suretiyle tahkim iradelerinin mutlak ve kesin olmadığını ortaya koymuşlardır.
Bu durumda mahkemece sözleşmenin uygulanmasından doğan tüm uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümlenmesi kararlaştırıldıktan sonra sözleşme ve eklerinde belirtilen durumlarda başvuru makamlarının İstanbul mahkemeleri ve icra daireleri olduğu kabul edilmek suretiyle şeklinde konulan kaydın tahkim iradesinin mutlak ve kesin olmadığı ve bu kaydın tahkim şartını hükümsüz kıldığı kabul edilerek tahkim ilk itirazı reddedilip işin esası incelendikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi yerine, yanlış değerlendirme yapılarak davanın usulden reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.”3
Sonuç
Tahkim, tarafların önceden belirlemiş olduğu uyuşmazlıkların, devlet yargısı yerine yine tarafların belirlemiş olduğu özel kişilerce çözümlenmesidir. İstisnai bir nitelik taşıyan bu yargılama şeklinin geçerli olabilmesi, ancak geçerli bir tahkim anlaşması ile mümkündür. Geçerli bir tahkim anlaşması ise kanunda belirtilmiş belli başlı şartların bir arada bulunması ile sağlanır. Yukarıda da anlatmış olduğumuz gibi, tahkime elverişli bir uyuşmazlıkta geçerli bir tahkim sözleşmesi için tarafların yazılı şekildeki açık ve kesin iradelerinin varlığı yeterli olacaktır.
Dipnot Kaynakları
- Pekcanıtez H., Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, 15. Bası, İstanbul 2017, s. 115.
- Yargıtay 9. HD, 2.10.2017, E. 2016/21367, K. 2017/14609 kararı.
- Yargıtay 15. HD, 3.1.2017, E. 2016/4735, K. 2017/259 kararı.
Kaynakça
- Pekcanıtez H., Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, 15. Bası, İstanbul 2017, s. 115.
- Baki Kuru, Medeni Usul Hukuku, 25. Bası.
- Müberra Ayan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre tahkim.
- Kazancı İçtihat Bankası.
