Giriş

Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte uluslararası kurumlar, Doğu-Batı bloku arasındaki ilişkileri iyileştirmek ve ülkelerin ekonomik açıdan yeniden canlanmasını sağlamak amacıyla çeşitli girişimlerde bulunmuşlardır. Avrupa’nın ekonomik anlamda bölünmüşlüğü ve Sovyetler Birliği’nin dağılması, devletlerin iş birliği yapma konusundaki istekliliğini artırmıştır. Bu kapsamda enerji ticareti, söz konusu girişimlerin önemli bir odak noktası olmuştur. Alternatif uyuşmazlık çözümü için tarafların çoğu kez gönüllü olarak ancak bazen zorunlu olarak, devlet yargısının yerine geçmeyen ancak tamamlayıcı nitelikteki uyuşmazlık sürecine katılmalarını sağlayan, devlet yargısının olumsuz yönlerine maruz kalmamak için çözüme götüren, yargı süreci içinde veya dışında kullanılabilen hukuk düzeni tarafından kabul edilen herhangi bir yöntemdir. Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, eski Sovyet Bloku ülkelerindeki enerji kaynaklarına erişimi hedeflemiş ve bu doğrultuda hızlı bir şekilde görüşmelere başlamışlardır. Bu çalışmaların bir sonucu olarak 17 Aralık 1994 tarihinde Enerji Şartı Anlaşması (Energy Charter Treaty – ECT) imzalanmıştır. 1998 yılında yürürlüğe giren bu anlaşma, enerji sektörü açısından oldukça önemli bir belge niteliği taşımaktadır. ECT, şeffaflık, ayrımcılık yapılmaması ve ticaretin serbestleştirilmesi gibi prensipleri temel alarak enerji sektöründe düzenleyici bir çerçeve sunmaktadır. Anlaşma, ticaret, transit, çevre, rekabet ve yabancı yatırımlara ilişkin çözüm yöntemleri gibi çeşitli konuları kapsamaktadır. Özellikle yabancı yatırımcıların korunması ve yatırımların güvence altına alınması konularında önemli düzenlemeler getirmiştir. ECT kapsamında, devletler ile diğer devletlerin vatandaşları arasında ortaya çıkan uyuşmazlıklar için çözüm yöntemleri önerilmiştir. Sulh, dostça girişim, arabuluculuk veya uzlaştırma gibi yöntemlerin başarılı olmaması durumunda tahkim süreci devreye girmektedir. Tahkim, taraflara hakemleri, yargılama dilini ve uygulanacak hukuku seçme özgürlüğü sunması nedeniyle cazip bir

yöntemdir. Ayrıca hızlı, bağımsız ve tarafsız bir çözüm sağlaması, ticari hayatta tercih edilmesinin temel nedenlerindendir.

2. Kapsamı:

ECT, uluslararası enerji sektörünü düzenlemek amacıyla sekiz bölüm ve elli maddeden oluşan kapsamlı bir metindir. Anlaşma; tanımlar ve amaçlar, ticaret, yatırımların teşviki ve korunması, çeşitli hükümler, uyuşmazlık çözümü, geçiş hükümleri, anlaşmanın yapısı ve kurumlar ile son hükümler gibi farklı alanlarda düzenlemeler içerir. Bunun yanı sıra, ECT’nın hükümlerini tamamlayan çok sayıda ek belge de mevcuttur. Bu ekler, anlaşmanın uygulanabilirliğini artırmak ve taraf devletler arasında düzenli bir işleyişi sağlamak için önemli bir rol oynamaktadır. ECT’nin yapısına bakıldığında, anlaşmanın temel dayanaklarının çeşitli uluslararası hukuki metinlerden esinlendiği görülmektedir. Bunlar arasında İki Taraflı Yatırım Anlaşmaları (KYKT) uygulamaları, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması’nın (NAFTA) XI. Bölümü, Avrupa Birliği enerji hukukundaki düzenlemeler ve Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) yer almaktadır. 1 Bu kapsamda, ECT’nin sınır aşan enerji ticareti, yabancı yatırımların korunması ve enerji verimliliğini teşvik etme gibi çok boyutlu hedeflere sahip olduğu söylenebilir. Özellikle yabancı yatırımları koruma amacı, enerji sektöründe ticari olmayan riskleri en aza indirme ve yatırımcılara ev sahibi devletlerde yerli yatırımcılarla eşit haklar sağlama çabasıyla dikkat çeker. Bu bağlamda, yatırımların serbestçe transfer edilebilmesi ve kamulaştırma durumlarının sınırlı tutulması gibi hükümler önemli bir yer tutmaktadır. 2 ECT’nin ticaret hükümleri, anlaşmanın uluslararası ticaret rejimleriyle uyumlu hale getirilmesini hedeflemiştir. Bu kapsamda, 1998 yılında yapılan bir değişiklikle, ECT’nin ticaret hükümleri Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarıyla uyumlu hale getirilmiştir. 3 Bu değişiklik, özellikle DTÖ’ye üye olmayan Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan gibi ülkelerin de uluslararası ticaret sistemine entegrasyonunu sağlamıştır. Böylece, ECT çerçevesinde yer alan enerji materyalleri ve ürünlerinin ticareti, DTÖ ilkeleri

doğrultusunda düzenlenmiştir. 5 Enerji materyalleri ve ürünleri, nükleer enerji, kömür, doğal gaz, petrol, elektrik enerjisi gibi kaynakları kapsamakta ve bu ürünlerin aranması, çıkarılması, taşınması, ticareti gibi ekonomik faaliyetler anlaşma kapsamında değerlendirilmektedir. 6 Anlaşma ayrıca enerji sektöründe rekabeti artırmayı, enerji ticaretinde şeffaflığı sağlamayı ve uluslararası hukuk ilkeleriyle uyumlu bir ticaret düzeni kurmayı amaçlamaktadır. Rekabet engellerinin kaldırılması ve piyasa serbestisinin teşvik edilmesi bu düzenlemelerin temel hedefleri arasında yer alır. 7 ECT, enerji sektöründeki ekonomik aktivitelerin düzenlenmesiyle uluslararası iş birliğini artırmayı ve bu sektörde hukuki istikrarı sağlamayı hedefler. 8 Enerji yatırımlarının teşviki ve korunması, ECT’nin en kapsamlı düzenlemelerinden biridir. Bu bağlamda, yatırımlara yönelik düzenlemeler, hem yatırım öncesi hem de yatırım sonrası süreçleri ele almakta ve yatırımcılar için güvenli bir ortam yaratmayı hedeflemektedir. 9 Yatırımların korunmasına ilişkin hükümler, enerji sektöründeki uluslararası girişimlerin daha cazip hale gelmesine katkı sağlamaktadır. Örneğin, yatırımcıların yatırımlarını serbestçe transfer edebilme hakkı ve kamulaştırma durumlarında adil tazminat mekanizmalarının işletilmesi, bu koruma mekanizmalarının temel unsurlarındandır. 10 Ayrıca, ECT’nin ayrımcılık yapmama ilkesi çerçevesinde, ulusal muamele ve en çok gözetilen ulus kaydı gibi prensiplerin de sıkı bir şekilde uygulandığı görülmektedir. 11 ECT, enerji yatırımları, enerji ticareti ve enerji transitine ilişkin düzenlemeleriyle taraf devletler için ekonomik büyümenin önünü açarken, bu süreçte politik risklerin minimize edilmesine yönelik önemli bir çerçeve sunmaktadır. Anlaşma, enerji sektörü için açık ve rekabetçi bir uluslararası piyasa yaratmayı hedeflerken, ayrımcılık yapmama ve hukuki şeffaflık gibi ilkelerle taraf devletler arasındaki iş birliğini artırmayı amaçlamaktadır. Enerji Şartı Anlaşması, hem kapsamı hem de içeriğiyle, uluslararası enerji hukukunda önemli bir yer edinmiştir.

3. Uygulama Alanı:

ECT, uluslararası yatırım hedeflerini belirleyen ve enerji arz güvenliğini artırmayı, devletler arasında ayrımcılıktan uzak bir yaklaşımı teşvik etmeyi amaçlayan çok taraflı bir uluslararası sözleşmedir. Anlaşma, enerji yatırımlarının korunması, enerji üretimi, transferi, depolanması ve kullanımındaki verimliliğin artırılması, çevresel sorunların en aza indirilmesi ve enerji ticaretinin serbestleştirilmesi gibi hedefleri kapsamaktadır. 12 Dünya ekonomisinin küreselleşmesi, artan enerji ihtiyacını beraberinde getirmiştir. Bununla birlikte, enerji projelerinin uzun vadeli ve yüksek sermaye gerektiren yapısı, uluslararası iş birliğini zorunlu kılmıştır. Ancak, bu iş birliği sürecinde uyuşmazlıkların ortaya çıkması da kaçınılmazdır. Bu bağlamda, ECT farklı uyuşmazlık türlerine yönelik detaylı bir çözüm sistemi benimsemiş ve bu uyuşmaz-

lıkları yatırım, ticaret, rekabet, transit ve çevreye ilişkin uyuşmazlıklar olmak üzere beş başlık altında toplamıştır. Her bir uyuşmazlık türü için ayrı çözüm yöntemleri geliştirilmiş olmakla birlikte, tahkim süreci esas çözüm yöntemi olarak öne çıkmaktadır. ECT’nın enerji yatırımlarını koruma yönündeki hükümleri, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması’nın yatırım hükümleri, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) ile Avrupa Birliği’nin enerji üretimi ve rekabet kurallarına ilişkin düzenlemelerinden ilham almıştır. 13 Walde’ye göre, ECT’nin üç temel yaklaşımı bulunmaktadır: enerji yatırımlarının korunması, enerji ticareti ve transitine ilişkin hükümler ile enerji kaynaklarına erişim ve kullanım konusundaki düzenlemeler. 14 Bu unsurlar, uluslararası enerji sektöründeki iş birliğinin artmasına katkı sağlamaktadır. Enerji yatırımlarıyla ilgili düzenlemeler arasında kayıpların telafisine yönelik hükümler dikkat çekmektedir. Anlaşmanın 12. maddesine göre, savaş, silahlı çatışma, sivil başkaldırı gibi durumlar nedeniyle zarar gören yatırımcılara, zarar gören diğer yatırımcılara sağlanan en uygun imkânlar sunulmalıdır. . 15 Kamulaştırma konusunda ise Anlaşmanın 13. maddesi, kamulaştırmanın yalnızca kamu yararına, ayrım gözetmeksizin ve adil bir tazminat karşılığında yapılabileceğini açıkça belirtmektedir. Bu düzenleme, enerji sektöründeki yatırımlar için temel risklerden biri olan kamulaştırmaya ilişkin uluslararası bir koruma sağlamaktadır. ECT’nin 45. maddesi, anlaşmanın imzalanmasından itibaren geçici olarak uygulanabileceğini öngörmektedir. Ancak, geçici uygulamaların taraf devletlerin ulusal hukuklarına uygun olması gereklidir. 16 Bu kapsamda, 1969 tarihli Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’nin 25. maddesi, bir antlaşmanın geçici uygulanması için taraf devletlerin açık bir mutabakat içinde olmalarını şart koşar. 17 Anlaşmanın bağlayıcılığı ve uygulama sürecinde, taraf devletlerin çekilme hakları da düzenlenmiştir. ECT’nin 47. maddesine göre, bir taraf devlet, anlaşmadan çekilmek istediğini depozitöre yazılı olarak bildirmek suretiyle çekilme hakkını kullanabilir. 18 Ancak, çekilme bildiriminin ardından dahi, anlaşma hükümleri yirmi yıl boyunca o devletteki yatırımlara uygulanmaya devam edecektir.19 ECT’nin tahkim davalarında uygulanması ve özellikle geçici uygulamalara ilişkin hükümleri, Kardassopoulos ve Yukos davalarında önemli bir rol oynamıştır. Kardassopoulos davasında, yatırımcının Gürcistan’daki haklarına el konulması nedeniyle ECT çerçevesinde hak aradığı görülmektedir. 20 Yukos davasında ise Rusya’nın geçici uygulama yükümlülüklerine ilişkin tartışmalar öne çıkmıştır. 21 Bu davalar, ECT’nin hem yatırımcılar hem de devletler için taşıdığı stratejik önemi bir kez daha gözler önüne sermektedir. ECT, enerji sektöründeki uyuşmazlıkların çözümünde giderek daha fazla tercih edilen bir sözleşme haline gelmiştir. Ancak, Rusya’nın muvakkaten uygulama yükümlülüğünü sona erdirdiğini açıklaması, taraf devletlerarasındaki güveni sarsmış ve muvakkaten uygulamanın geleceğini tartışmaya açmıştır. Tüm bu gelişmelere rağmen, ECT enerji sektöründe uluslararası iş birliği ve hukuki düzenlemeler açısından kritik bir rol oynamaya devam etmektedir.

4. Enerji Şartı Anlaşması Kapsamındaki Uyuşmazlıkların Çözüm Yöntemleri

4.1. Sulh

İkinci Dünya Savaşı’nın Avrupa’yı derinden sarsmasının ardından devletlerin en önemli hedeflerinden biri, uluslararası ilişkilerin yeniden inşası ve gelecekteki savaşları önleyecek mekanizmaların kurulması olmuştur. Bu bağlamda, uluslararası uyuşmazlıkların çözümüne yönelik farklı yöntemler geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Uluslararası hukukun örf ve adet kuralları, taraflara uyuşmazlıkları görüşme (negotiation) yoluyla çözme yükümlülüğü getirmiştir. Görüşmeler genellikle devlet adına büyükelçi, diplomat ya da uzmanlaşmış kamu görevlileri tarafından yürütülmektedir. Bu süreçte bir sonuca ulaşılabilmesi için tarafların ya aynı fikirde olmaları ya da ortak bir noktada uzlaşmaları gerekmektedir. 22 Bunun yanında, uluslararası uyuşmazlıkların çözümünde kullanılan bir diğer yöntem “dostça girişim” (bons offices) olarak adlandırılmaktadır. Dostça girişim, üçüncü kişilerin uyuşmazlığın tarafı olan devletleri görüşme yapmaya ve sulh yoluyla çözüm bulmaya teşvik ettiği bir süreçtir. Bu süreçte üçüncü kişi, uyuşmazlığın özüne ilişkin öneriler sunmaz; sadece tarafların bir araya gelerek mutabakata ulaşmasına yardımcı olur . 23 Dostça girişim, taraflar arasındaki iletişimin sağlanması, öneri ve tekliflerin iletilmesi gibi faaliyetleri içerir ve tarafsız bir yaklaşım gerektirir. 24 Uluslararası uyuşmazlıkların çözümünde kullanılan bir diğer önemli yöntem uzlaştırmadır. Uluslararası Hukuk Enstitüsü’ne (Institut de Droit International) göre, uzlaştırma, taraflarca uyuşmazlığı çözmek amacıyla geçici ya da sürekli olarak oluşturulan bir komisyonun rehberliğinde yürütülmektedir. Komisyon, uyuşmazlığı tarafsız bir şekilde değerlendirerek, taraflar için kabul edilebilir ve uygulanabilir çözüm formülleri sunmaya çalışır. 25 Uzlaşmanın en önemli özelliği, uyuşmazlığın aynı organ tarafından hem incelenmesi hem de çözüme yönelik önerilerin sunulmasıdır. 26 Uzlaştırma ile tahkim arasındaki temel fark ise uzlaştırmanın, uyuşmazlığın çözümüne yönelik öneriler sunmak için, tahkimin ise nihai bir karar vermek için var olmasıdır. 27 ECT, uzlaştırmayı ilk aşamada zorunlu bir çözüm yöntemi olarak kabul etmiştir. Uluslararası Yatırım Uyuşmazlıklarının Çözüm Merkezi (ICSID) Tahkim Kuralları da uzlaştırmayı, uyuşmazlıkların çözümüne yönelik bir yöntem olarak benimsemektedir. Bu süreçte, yalnızca devletler değil, yabancı yatırımcılar da uzlaştırma yöntemine başvurabilmektedir. 28 Yabancı yatırımcıların uzlaştırma yöntemine başvurmayı devletlere kıyasla daha fazla tercih ettikleri gözlemlenmiştir. Bunun temel nedenleri arasında uzlaştırmanın maliyet açısından daha uygun olması ve zaman tasarrufu sağlaması bulunmaktadır. 29 ECT, transit uyuşmazlıklarının çözümünde de uzlaştırma yöntemini öngörmüştür. Bu bağlamda, uzlaştırma, hem enerji yatırımları hem de enerji transferine ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde etkin bir rol oynamaktadır.

4.2. Özel Düzenlemeler:

Yatırım uyuşmazlığı, iki veya daha fazla kişinin hak veya çıkar çatışması nedeniyle uzlaşma sağlayamaması durumunda ortaya çıkan bir durumdur. Uluslararası hukuk bağlamında ise uyuşmazlıklar, devletlerarası veya bir devlet ile başka bir devletin gerçek ya da tüzel kişileri arasında yaşanan anlaşmazlıklar olarak tanımlanır. 30 Uluslararası uyuşmazlıklar genellikle maliyet, tahkim yeri, kararın tenfizi gibi çeşitli zorlukları da beraberinde getirir. 31 Uluslararası uyuşmazlıkları konularına göre ikiye ayırmak mümkündür: siyasi ve hukuksal uyuşmazlıklar. Siyasi uyuşmazlıklar, taraflardan birinin uluslararası hukuk kurallarını reddetmesi veya değiştirmek istemesi nedeniyle ortaya çıkar. Hukuksal uyuşmazlıklar ise mevcut hukuk kurallarının uygulanması veya yorumlanmasıyla ilgilidir. 32 ECT çerçevesinde ele alınan uyuşmazlıklar, genellikle hukuksal nitelikte olup, taraflarından birinin gerçek ya da tüzel kişi olduğu durumları kapsar. Yatırım uyuşmazlıkları, yatırımcı ile ev sahibi ülke arasında imzalanmış sözleşmelerin uygulanması veya yorumlanması sırasında anlaşmazlıkların ortaya çıkmasıyla şekillenir. Bu uyuşmazlıkların çözümüne geçmeden önce yatırım, yatırımcı ve ev sahibi ülke kavramlarının açıklığa kavuşturulması gerekir. İki Taraflı Yatırım Anlaşmaları (BIT) çerçevesinde yatırım; hisseler, tahviller, taşınır-taşınmaz mallar, fikri mülkiyet hakları, ticari imtiyazlar gibi unsurları kapsar. 33 Bazen anlaşmalarda yer almayan bir değer de taraflarca yatırım olarak kabul edilebilir ve bu değerle ilgili uyuşmazlıklar da ECT kapsamında çözüme tabi tutulur. 34 ECT, yatırım kavramını madde 1/6’da geniş bir şekilde tanımlamıştır. Buna göre yatırım, yatırımcı tarafından doğrudan veya dolaylı olarak sahip olunan veya kontrol edilen her türlü varlığı ifade eder. Bu kapsamda taşınır-taşınmaz mülkler, şirket hisseleri, tahviller, fikri mülkiyet hakları ve ekonomik değere sahip ruhsatlar gibi unsurlar yer alır. 35 Ayrıca, ECT, yatırım bütçelerinin iyi hesaplanmasını ve özellikle gelişmiş enerji pazarlarına yönelik yüksek maliyet taşıma kapasitesine sahip yatırımcıların sektöre girişini teşvik etmektedir. 36

ECT’nin önemli bir özelliği, yatırımların kamulaştırılabileceği halleri sınırlı tutması ve yatırımların serbest şekilde transfer edilebilmesini sağlamasıdır. Taraflar başka bir uluslararası anlaşmayı imzalasa dahi, bu anlaşmanın ECT’nin yatırım koruma hükümlerini ihlal edecek şekilde yorumlanması mümkün değildir. 37 Anlaşma, yatırımları ön-yatırım (pre-investment) ve yatırım sonrası (post-investment) olarak ikiye ayırır. Bu ayrım, mevcut yatırımların korunmasına odaklanmakta, ön-yatırım aşamasında ise tarafların ulusal muamele veya en çok gözetilen ulus kaydı ilkelerine uyum sağlaması beklenmektedir. 38 Yatırım uyuşmazlıklarının çözümüne yönelik hükümler, ECT’nin beşinci bölümünde düzenlenmiştir. Bu bölüm, yatırımcı ile ev sahibi devlet arasındaki uyuşmazlıkları ve ECT tarafı devletler arasındaki uyuşmazlıkları kapsar. Anlaşmanın 26. maddesi, yatırımcıların haklarının ihlali durumunda uluslararası tahkime başvurma hakkını düzenler. 39 Yatırımcı, tahkim dışında ev sahibi devletin mahkemelerine veya idari makamlarına başvurarak da hak arayabilir. Ancak bu durum, tahkim yolunu tercih eden yatırımcıların daha geniş bir korumadan yararlanmasını engellemez. 40 Yatırım uyuşmazlıkları ortaya çıktığında taraflardan biri çözüm önerileri sunabilir. Bu öneriler üç ay içinde sonuçlanmazsa, yatırımcı ev sahibi devletin mahkemelerine başvurabilir. Ancak mahkemede bir yıl içinde karar alınmazsa, uluslararası tahkime gitme hakkı doğar. 41 Yatırımcılar için uluslararası UNCITRAL Tahkimi ve SCC Tahkimi bulunur. 42 SCC Tahkim Enstitüsü, özellikle Sovyetler Birliği döneminde Doğu-Batı bloğu arasındaki uyuşmazlıkların çözümü için kurulmuş bağımsız bir kurumsal tahkim kuruluşudur. Taraflar uygulanacak hukuk kurallarını belirlememişse, SCC hakem heyeti bu kuralları belirler. 43

4.2.1. Tahkim Yargılaması

a. ICSID

ICSID Tahkimi, yatırım anlaşmazlıklarının çözümünde uluslararası bir merkez olarak önemli bir yere sahiptir. Bu sistem, Devletler ve Diğer Devletlerin Vatandaşları Arasındaki Yatırım Uyuşmazlıklarının Çözümlenmesi Hakkında Konvansiyon ile 1966 yılında yürürlüğe girmiştir. Aynı zamanda Washington Konvansiyonu olarak da bilinen bu düzenleme, Dünya Bankası’nın merkezi olan Washington D.C.’de bulunmaktadır. 44 ICSID, devletler ve diğer devlet vatandaşları arasındaki yatırım uyuşmazlıklarının çözümü için tasarlanmış özel bir tahkim sistemidir. Merkez, yabancı yatırımcı ile ev sahibi ülke arasında denge kurmayı hedefleyen bir yapıdadır. 45 Bu sistem, yatırım uyuşmazlıklarının çözümünü siyasi bir araç olmaktan çıkararak ulusal hukuk sistemlerinden bağımsız hale getirmiştir. 46

Yabancı yatırımcılar, yatırım yapacakları ülkede yaşayabilecekleri olası uyuşmazlıklarda ev sahibi ülkenin mahkemelerine karşı güvensizlik duyabilirler. Bu güvensizlik, ev sahibi devletin milli mahkemelerinin taraflı karar verme ihtimalinden kaynaklanmaktadır. ICSID Tahkimi, bu sorunu çözerek eşit bir yargılama ortamı sağlamayı amaçlar. Aynı zamanda ev sahibi devletler de yabancı yatırımcıları çekerek ekonomilerine katkı sağlamayı hedeflemektedir. 47 ICSID, üç ana departmandan oluşur: İdari Konsey, Sekretarya ve Paneller. Bu paneller, arabulucular ve hakemlerden oluşur. ICSID, genellikle uyuşmazlıkların çözümünde doğrudan hakem veya arabulucu olarak yer almaz. Ancak, taraflara uygun arabulucu veya hakemlerin belirlenmesi konusunda yardımcı olur. 48 Hakemlerin bağımsızlığı ve tarafların iradesine göre belirlenmesi, ICSID’in temel prensiplerinden biridir. 49 ICSID Tahkimi’ne başvurabilmek için belirli şartların yerine getirilmesi gerekmektedir (m. 25). Taraflar, uyuşmazlık anında Merkeze başvurma konusunda yazılı bir anlaşma yapmalı; uyuşmazlığın tarafları akit bir devlet ile diğer akit devletin vatandaşı olmalı ve uyuşmazlık yatırımdan kaynaklanmalıdır. 50 Bu şartların sağlanması durumunda tarafların tahkim şartı olarak ICSID Tahkimi’ne atıfta bulunması yeterli kabul edilir. 51 ICSID Tahkimi, diğer kurumsal tahkimlerden farklı ve daha değerli kılan özelliklere sahiptir. Tahkime gidilmesi için taraflar arasında mutlaka bir tahkim sözleşmesi veya tahkim şartı olması gerekmez. Ayrıca, ICSID hakem kararları için milli mahkemelerde tenfiz kararı alınmasına gerek yoktur. Hakem kararları, kabul edildiği andan itibaren doğrudan icra edilebilir. 52 Tahkime başvuru için yatırımcı veya devletin başvuruyu yazılı olarak ICSID Genel Sekreterliği’ne bildirmesi gerekir. Başvuruda tarafların kimlikleri, tahkim anlaşması veya şartı ve uyuşmazlığın konusu belirtilir. Başvuru kabul edildiği takdirde, hakem heyeti oluşturularak tahkim süreci başlatılır. 53 Uyuşmazlığa uygulanacak hukuk konusu, tarafların iradesi doğrultusunda belirlenir. Hakemler, tarafların kararlaştırdığı hukuku uygular; eğer böyle bir belirleme yapılmamışsa, uyuşmazlık taraf devletin yasalarına ve uluslararası hukuk ilkelerine göre çözülür. ICSID Tahkimi, yalnızca Konvansiyon hükümleri çerçevesinde yürütülür ve devletlerin ulusal tahkim mevzuatları ICSID yargılamasını sınırlayamaz. 54 Konvansiyon, yalnızca üye devletlerin vatandaşlarına tahkime başvurma hakkı tanır. Gerçek kişilerin vatandaşlığı kolaylıkla belirlenebilse de, çifte vatandaşlık durumlarında yatırımcının ev sahibi devletle olan vatandaşlığı dikkate alınır. Eğer yatırımcı, yatırım yaptığı ülkenin vatandaşıysa, ICSID Tahkimi’ne başvurma hakkı olmayacaktır. Ancak yatırımcı diğer ülkelerden birinin vatandaşıysa ve bu ülke Konvansiyon’a üye ise, ICSID Tahkimi’ne başvurabilir. 55

Tüzel kişiler açısından vatandaşlık, kuruluş yeri, sicile tescil yeri veya fiili idare merkezine göre belirlenir. Bazı durumlarda tüzel kişi, kurulduğu ülkede yabancı kontrol altında ise, yabancı bir ülkenin vatandaşı sayılarak ICSID Tahkimi’ne başvurabilir. 56 ICSID Tahkimi, yatırım uyuşmazlıklarının çözümünde taraflar arasında eşitlik sağlayan, uluslararası düzeyde bağımsız ve etkin bir tahkim sistemidir. Konvansiyon’un bağlayıcı hükümleri, hakem kararlarının uygulanmasını ve tanınmasını kolaylaştırırken, taraflara eşit bir yargılama ortamı sunmaktadır.

b. UNICTRAL

UNCITRAL Tahkim Kuralları, 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizine ilişkin New York Sözleşmesi’nin hükümlerini desteklemek ve uygulanabilirliğini artırmak amacıyla geliştirilmiştir. Bu kuralların, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde uygulanabilir olması hedeflenmiştir. 57 Birleşmiş Milletler Ticaret Hukuku Komisyonu (UNCITRAL), 1969 yılında düzenlenen bir toplantıda, ticari tahkim alanındaki sözleşmelerin uygulanmasında karşılaşılan sorunları incelemek ve çözüm önerileri sunmak için bir rapor hazırlanmasına karar vermiştir. Çalışmalar 1973 yılında başlamış ve 15 Aralık 1976’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından oy birliğiyle kabul edilmiştir. 58 . UNCITRAL Tahkim Kuralları, ticari tahkimdeyaygın bir şekilde kullanılmak üzere tavsiye edilmiştir. Bazı ülkeler, bu kuralları ulusal yasalarına adapte ederek, kuralların uygulanmasını daha geniş bir alanda sağlamışlardır. 59 UNCITRAL Tahkim Kuralları, Ad Hoc Tahkim niteliğindedir. Bu kuralların uygulanabilmesi için tarafların tahkim sözleşmesi veya tahkim şartında açık bir şekilde UNCITRAL Tahkim Kuralları’nın uygulanacağını belirtmeleri gerekmektedir. 60 Eğer taraflar, tahkim sözleşmesi veya şartında farklı bir düzenleme yapmamışsa, yargılama süreci UNCITRAL Tahkim Kuralları’na uygun olarak yürütülür. Ancak, tahkime ilişkin milli kanunlarda emredici hükümler bulunuyorsa, bu hükümler UNCITRAL Kuralları’na aykırı olsa bile uygulanacaktır. 61 UNCITRAL Tahkim Kuralları, tarafların aralarındaki ilişkiden doğabilecek uyuşmazlıkların tamamını veya bir kısmını tahkim yoluyla çözmelerine olanak tanır. Bu kurallar, yalnızca milletlerarası sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarla sınırlı değildir; taraflar arasında bir sözleşme olmasa dahi tahkim yolu tercih edilebilir. 62

Tahkim yargılamasının başlaması için ilk adım, dava dilekçesi değil, tahkim ihbarının hazırlanmasıdır. Yargılama, tahkim ihbarının davalıya tebliğ edilmesiyle başlar. Tarafların isteğine bağlı olarak bu ihbarla birlikte dava dilekçesi de sunulabilir. 63 Yargılama sürecinde taraflardan birinin talebi üzerine veya hakemlerin gerekli gördüğü durumlarda duruşmalar yapılabilir. Bu duruşmalar gizli olarak gerçekleştirilir ve tarafların iddia ve savunma haklarının eşitliğini sağlamayı hedefler. 64

UNCITRAL Tahkim Kuralları’nın 5. maddesi, tahkim sözleşmesi veya şartında aksi kararlaştırılmadıkça, davanın davalıya bildirildiği tarihten itibaren 15 gün içinde tarafların tek bir hakem üzerinde anlaşmalarını öngörmektedir. Anlaşma sağlanamazsa, hakem heyeti üç hakemden oluşur. 65 Taraflar, ilk iddia ve savunmalarını genişletebilir veya değiştirebilir. Ancak bu durum, tahkim sözleşmesi kapsamı dışına çıkılmaması ve diğer taraf için haksız bir zorluk yaratılmaması koşuluyla mümkündür. 66 UNCITRAL Tahkim Kuralları uyarınca alınan hakem kararları bağlayıcıdır ve kesindir. Taraflar, bu kuralları kabul ettiklerinde, hakem kararlarını tanımayı ve bu kararları yeniden muhakeme konusu yapmamayı taahhüt ederler. 67

Ticari Uyuşmazlıklar

Enerji hukuku, uluslararası hukuk ilkelerine dayanan ve enerji politikasını şekillendiren bir alandır. Enerji sektörüyle ilgili uluslararası antlaşmaları kapsadığı gibi, genel antlaşmada etkilenir. 68 İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle birlikte uluslararası ticaret hızla gelişmiş ve ticaret politikalarında serbestleşme, büyüme için temel bir strateji haline gelmiştir. Bu süreçte, korumacı politikaların terk edilmesi ve gümrük tarifelerinin azaltılması, uluslararası ticaretin önünü açmıştır. 1948 yılında imzalanan Gümrük Ticaret ve Tarifeler Üzerine Genel Antlaşma (GATT), bu çabaların ilk adımı olmuştur. GATT, 1994 yılında Marrakesh Antlaşması ile kapsamlı bir yapıya kavuşmuş ve bu antlaşma, Türkiye’nin de dâhil olduğu 132 ülkenin taraf olduğu Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) kuruluşuna öncülük etmiştir. DTÖ, üye devletlerin ticari politikalarında adil, tarafsız ve şeffaf düzenlemeler getirilmesini sağlamıştır. 69 ECT, taraflardan biri veya tamamı DTÖ üyesi olmayan ülkeler arasındaki ticaret uyuşmazlıklarını düzenlemek üzere geliştirilmiştir. ECT, taraf devletlere DTÖ’nün kuralları ve uygulamaları hakkında bilgi sağlayarak, bu kuralların uygulanmasını teşvik etmeyi amaçlamaktadır. 70 Bu kapsamda, Enerji Şartı Deklarasyonu, ECT tarafından geliştirilen ve yasal olarak bağlayıcı olmayan bir belge olarak, ticaret kurallarının müzakere edilmesi ve yaygınlaştırılmasında önemli bir rol oynamaktadır. 70 ECT, ticaret uyuşmazlıklarının çözümünde DTÖ uygulamalarına benzeyen ancak daha basit bir yöntem benimsemiştir. Anlaşmanın 29. maddesi, ticari uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin

düzenlemeleri içerir. Bu kapsamda, müzakereler ve paneller aracılığıyla uyuşmazlıkların çözülmesi öngörülmüştür. Ayrıca, tarafların mutabık kalması durumunda, Anlaşmanın 27. maddesi uyarınca ticaret uyuşmazlıklarının çözümünde diğer yöntemler de kullanılabilir. 72 Yatırım uyuşmazlıkları ile ticaret uyuşmazlıklarının çözüm yöntemleri arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Yatırım uyuşmazlıkları genellikle devletler hukuku çerçevesinde değerlendirilirken, ticaret uyuşmazlıkları daha çok özel hukuk alanına aittir. Yatırım tahkimine ilişkin düzenlemeler, ICSID Konvansiyonu gibi devletler arasında yapılan uluslararası antlaşmalara dayandığından, diğer tahkim mekanizmalarına göre farklı özellikler taşır. 73 Yatırım Teşvik ve Koruma Sözleşmeleri’nde yer alan tahkim şartları, 1969 tarihli Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi hükümleri kapsamında yorumlanmaktadır. Bu nedenle, yatırım tahkimi ile ticaret tahkimi arasındaki bir diğer fark, tahkim şartlarının yorumlanmasında kullanılan yöntemlerdir. Ticaret tahkiminde taraflar arasındaki tahkim sözleşmesi esas alınırken, yatırım tahkiminde devletler arasındaki sözleşmelerin standartları dikkate alınır. 74 Yatırım tahkimi kararlarının genellikle yayımlanması ve şeffaf olması, yatırım tahkimini ticaret tahkiminden ayıran bir diğer özelliktir. Yatırım tahkimi kararları, önceki davalara atıfta bulunarak kararların sürekliliğini ve tutarlılığını artırmaktadır. Buna karşılık, ticari tahkim kararları, ticari sırların korunması gereğiyle çoğunlukla yayımlanmamaktadır. 75

Transit Uyuşmazlıklar

ECT’nin 7. maddesi, transit serbestisi konusunu düzenlemektedir. Transit kavramı, genel olarak enerji materyalleri ve ürünlerinin nakline ilişkin hususları kapsar. ECT’ye göre ise transit, taraflardan en az birinin Anlaşma’ya taraf olması şartıyla, başka bir ülkeden çıkıp üçüncü bir ülkeye giden enerji materyalleri ve ürünlerinin, taraf ülkenin alanı üzerinden veya bu alanlardaki liman tesislerine/tesislerinden taşınmasını ifade eder. Ayrıca, bir Anlaşma tarafı ülkeden çıkıp yine aynı ülkeye dönen enerji materyalleri ve ürünlerinin, başka bir Anlaşma tarafı ülkenin alanı üzerinden taşınması da bu kapsamda değerlendirilmektedir. 76 Anlaşma, transit uyuşmazlıklarının çözümünde taraflara farklı bir yöntem belirleme hakkı tanır. Ancak böyle bir düzenleme yoksa taraflardan biri Genel Sekretere başvurur ve

Genel Sekreter, uyuşmazlıkla ilgili taraflarla görüşerek bilgi edinir. Bu sürecin ardından, 30 gün içerisinde uyuşmazlık çözümünde görev yapmak üzere bir arabulucu atanır. Arabuluculuk yöntemi, tahkime kıyasla daha basit ve hızlı olduğu için transit uyuşmazlıklarında tercih edilen bir yöntemdir. 77 Arabulucunun, uyuşmazlığa ilişkin konularda uzman olması ve uyuşmazlık tarafı ülkelerde ikamet etmemesi veya bu ülkelerin vatandaşı olmaması gerekmektedir. Arabulucu, taraflar arasında 90 gün içinde bir anlaşmaya varılamazsa, uyuşmazlık çözülene kadar geçerli olacak ve en fazla 12 aylık bir süreyi kapsayacak şartlar belirler. Ancak Genel Sekreter, uyuşmazlığın arabuluculuk yoluyla çözülemeyeceği kanaatine varırsa arabulucu atamayabilir. 78 ECT hükümleri, transit uyuşmazlıklarına ilişkin özel bir uzlaştırma usulü de öngörmektedir. Bu usule göre, transit uyuşmazlıkları çözülmeden, taraf devletler kendi alanlarından geçen enerji materyalleri ve ürünlerinin naklini azaltmayacak veya durdurmayacaklardır. Ayrıca, yetki alanındaki kuruluşlardan transitin azaltılmasını veya durdurulmasını talep etmeyecek ve kontrol ettikleri kuruluşların bu yönde bir eyleme girişmesine izin vermeyeceklerdir. Bu hüküm, yalnızca uzlaştırıcının kararına dayanarak izin verilmesi durumlarını kapsar ve taraflar arasındaki sözleşmede aksi bir düzenleme varsa geçersiz hale gelir. 79

Çevre ve Rekabet

Enerji hukuku, enerji kaynaklarının yönetimiyle ilgili bir alan olup, oldukça karmaşık bir yapıdadır. Bu alanın kapsamı, siyaset, ekonomi, coğrafya, mühendislik ve çevre bilimleri gibi birçok farklı disiplini içerir. 80 Çevre hukuku, enerji hukukunun ayrılmaz bir parçasıdır. Enerji hukuku, doğal kaynakların üretimine katkıda bulunurken; çevre hukuku, bu kaynakların korunmasını ve doğru tüketilmesini amaçlar. 81 Avrupa Birliği (AB) enerji hukuku, piyasa düzenlemeleriyle çevresel koşulları bir araya getirerek, daha sürdürülebilir bir enerji politikası oluşturmayı hedefler. 82 Küresel iklim değişikliğinin yarattığı tehditlere karşı, bazı hükümetler çevresel düzenlemeler ve stratejiler geliştirmiştir. Ancak, ulusal dağıtım ve perakende enerji sektörlerinde çevresel hususların yeterince ele alınmadığı durumlar hâlâ mevcuttur. Bu konular arasında, enerji erişimi ve iletimine ilişkin ulusal düzenlemeler, toplumsal yükümlülüklerin sağlanması ve kabul edilen kararların uygulanmasına dair eksiklikler sayılabilir. 83 ECT, çevresel uyuşmazlıkların çözümü için bağlayıcı olmayan çok taraflı danışma mekanizmaları sunmaktadır. 84 Anlaşmanın 19. maddesi, yakıt işlemlerinden kaynaklanan zararlı çevresel etkilerin en aza indirilmesi için taraf devletlerin çaba göstermesi gerektiğini düzenler. Ayrıca, Enerji Verimliliği ve İlgili Çevresel Hususlara İlişkin Enerji Şartı Protokolü, çevre konularını ayrıntılı bir şekilde ele alır. Çevresel uyuşmazlıkların çözümü için uluslararası bir anlaşma bulunmadığından, taraflar Enerji

Şartı Konferansı’na başvurabilir. Konferans, sorunların çözümüne yönelik öneriler sunar ve danışmanlık yapar. 85 Rekabet uyuşmazlıkları, EC’nin düzenlediği diğer önemli bir konudur. AB enerji politikası, kamu gücü ve piyasa işleyişi üzerinde daha fazla kontrol sağlayarak, enerji sektöründe rekabeti teşvik etmektedir. 86 Piyasaların serbestleşmesinden önce, enerji fiyatları regüle edilirken, enerji sektörü çoğunlukla dikey teşebbüsler aracılığıyla yönetiliyordu. Ancak piyasaların rekabete açılmasıyla birlikte, üretim, toptan ve perakende satış gibi faaliyetler rekabet ortamına dâhil edilmiştir. 87 Enerji piyasasında maliyetler, rekabet koşullarını etkileyen en önemli faktörlerdendir. Bu maliyetler arasında, kurulumların inşası, çalıştırılması, radyoaktif maddelerin bertaraf edilmesi ve üretim sonrası kurulumların devreden çıkarılması gibi unsurlar yer alır 88. ECT’ye üye devletler arasındaki rekabetin adil bir şekilde devam etmesi açısından piyasanın denetlenmesi önemlidir. ECT, rekabet uyuşmazlıklarının çözümü için bağlayıcı olmayan iki taraflı danışma mekanizmaları sağlar. Anlaşmanın 6. maddesi, taraf devletlerin enerji sektöründe ekonomik aktiviteler için uygun rekabet kanunlarına sahip olmasını veya bu kanunları yürürlüğe koymasını öngörür. Ancak bu düzenleme, ortak bir rekabet ortamı oluşturmayı değil, taraf devletlerin kendi iç hukuklarında rekabet kurallarını uygulamasını amaçlar. 89 Taraflar, rekabet uyuşmazlıklarının çözümünde diplomatik yollara başvurabilir. Ancak ECT, diğer uyuşmazlıklar için düzenlenen çözüm yöntemlerinin rekabet uyuşmazlıklarına uygulanamayacağını açıkça belirtmiştir. 90

Diplomatik yolların kullanılmasının ardından başlatılan prosedürler, uyuşmazlıkların çözümüne katkıda bulunacaktır. 91

Dipnot

  1. Huseynbeyli, L. (2015). Uluslararası enerji hukukunda petrol ve doğalgaz ticareti. İstanbul Ticaret Üniversitesi, İstanbul.
  2. Coop, G. (2009). Energy Charter Treaty and the European Union: Is conflict inevitable? Journal of Energy & Natural Resources Law, 27(3), s. 409.
  3. Resmî Gazete (25.02.1995). Sayı: 22213.
  4. Resmî Gazete (12.07.2000). Sayı: 24107.
  5. Resmî Gazete (12.07.2000). Sayı: 24107, Madde 6.
  6. Energy Charter Secretariat. (n.d.). The Energy Charter Treaty: A reader’s guide. https://is.muni.cz/el/1422/jaro2017/MVV2368K/um/ECT_Guide_ENG.pdf (Erişim tarihi: 27.12.2024).
  7. Tucker, A. E. L. (2004). The Energy Charter Treaty and ‘compulsory’ international state/investor arbitration. Leiden Journal of International Law, 11(3), s. 517.
  8. Caner, B. K. (2014). Enerji Şartı Anlaşmasının muvakkaten uygulanması ve anlaşmadan çekilme hakkında bir değerlendirme. Ankara Barosu Dergisi, (3), 318.
  9. Sussman, E. (2006). The Energy Charter Treaty affords investor protections and right to arbitration. Oil, Gas & Energy Law Intelligence, 2.
  10. Resmî Gazete (12.07.2000). Sayı: 24107, Madde 10.
  11. Tucker, s. 514.
  12. Energy Charter Secretariat. (n.d.). The Energy Charter Treaty: A reader’s guide. https://is.muni.cz/el/1422/jaro2017/MVV2368K/um/ECT_Guide_ENG.pdf (Erişim tarihi: 27.12.2024).
  13. Wälde, T. (1996). The Energy Charter Treaty: An East-West gateway for investment and trade. Kluwer Law International, s. 32.
  14. Cameron, P. (2010). International energy investment law—Pursuit of stability. Oxford University Press, s. 158.
  15. Caner, s. 324.
  16. Baklacı, P., & Akıntürk, E. (2006). Enerji Şartı Anlaşması. İşletme Fakültesi Dergisi, 7(2), s. 111.
  17. Caner, s. 330
  18. Wälde, s. 31.
  19. Dörr, O., & Schmalenbach, K. (2012). Vienna Convention on the Law of Treaties: A commentary. Springer, s. 419.
  20. Ioannis Kardassopoulos v. Georgia, ICSID Case No. ARB/05/18. https://www.energychartertreaty.org/details/article/ioannis-kardassopoulos-v-georgia-icsid-case-no-arb0518/ (Erişim tarihi: 28.12.2024).
  21. Yukos Universal Limited v. Russian Federation, PCA Case No. AA 227. http://dev.energychartertreaty.org/details/article/yukos-universal-limited-v-russian-federation-pca-case-no-aa- 227/ (Erişim tarihi: 28.12.2024).
  22. Talus, K. (2016). EU energy law. Oxford University Press, s. 1.
  23. Erdoğan, F. (2004). Uluslararası hukuk ve tahkim. Seçkin Yayıncılık, s. 22.
  24. Pazarcı, H. (2006). Uluslararası hukuk. Turhan Kitabevi, s. 449.
  25. Nomer, E., Ekşi, N., & Öztekin, G. (2003). Milletlerarası tahkim (2. baskı). Beta, s. 75.
  26. Sur, M. (2006). Uluslararası hukukun esasları. Beta, s. 278.
  27. Erdoğan, s. 22.
  28. Nomer, Ekşi, & Öztekin, s. 75.
  29. Sur, s. 278.
  30. Erdal, M. (2017). Uluslararası uyuşmazlıkların barışçıl çözümüne ilişkin bir müessese: Sürekli Hakemlik Mahkemesi. D.E.Ü. Hukuk Fakültesi Dergisi, 19, s. 2874.
  31. Emek, U. (1999). Uluslararası ticarette tahkim prosedürü. DPT Yayınları, s. 10.
  32. Erdal, s. 2875.
  33. Nomer, Ekşi, & Öztekin, s. 89.
  34. Resmî Gazete (12.07.2000). Sayı: 24107.
  35. Sussman, s. 3.
  36. Waern, K. P. (2015). Transit provisions of the Energy Charter Treaty and the Energy Charter Protocol on Transit. Journal of Energy & Natural Resources Law, 20(2), s. 181.
  37. Coleman, J. W. (2018). Energy market and policy revolutions: Regulatory process and the cost of capital. Energy Law and Economics, 5, s. 163.
  38. Baklacı & Akıntürk, s. 108.
  39. Baklacı & Akıntürk, s. 108.
  40. Blanch, J., Moody, A., & Lawn, N. (2008). Access to dispute resolution mechanisms under Article 26 of the Energy Charter Treaty. In Investment protection and the Energy Charter Treaty. JurisNet, s. 10.
  41. Nomer, Ekşi, & Öztekin, s. 90.
  42. Baklacı & Akıntürk, s. 109.
  43. Blanch, Moody, & Lawn, s. 3.
  44. Kılavuz, A. K. (2009). Enerji Şartı Anlaşması çerçevesinde uyuşmazlıkların çözümü. Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 13(1–2), s. 199.
  45. Nomer, Ekşi, & Öztekin, s. 74.
  46. Kuğuoğlu, D., & Demirkol, E. M. (2008). ICSID tahkiminde onay (rıza). TAAD, 9(34), s. 517.
  47. Nomer, Ekşi, & Öztekin, s. 74.
  48. Nomer, Ekşi, & Öztekin, s. 74.
  49. Nomer, Ekşi, & Öztekin, s. 74.
  50. Annacker, C. (2011). Protection and admission of sovereign investment under investment treaties. Chinese Journal of International Law, 10(3), s. 556.
  51. Akıncı, Z. (1994). Milletlerarası ticari hakem kararları ve tenfizi. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Döner Sermaye İşletmesi Yayınları, s. 57.
  52. Kuğuoğlu & Demirkol, s. 523.
  53. Nomer, Ekşi, & Öztekin, s. 80.
  54. Akıncı, s. 66.
  55. Nomer, Ekşi, & Öztekin, s. 77-78.
  56. Nomer, Ekşi, & Öztekin, s. 79.
  57. Born, G. B. (2020). International commercial arbitration (3rd ed.). Wolters Kluwer, s. 101.
  58. Nomer, Ekşi, & Öztekin, s. 65.
  59. Dayınlarlı, K. (2000). UNCITRAL kurallarına göre uzlaşma ve tahkim. Dayınlarlı Hukuk Yayınları, s. 42.
  60. Alangoya, Y. (1990). UNCITRAL Tahkim Yönetmeliği hakkında. In Postacıoğlu’na Armağan, İstanbul s. 8.
  61. Alangoya, s. 8.
  62. Nomer, Ekşi, & Öztekin, s. 65.
  63. Nomer, Ekşi, & Öztekin, s. 65.
  64. Alangoya, s. 8.
  65. UNCITRAL. (n.d.). UNCITRAL Tahkim Kuralları. https://rm.coe.int/uncitral-ticari-tahkim-modelkanunu/1680a72db8 (Erişim tarihi: 29.12.2024), Madde 5.
  66. Alangoya, s. 8
  67. Alangoya, s. 8
  68. Heffron, R. J. (2015). Energy law: An introduction. Springer, s. 17.
  69. Kılavuz, s. 187.
  70. Resmî Gazete (12.07.2000). Sayı: 24107, Madde 10.
  71. Kılavuz, s. 188.
  72. Kılavuz, s. 188.
  73. Ataman-Figanmeşe, İ. (2011). Milletlerarası ticari tahkim ve yatırım tahkimi arasındaki farklar. Public and Private International Law Bulletin, 31(1), s. 146.
  74. Ataman-Figanmeşe, s. 146.
  75. Ataman-Figanmeşe, s. 128.
  76. Baklacı & Akıntürk, s. 107.
  77. Kılavuz, s. 188.
  78. Kılavuz, s. 188.
  79. Baklacı & Akıntürk, s. 107.
  80. Heffron, s. 1.
  81. Heffron, s. 6.
  82. Talus, s. 5.
  83. Lyster, R., & Bradbrook, A. (2006). Energy law and environment. Cambridge University Press, s. 146.
  84. Baklacı & Akıntürk, s. 107.
  85. Kılavuz, s. 190.
  86. Talus, s. 6.
  87. Gültekin, B., Önal, E., & Akçaoğlu, C. (2007). Çeşitli ülkelerdeki gelişmeler. In Enerji hukuku (C. 1). Ekin Yayınevi, Bursa, .s. 69.
  88. Heselhaus, S. (2018). Energy transition law and economics. Energy Law and Economics, 5, s. 22.
  89. Kılavuz, s. 189 89 Kılavuz, s. 189
  90. Energy Charter Secretariat. (n.d.). The Energy Charter Treaty: A reader’s guide. https://is.muni.cz/el/1422/jaro2017/MVV2368K/um/ECT_Guide_ENG.pdf (Erişim tarihi: 27.12.2024).
  91. Baklacı & Akıntürk, s. 107.419.

Kaynakça

  • Akıncı, Z. (1994). Milletlerarası ticari hakem kararları ve tenfizi. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Döner Sermaye İşletmesi Yayınları.
  • Alangoya, Y. (1990). UNCITRAL Tahkim Yönetmeliği hakkında. In Postacıoğlu’na Armağan (pp. xx–xx). İstanbul.
  • Annacker, C. (2011). Protection and admission of sovereign investment under investment treaties. Chinese Journal of International Law, 10(3), 553–562.
  • Ataman-Figanmeşe, İ. (2011). Milletlerarası ticari tahkim ve yatırım tahkimi arasındaki farklar. Public and Private International Law Bulletin, 31(1), 91–152.
  • Baklacı, P., & Akıntürk, E. (2006). Enerji Şartı Anlaşması. İşletme Fakültesi Dergisi, 7(2), 97–113.
  • Blanch, J., Moody, A., & Lawn, N. (2008). Access to dispute resolution mechanisms under Article 26 of the Energy Charter Treaty. In Investment protection and the Energy Charter Treaty. JurisNet.
  • Born, G. B. (2020). International commercial arbitration (3rd ed.). Wolters Kluwer.
  • Cameron, P. (2010). International energy investment law—Pursuit of stability. Oxford University Press.
  • Caner, B. K. (2014). Enerji Şartı Anlaşmasının muvakkaten uygulanması ve anlaşmadan çekilme hakkında bir değerlendirme. Ankara Barosu Dergisi, (3), 315–332.
  • Coleman, J. W. (2018). Energy market and policy revolutions: Regulatory process and the cost of capital. Energy Law and Economics, 5, 159–170.
  • Coop, G. (2009). Energy Charter Treaty and the European Union: Is conflict inevitable? Journal of Energy & Natural Resources Law, 27(3), 4–9.
  • Dayınlarlı, K. (2000). UNCITRAL kurallarına göre uzlaşma ve tahkim. Dayınlarlı Hukuk Yayınları.
  • Dörr, O., & Schmalenbach, K. (Eds.). (2012). Vienna Convention on the Law of Treaties: Acommentary. Springer
  • Emek, U. (1999). Uluslararası ticarette tahkim prosedürü. DPT Yayınları.
  • Energy Charter Secretariat. (n.d.). The Energy Charter Treaty: A reader’s guide. https://is.muni.cz/el/1422/jaro2017/MVV2368K/um/ECT_Guide_ENG.pdf.
  • Erdoğan, F. (2004). Uluslararası hukuk ve tahkim. Seçkin Yayıncılık.
  • Gültekin, B., Önal, E., & Akçaoğlu, C. (2007). Çeşitli ülkelerdeki gelişmeler. In Enerjihukuku. Ekin Yayınevi.
  • Heffron, R. J. (2015). Energy law: An introduction. Springer.
  • Heselhaus, S. (2018). Energy transition law and economics. Energy Law and Economics, 5, 19–42.
  • Huseynbeyli, L. (2015). Uluslararası enerji hukukunda petrol ve doğalgaz ticareti. İstanbul Ticaret Üniversitesi.
  • Kılavuz, A. K. (2009). Enerji Şartı Anlaşması çerçevesinde uyuşmazlıkların çözümü. Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 13(1–2), 179–215.
  • Kuğuoğlu, D., & Demirkol, E. M. (2008). ICSID tahkiminde onay (rıza). TAAD, 9(34).
  • Lyster, R., & Bradbrook, A. (2006). Energy law and environment. Cambridge University Press.
  • Nomer, E., Ekşi, N., & Öztekin, G. (2003). Milletlerarası tahkim (2nd ed.). Beta.
  • Pazarcı, H. (2006). Uluslararası hukuk. Turhan Kitabevi.
  • Sur, M. (2006). Uluslararası hukukun esasları. Beta.
  • Sussman, E. (2006). The Energy Charter Treaty affords investor protections and right to arbitration. Oil, Gas & Energy Law Intelligence.
  • Talus, K. (2016). EU energy law. Oxford University Press.
  • Tucker, A. E. L. (2004). The Energy Charter Treaty and ‘compulsory’ international state/investor arbitration. Leiden Journal of International Law, 11(3), 513–526.
  • Waern, K. P. (2015). Transit provisions of the Energy Charter Treaty and the Energy Charter Protocol on Transit. Journal of Energy & Natural Resources Law, 20(2), 172–191.
  • Wälde, T. (1996). The Energy Charter Treaty: An East-West gateway for investment and trade. Kluwer Law International.