Giriş

18. yüzyılda yaşanan Sanayi Devrimi ve sonrası yaşanan teknolojik dönüşümlerle kalkınmanın temel girdilerinden kabul edilen enerji; devletleri, arzını ve dolaşımını sürdürülebilir şekilde sağlama yönünde yoğun ve çatışmacı stratejiler izlemeye zorlamışsa da İkinci Dünya Savaşı’ndan çıkarılan dersler neticesinde bu devletler, enerji alanında da uluslararası toplumda barış ve iş birliği anlayışını benimsemeye başlamıştır. Avrupa Birliği’nin temelini oluşturan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu ile atılan ilk somut adım, devam eden süreçte Avrupa Birliği ve diğer taraf devletler arasında enerji yatırımlarının korunması, ticaretin serbestleştirilmesi, transit haklarının güvence altına alınması ve çevresel etkilerin azaltılması gibi çok boyutlu hedefleri benimseyen Enerji Şartı Anlaşması ile pekişmiştir. Ancak günümüzde, Avrupa Birliği’nin Paris İklim Anlaşması ve Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde üstlendiği çevresel yükümlülüklerle, Enerji Şartı Anlaşması’nın yatırım odaklı ve fosil kaynakları koruyan yapısı arasında oluşan uyumsuzluk, Anlaşma’ın Birlik bakımından taşıdığı hukuki ve stratejik önemin yeniden değerlendirilmesi gerekliliğini yaratmaktadır. Bu çalışmada, öncelikle Enerji mücadelesinin tarihsel konjonktürü ve Avrupa Birliği’nin kuruluşundaki rolü incelenecek; ardından, Avrupa Birliği’nin Enerji Şart Anlaşması’na duyduğu ihtiyacı yaratan tarihsel süreç ve önemi ortaya konulacak; son olarak güncel çevre politikaları doğrultusunda Anlaşma’ya yöneltilen eleştiriler ve bu bağlamda Anlaşma’nın olası geleceği değerlendirilecektir.

I. Enerji Mücadelesinin Tarihsel Konjonktürü ve Avrupa Birliği’nin Temelleri

Sanayi Devrimi ve sonrasında meydana gelen teknolojik gelişmeler, devletlerin içerisine girmiş olduğu mücadele sebeplerinden birini de enerji haline getirmiştir. Her ne kadar enerji arzının karşılanması ve verimliliğinin arttırılması amacıyla geliştirilen politikalar, uzun bir süre fazla ulusal egemenlikle doğrudan bağlantıya sahip, fazla siyasi ve topluluk düzeyinde düzenlenmek için hassas bir konu olarak görülmüşse de 1 bu alanda devletlerin benimsemiş olduğu çatışmacı yaklaşımlar, İkinci Dünya Savaşı sonrasında, yerini yatırım hükümleri içeren anlaşmalara bırakmıştır 2 . Günümüzde sayısı binleri bulan ilgili anlaşmalardan doğan ittifakın en önemli örneklerinden biri, Avrupa Birliği’nin temellerini oluşturan 3 Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu olmuştur 4 . Soğuk Savaş’ın etkisiyle Robert Schumann tarafından ortaya atılan, Federal Almanya ve Fransa’nın demir ve çelik kaynaklarının devletlerüstü bir otorite tarafından yönetilmesi gayesini taşıyan bu plan; zamanla İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg’un da katılımıyla 18 Nisan 1951 tarihinde Paris’ te imzalanan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Anlaşması ile varlığını 23 Temmuz 2002 tarihine kadar sürdürmüştür 5 . İlgili dönemde enerjinin temelini oluşturan kömür ve çeliğin arzı ve dolaşımıyla başlayan bu başarılı birleşme hareketleri, kısa sürede taraf devletleri ekonominin tüm sektörlerini kapsayan geniş kapsamlı bir bütünleşme çabası içerisine sevk etmiştir. Yine enerji kapsamında petrol arzını karşılamak amacıyla oluşan Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu, ekonomik birleşme gayesiyle kurulan Avrupa Ekonomik Topluluğu, gümrük vergilerinin kaldırılması amacıyla kurulan Gümrük Birliği zamanla 1993 tarihli Maastricht Antlaşmasıyla Avrupa Birliği çatısı altında toplanmıştır 6 .

II. Enerji Şartı Anlaşması ve Tarihsel Gelişimi

İkinci Dünya Savaşı sonrası Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği arasında başlayan soğuk savaş, enerji kaynaklarının kontrolü, tedariklerin çeşitlendirilmesi ve fosil yakıtların alternatifi olacak stratejiler üzerinde de yaşanmıştır 7 . Dönemin Avrupa Ekonomik Topluluğu ise Truman Doktrini ve NATO çatısı altında Amerika ile hareket ederek 8 hammadde ve enerji bakımından zengin Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne karşı birlik halinde mücadele içerisine girmiştir 9 . Her ne kadar Soğuk Savaş, batı bloğunun zaferiyle sonlanmışsa da bu durum, topluluğun enerji ihtiyacına dair tedirginliğini sonlandıramamış ve enerji hususunda topyekûn harekete doğan ihtiyaç varlığını korumuştur. Zira, Sovyet Bloku’nun dağılmasıyla, eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği cumhuriyetlerinde ortaya çıkan siyasi ve ekonomik belirsizlikler özellikle enerji ihtiyacının büyük kısmını halihazırda Körfez Savaşı içerisinde olan Ortadoğu’dan karşılayan batı ülkelerini yeni stratejiler geliştirmeye itmiştir 10 . Bu çerçevede, enerji arzı sağlayan ve altyapı bakımından yetersiz olan SSCB ülkeleri

yatırımlarının korunması, enerji ticareti ve transiti ile enerji kaynaklarına erişim ve kullanım olmak üzere üç ana başlıkta düzenlendiği ve ilgili hükümlerin Avrupa Birliği’nin enerji üretimini serbestleştirme ve rekabeti teşvik etme ve kodifiye etme yönündeki mevzuatlarına paralellik gösterdiği görülmektedir. 19 Ayrıca Avrupa Komisyonu, ilgili sözleşme çerçevesinde Avrupa enerji politikasını çeşitli şekillerde düzenlemeye ve değişiklik yapmaya devam etmekte olup ilgili düzenleme ve değişikliklerden en güncelleri UkraynaRusya Savaşı sonrası çalışılmakta olan iç gaz ve elektrik piyasasının desteklenmesi, alternatif enerji kaynaklarının geliştirilmesinin teşvik edilmesi ve Ortak Dış ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilciliği ile yapılmakta olan iş birlikleridir 20 . Nitekim Avrupa Birliği, bu sayede sözleşme taraflarına madde 7’de tanınmakta olan önemli enerji transit haklarından yararlanabilmekte 21 ve uyuşmazlık çözüm yolları kapsamında ne tedarikçi ülkeye ne de transit geçişi sağlayan ülkeler; kendi alanından geçen enerji ürünlerinin naklini uzlaştırıcı kararı olmaksızın durdurabilmektedir 22 . Her ne kadar ilgili anlaşma; enerjinin üretimi, taşınması, dağıtımı ve kullanımının verimliliğini en üst düzeye çıkarmak, arz güvenliğini artırmak, yapılan yatırımları koruma hususunda hedeflerini yerine getirebilmişse de mevcut düzenleme ve uygulamaya bakıldığında bir diğer hedef olan çevre sorunlarını en aza indirme bakımından konusunda yetersiz ükümlere sahiptir. Zira ile enerji arzına ihtiyaç duyan batılı devletler, çözümün ancak yirminci yüzyılın ortasından bu yana benimsendiği üzere anlaşmalar yoluyla sağlanabileceğine kanaat getirerek uzlaşı amacıyla müzakere masasına oturmuşlardır 11 . Yapılan görüşmeler sonucunda taraflar; enerji alanında serbest piyasa kuralları, şeffaflık ve rekabetçi temellere dayalı bir iş birliği gerekliliği hususunda anlaşarak 17 Aralık 1991 tarihinde Lahey’de siyasi bir deklarasyon imzalamış ve Enerji Şartı Anlaşması’nın temellerini atmışlardır 12 . İlgili deklarasyonun yarattığı iş birliği ortamıyla beraber Avrupa Birliği ve taraf 51 ülke 13 ; elektrik, doğal gaz, petrol, nükleer enerji ve yenilenebilir enerjinin 14 üretimi, taşınması, dağıtımı ve kullanımının verimliliğini en üst düzeye çıkarmak, arz güvenliğini artırmak, yapılan yatırımları korumak ve çevre sorunlarını en aza indirmek hedefleri üzerinde şekillenen Enerji Şartı Antlaşması’nı 17 Aralık 1994 tarihinde imzalamışlardır 15 . 16 Nisan 1998 tarihinde yürürlüğe giren sözleşmenin halihazırda 53 taraf ülkeyle 16 geçerliliğini korumaktadır 17 .

III. AB Kapsamında Enerji Şartı Anlaşmasının Mevcut Önemi ve Çevresel Politikalar Sonrası Muhtemel Geleceği:

Soğuk Savaş sonrası dönemde ortaya çıkan enerji tedarik ve piyasalarındaki belirsizlikleri ortadan kaldıran Enerji Şartı Anlaşması, enerji hususunda dışa bağlı olan Avrupa Birliği için özellikle enerji arzı güvenliğini sağlama hususunda yüksek öneme sahiptir 18 . Anlaşmanın hükümleri incelendiğinde, enerji

anlaşma, çevreye ilişkin uyuşmazlıklarda yalnızca çok taraflı, bağlayıcılığı bulunmayan danışma mekanizmalarıyla yetinmiş ve ana sözleşme ve ek protokollerde tavsiye niteliğindeki hükümlere yer vermekle yetinmiştir 23 . Ayrıca ihlale ilişkin yapılan değerlendirmelerde çevresel yükümlülüklerden, yalnızca devletlerin sorumlu olduğu; yatırımcıların bu konuda herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığı kabul edilerek 24 yine yükümlülüklerin sınırı daraltılmıştır. Oysa, yenilenemez enerji bakımından şanssız olan Avrupa Birliği’nin enerjide ithalata olan bağımlılığını azaltabilmesi büyük ölçüde üye devletlerin aldığı kararlara bağlı olup bu durumda beklenen; yenilenebilir enerji ve daha temiz yakıtların teşvik edilmesi, “temiz kömür” teknolojisinin geliştirilmesi, enerji verimliliğinin arttırılması 25 ve toplam tüketimin azaltılmasının benimsendiği Paris İklim Anlaşması 26 ve Avrupa Yeşil Mutabakatı 27 ’nın yolunu izlemek olacaktır. 1998 tarihinde yürürlüğe giren Enerji Şartı Anlaşması’ndan günümüze çevre alanında imzalanan sözleşmeler, konferanslar ve müzakerelerin sonucunda 196 ülkenin mutabıkiyetinin sonucu meydana gelen Paris İklim Anlaşması 28 , 12 Aralık 2015 tarihinde imzalanıp 4 Kasım 2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. İlgili anlaşma kapsamında tüm ülkeler gibi Avrupa Birliği de sözleşmede yer alan hedeflere ulaşmak için niyet edilen ulusal katkı beyanını sunmak ve mücadelesini raporlamakla yükümlü olduğu gibi diğer gelişmiş ülkeler gibi emisyonları azaltarak iklim değişikliğiyle mücadelesini sürdürecektir 29 . Nitekim ilgili amaçlarına ulaşmak amacıyla Avrupa Birliği; temiz enerji, azalan atık, sağlıklı yiyecek ve çevre, sağlığın korunması, ekonomide güçlü dönüşüm ile temiz su, hava ve toprağın hedeflendiği Avrupa Yeşil Mutabakatı ile İklim Hedefi Planı’nı kamuoyuna sunmuştur 30 . İlgili dokümanlara taraf olan Avrupa Birliği, bu anlaşmalara taraf olarak yeşil enerjiye geçiş yükümlülüğünü üstlenmiş olmakla birlikte, Enerji Şartı Anlaşması kapsamında çevreci nitelik taşımayan enerji kaynaklarının arzı, dolaşımı ve yatırımlarını koruma yükümlülüğünü de sürdürmektedir 31 . Dolayısıyla mevcut durumda Avrupa Birliği, yeşil enerjiye geçiş sürecinde dava ve tazminat baskısı altında olup 32 ilgili baskıyı kaldırmak amacıyla üye ülkelerin iklim aktivistleri ve sivil toplum kuruluşları; temsilci sıfatıyla komisyona farklı tekliflerle gelmektedir 33 .

TBu çerçevede bazı üye devletler 34 Enerji Şartı Anlaşması’nın tamamen feshedilmesini savunurken 35 Avrupa Birliği Komisyonu’nun da anlaşmanın tarihsel altyapısı ve önemini gözeterek benimsediği bir diğer görüş, anlaşmanın revize edilerek iklim değişikliği ile mücadelede taraf devletlere çok daha geniş takdir alanı tanınmasını sağlamak yönündedir 36 .

Sonuç

Avrupa Birliği ve dahi birçok siyasi ve ekonomik bütünleşmenin temel taşı olan enerji, uluslararası düzlemde de Soğuk Savaş sonrası Batı ve Doğu bloku devletlerini Enerji Şartı Anlaşması ile bir araya getirmiş; bu kapsamda özellikle Avrupa Birliği bakımından; enerji arz güvenliğini sağlama, yatırımları koruma ve transit süreçlerini düzenleme açısından temel sözleşmelerden biri haline gelmiştir. Ancak günümüzde, fosil temelli yapısıyla çevreyi koruma yükümlülüğünü etkili mekanizmalarla yerine getiremeyen Enerji Şartı Anlaşması; Avrupa Birliği’nin Paris İklim Anlaşması ve Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında üstlendiği çevresel taahhüt ve hedeflerle bağdaşmamakta; Anlaşma’nın hem hukuki hem de stratejik niteliğini taraf devletler nezdinde tartışmalı hâle getirmektedir. Mevcut durumda Avrupa Komisyonunda devletlerce ortaya atılan iki yaklaşım, Anlaşma’nın ya tamamen feshedilmesi ya da revize edilerek çevre politikalarıyla uyumlaştırılması şeklindir. Enerji Şartı Anlaşması’nın geleceği, yalnızca enerji güvenliği değil, aynı zamanda Avrupa Birliği’nin çevre hukuku temelli dönüşüm vizyonu açısından uluslararası hukuk bağlamında geçerliliğini koruyamaz nitelikte görülmektedir.

Dipnot

  1. Çelen, S., & Karaalp, F. (2021). TEİAŞ’ın taraf olduğu sistem kullanım anlaşmalarının hukuki niteliği ve bu anlaşmalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli yargı yolu sorunu. Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, (48), s. 525.
  2. Biriş, B., & Deaconu, R. (2022). Compatibility of the provisions relating to the protection of investment contained in the Energy Charter Treaty with EU legislation (Case study Komstroy LLC v. Republic of Moldova). Romanian Journal of International Law, 27, s. 21.
  3. Güneş, A. M. (2016). Avrupa Birliği’nin temel değerleri üzerine. Türkiye Barolar Birliği Dergisi, (125), s. 308; Serra, J. (2019). European Union’s contradictions. In Z. Sardar (Ed.), The Postnormal Times Reader (p. 221). International Institute of Islamic Thought. s. 221.
  4. Petzina, D., Stolper, W. F., & Hudson, M. (1981). The origin of the European Coal and Steel Community: Economic forces and political interests. Zeitschrift für die gesamte Staatswissenschaft / Journal of Institutional and Theoretical Economics, 137(3), s. 462.
  5. Cuyvers, A. (2017). The road to European integration. In A. Cuyvers, E. Ugihashebuja, J. E. Ruhangisa, & T. Ottervanger (Eds.), East African Community Law: Institutional, Substantive and Comparative EU Aspects, s. 27- 28.
  6. Kıraç, S., & İlhan, B. (2010). Avrupa Birliği oluşum süreci ve ortak politikalar. Milli Eğitim Dergisi, 40(188), s. 193; Serra, s. 221; Oral, H. (2005). Avrupa Birliği’ndeki vergi uyum çalışmaları ve Türkiye. Türkiye Barolar Birliği Dergisi, (56), s. 263.
  7. Galli, C. (2023). Le point incandescent de la Deuxième Guerre Froide: Les échelles d’un bouleversement, Gallimard. s. 56.
  8. Oral, s. 262.
  9. Kandil, M. (2023). Uluslararası ekonomi hukuku ve devletlerin sorumluluğu: Temel ilkeler ve ilişkilerin genel bir değerlendirmesi (Yayımlanmamış doktora tezi). Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Anabilim Dalı, s. 77.
  10. Küçük, A. (2023). Enerji konulu uluslararası yatırım antlaşmalarında ortaya çıkan uyuşmazlıkların ICSID tahkiminde çözümü (Yayımlanmamış yüksek lisans tezi). Sakarya Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Anabilim Dalı, s. 4.
  11. Bahgat, G. (2006). Europe’s energy security: Challenges and opportunities. International Affairs, 82(5), s. 968; Konoplyanik, A. ve Wälde, T. (2006). Energy Charter Treaty and its role in international energy. Journal of Energy & Natural Resources Law, 24(4), s. 524
  12. Daha fazla bilgi için lütfen inceleyiniz: https://www.mfa.gov.tr/enerji-sarti-anlasmasi.tr.mfa
  13. Soğuk savaş döneminde Avrupa Birliği’nin en önemli müttefiki olan Amerika Birleşik Devletleri, deklarasyona taraf olmasına rağmen Enerji Şartı Anlaşması’na yalnızca gözlemci olarak taraftır. (Belkin, P. (2008). The European Union’s energy security challenges. Connections, 7(1), s. 79).
  14. Akmeşe, N. (2022). Enerji Şartı ve Paris İklim Anlaşması çıkmazında AB ve Türkiye. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 7(1), s, 15
  15. Bahgat, s. 968; Belkin, s. 79; Belyi, A. (2014). International energy governance: Weaknesses of multilateralism. International Studies Perspectives, 15(3), s. 319; Kaya Caner, B. (2014). Enerji Şartı Anlaşması’nın muvakkaten uygulanması ve anlaşmadan çekilme hakkında bir değerlendirme. Ankara Barosu Dergisi, (3), s. 316-317.
  16. Akmeşe, s. 17.
  17. Bahgat, s. 968; Kaya Caner, s. 317.
  18. Akmeşe, s. 18; Leal-Arcas, R. (2015). How governing international trade in energy can enhance EU energy security. Renewable Energy Law and Policy Review, 6(3), s. 203.
  19. Mammadli, K. (2021). Enerji Şartı Anlaşması çerçevesinde uyuşmazlıkların çözüm yöntemleri (Yayımlanmamış yüksek lisans tezi). Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Özel Hukuk Anabilim Dalı, s. 17.
  20. Belkin, s. 79; Kaya Caner, s. 320.
  21. Wood, S. (2008). Energy and democracy: The European Union’s challenge. Current History, 107(707), s. 138.
  22. Akmeşe, s. 17; Mamadli, s. 81..
  23. Mamadli, s. 82
  24. İlgili kararlar için lütfen inceleyiniz: Blusun S.A. Jean-Pierre Lecorcier and Michael Stein v. Italian Republic (ICSID Case No. ARB/14/3), https://www.italaw.com/cases/5739;
  25. Belkin, s. 96;
  26. Daha fazla bilgi için lütfen inceleyiniz: https://unfccc.int/process-and-meetings/the-paris-agreement
  27. Daha fazla bilgi için lütfen inceleyiniz: https://commission.europa.eu/strategy-and-policy/priorities-2019- 2024/european-green-deal_en
  28. Bodansky, D. (2016). The Paris Climate Change Agreement: A new hope? The American Journal of International Law, 110(2), s. 2911.
  29. Akmeşe, s. 20; Uyar, N. (2022). Türkiye ve Avrupa Birliği elektrik piyasalarında tüketici hakları ve emisyon tahsisi ile YEK-G belgesinin hukuki niteliği (Yayımlanmamış doktora tezi). Başkent Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Medeni Hukuk Bilim Dalı, s. 229-230.
  30. Uyar, s. 230-231.
  31. Akmeşe, s. 22; Montanaro, 420.
  32. Montanaro, F. (2016). Les politiques en matière d’énergie photovoltaïque en Europe, au carrefour entre le droit de l’Union européenne et le Traité sur la Charte de l’énergie. Revue Belge de Droit International, 49(1), s. 409.
  33. Akmeşe, 26.
  34. Fransa, İspanya ve Lüksemburg tarafından benimsenen görüşe dair detaylar için sırasıyla lütfen inceleyiniz: https://www.politico.eu/wp-content/uploads/2021/02/12/TCE-vf.pdf , https://www.euractiv.com/wp-content/uploads/sites/2/2022/02/letter.pdf , https://www.euractiv.com/wp-content/uploads/sites/2/2022/02/letter.pdf
  35. Montanaro, 420.
  36. Akmeşe, 27; Montanaro, 420.

Kaynakça

  • Akmeşe, N. (2022). Enerji Şartı ve Paris İklim Anlaşması çıkmazında AB ve Türkiye. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 7(1), 13–40.
  • Bahgat, G. (2006). Europe’s energy security: Challenges and opportunities. International Affairs (Royal Institute of International Affairs 1944–), 82(5), 961–975.
  • Belyi, A. (2014). International energy governance: Weaknesses of multilateralism. International Studies Perspectives, 15(3), 313–328.
  • Bodansky, D. (2016). The Paris Climate Change Agreement: A new hope? The American Journal of International Law, 110(2), 288–319.
  • Biriş, B., & Deaconu, R. (2022). Compatibility of the provisions relating to the protection of investment contained in the Energy Charter Treaty with EU legislation (Case study Komstroy LLC v. Republic of Moldova). Romanian Journal of International Law, 27, 20–28.
  • Cuyvers, A. (2017). The road to European integration. In A. Cuyvers, E. Ugihashebuja, J. E. Ruhangisa, & T. Ottervanger (Ed.), East African Community Law: Institutional, Substantive and Comparative EU Aspects. Brill.
  • Çelen, S., & Karaalp, F. (2021). TEİAŞ’ın taraf olduğu sistem kullanım anlaşmalarının hukuki niteliği ve bu anlaşmalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli yargı yolu sorunu. Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, (48), 509–546.
  • Galli, C. (2023). Le point incandescent de la Deuxième Guerre Froide : Les échelles d’un bouleversement. Gallimard.
  • Güneş, A. M. (2016). Avrupa Birliği’nin temel değerleri üzerine. Türkiye Barolar Birliği Dergisi, (125), 307–340.
  • Kandil, M. (2023). Uluslararası ekonomi hukuku ve devletlerin sorumluluğu: Temel ilkeler ve ilişkilerin genel bir değerlendirmesi (Yayımlanmamış doktora tezi). Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Anabilim Dalı.
  • Kaya Caner, B. (2014). Enerji Şartı Anlaşması’nın muvakkaten uygulanması ve anlaşmadan çekilme hakkında bir değerlendirme. Ankara Barosu Dergisi, (3), 313–332.
  • Kıraç, S., & İlhan, B. (2010). Avrupa Birliği oluşum süreci ve ortak politikalar. Milli Eğitim Dergisi, 40(188), 191–201.
  • Konoplyanik, A., & Wälde, T. (2006). Energy Charter Treaty and its role in international energy. Journal of Energy & Natural Resources Law, 24(4), 523–558.
  • Küçük, A. (2023). Enerji konulu uluslararası yatırım antlaşmalarında ortaya çıkan uyuşmazlıkların ICSID tahkiminde çözümü (Yayımlanmamış yüksek lisans tezi). Sakarya Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Anabilim Dalı.
  • Leal-Arcas, R. (2015). How governing international trade in energy can enhance EU energy security. Renewable Energy Law and Policy Review, 6(3), 202–219.
  • Mammadli, K. (2021). Enerji Şartı Anlaşması çerçevesinde uyuşmazlıkların çözüm yöntemleri (Yayımlanmamış yüksek lisans tezi). Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Özel Hukuk Anabilim Dalı. 28 Bodansky, D. (2016). The Paris Climate Change Agreement: A new hope? The American Journal of International Law, 110(2), s. 2911. 29 Akmeşe, s. 20; Uyar, N. (2022). Türkiye ve Avrupa Birliği elektrik piyasalarında tüketici hakları ve emisyon tahsisi ile YEK-G belgesinin hukuki niteliği (Yayımlanmamış doktora tezi). Başkent Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Medeni Hukuk Bilim Dalı, s. 229-230. 30 Uyar, s. 230-231. 31 Akmeşe, s. 22; Montanaro, 420. 32 Montanaro, F. (2016). Les politiques en matière d’énergie photovoltaïque en Europe, au carrefour entre le droit de l’Union européenne et le Traité sur la Charte de l’énergie. Revue Belge de Droit International, 49(1), s. 409. 33 Akmeşe, 26. 34 Fransa, İspanya ve Lüksemburg tarafından benimsenen görüşe dair detaylar için sırasıyla lütfen inceleyiniz: https://www.politico.eu/wp-content/uploads/2021/02/12/TCE-vf.pdf , https://www.euractiv.com/wpcontent/uploads/sites/2/2022/02/letter.pdf , https://www.euractiv.com/wpcontent/uploads/sites/2/2022/02/letter.pdf 35 Montanaro, 420. 36 Akmeşe, 27; Montanaro, 420.
  • Masseron, J. H. (1992). Impacts of the Gulf War and changes in Eastern Europe. The Energy Journal, 13(3), 1–16
  • Montanaro, F. (2016). Les politiques en matière d’énergie photovoltaïque en Europe, au carrefour entre le droit de l’Union européenne et le Traité sur la Charte de l’énergie. Revue Belge de Droit International, 49(1), 405–424.
  • Oral, H. (2005). Avrupa Birliği’ndeki vergi uyum çalışmaları ve Türkiye. Türkiye Barolar Birliği Dergisi, (56), 262–263.
  • Petzina, D., Stolper, W. F., & Hudson, M. (1981). The origin of the European Coal and Steel Community: Economic forces and political interests. Zeitschrift für die gesamte Staatswissenschaft / Journal of Institutional and Theoretical Economics, 137(3), 450–468.
  • Serra, J. (2019). European Union’s contradictions. In Z. Sardar (Ed.), The Postnormal Times Reader (ss. 221–228). International Institute of Islamic Thought.
  • Uyar, N. (2022). Türkiye ve Avrupa Birliği elektrik piyasalarında tüketici hakları ve emisyon tahsisi ile YEK-G belgesinin hukuki niteliği (Yayımlanmamış doktora tezi). Başkent Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Özel Hukuk Anabilim Dalı, Medeni Hukuk Bilim Dalı.
  • Wood, S. (2008). Energy and democracy: The European Union’s challenge. Current History, 107(707), 133–138.