Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi
Global çerçevede yatırım ve ekonomik ilişkiler gittikçe artış göstermektedir. İthalat, ihracat ve gelişen teknoloji birlikte ticari ilişkilerde yer alan oyuncuların uluslararası nitelik kazanması çeşitliliği ve ekonomik canlılığı arttırmaktadır.
Oyuncuların uluslararası nitelik kazanmasının devletler açısından ekonomik menfaat sağladığı açıktır.
Sağlanan ekonomik menfaatin yanında kurulacak her ilişkide olduğu gibi birtakım uyuşmazlıkların çıkması kaçınılmazdır. Bu noktada önemli olan ilişkilerin verimliliğini ve sürekliliğini sağlamak amacıyla yaşanan uyuşmazlıkları en rahat şekilde çözüme kavuşturmaktır.
Hem yerel hem küresel ilişkilerde yaşanan uyuşmazlıkların giderilmesi amacıyla kural olarak mahkeme yargılaması tercih edilmektedir.
Mahkemelerin tercih edilmesinin en önemli nedeni bağlayıcı ve kesin kararlar almalarıdır.
Ancak mahkeme yargılamasının uzun zaman alması, uluslararası nitelikli işler kapsamında verilen kararların tenfizi konusunda yaşanabilecek sorunlar tarafları mahkeme yargılaması yerine alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine yönlendirmektedir.
Bu anlamda tahkim, uzlaştırma, teknik bilirkişilik, ticari hayatta alternatif uyuşmazlık çözüm yolları olarak tercih edilmektedir.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununda (“Kanun”) sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak tanımlanmaktadır. Her ne kadar ilgili Kanun maddesinde arabuluculuğun tanımı yapılırken ihtiyari olarak yürütülen ifadesi yer alsa da Türk Hukukunun güncel mevzuatı çerçevesinde belirli iş ve ticari uyuşmazlıklarda zorunlu kurumu getirilmiştir.
TÜRKIYE’DE ARABULUCULUK KAPSAMINDA DÜZENLENEN ANLAŞMA BELGESININ İCRASI
Türk Hukuku çerçevesinde arabuluculuk uyuşmazlık çözüm yöntemi aracılığıyla uzlaşılması halinde; arabulucu ve taraflar arasında imzalanacak olan bir anlaşma belgesi düzenlenir. Anlaşma belgesinin kapsamını taraflar belirler.
Kanun kapsamında taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, anlaşma belgesinin icra kabiliyetini kazanması için bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini ilgili mahkemeden talep edebilirler. İcra edilebilirlik şerhinin verilmesi, çekişmesiz yargı işidir ve buna ilişkin inceleme dosya üzerinden yapılır. Ancak arabuluculuğa elverişli olan aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda inceleme duruşmalı olarak yapılır. Bu incelemenin kapsamı anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı hususlarıyla sınırlıdır.
Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi için mahkemeye yapılacak olan başvuru ile bunun üzerine verilecek kararlar kesin değildir, bu kararlara karşı istinaf yolu açıktır.
Önemle belirtmek gerekir ki; taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.
ULUSLARARASI ÇERÇEVEDE ARABULUCULUK
Arabuluculuk yönteminin iki farklı devlete tabi taraflar arasında gerçekleştirilmesi halinde düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirliği en önemli husustur.
Bu kapsamda iki farklı devlete tabi taraflar arasında yürütülen arabuluculuk sonucunda anlaşmaya varılması halinde düzenlenen anlaşma belgesinin icrasını kolaylaştırmak amacıyla Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Hukuku Komisyonu tarafından çalışma başlatılmıştır.
Bu kapsamda Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Hukuku Komisyonu tarafından hazırlanan Arabuluculuk Sonucunda Yapılan Uluslararası Sulh Anlaşmaları Hakkında Birleşmiş Milletler Sözleşmesi (“Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi”) 7 Ağustos 2019 tarihinde Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve Çin dahil olmak üzere toplam 46 ülke tarafından kabul edilerek Singapur’da akdedilmiştir.
SINGAPUR ARABULUCULUK SÖZLEŞMESI
Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi, milletlerarası arabuluculuk uzlaşma anlaşmalarının icrasına ilişkin bir sözleşmenin farklı hukuki, sosyal ve ekonomik sistemlere sahip Devletlerce kabul edilmesinin, uluslararası arabuluculuk üzerine mevcut olan hukuki çerçeveyi tamamlayacağına ve uyumlu uluslararası ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanılarak uluslararası uyuşmazlıkların arabuluculuk yöntemiyle çözülmesi halinde icrasını kolaylaştırmak suretiyle arabuluculuk yönteminin tercih edilmesini sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.
Düzenleme ile birlikte Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi’ni imzalayan taraf devletlerin, kendi iç hukukları çerçevesinde yapılan ticari uyuşmazlıklardan kaynaklı arabuluculuk görüşmeleri sonucunda imzalanan yazılı anlaşmalarını diğer taraf ülkelerde dava yollarına başvurmaksızın sadece yetkili makama başvurarak kolaylıkla ve doğrudan icra edilebilmesi amaçlanmaktadır.
Taraflar arasında arabuluculuk anlaşmasının yazılı şekilde yapılmış olması ve anlaşmanın uluslararası niteliğe sahip olması ön koşuldur. Uluslararası niteliğe sahip olması için; arabuluculuk anlaşmasına taraf olan en az iki tarafın farklı Devletlerde iş yerlerinin bulunması veya arabuluculuk anlaşmasına taraf olan tarafların iş yerlerinin bulunduğu Devletin ya arabuluculuk anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerin önemli bir bölümünün gerçekleştirildiği Devletten ya da arabuluculuk anlaşmasının konusuyla en çok bağlantısı olan Devletten farklı olan Devlet olması gerekmektedir.
Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi sadece ticari uyuşmazlıklara ilişkin arabuluculuk anlaşmalarında uygulanabilecektir. Aile hukuku, iş hukuku, miras hukuku alanlarında Singapur Arabuluculuk Sözleşmesinden faydalanılamayacaktır.
Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi, henüz Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmemiştir.
Bu anlamda Türk Hukukuna uyum sürecinin devam ettiğini söyleyebiliriz.
