A. GİRİŞ

Türkiye’de ilk kez 12 Nisan 1993 tarihinde kullanılmaya başlanan internete, dijital pazarlama ajansı We Are Social’ın 2017 yılı raporuna göre Türkiye nüfusunun % 60’ını oluşturan 48 milyon kişi bağlanmaktadır. Kullanıcılar günlük ortalama 7 saatlerini bilgisayar karşısında, 3 saatini telefon üzerinden internete bağlanarak ve 3 saatini sosyal medya platformlarında geçirmektedir. İnternet hız analizi yapan Akamai Technologies’in raporuna göre 2016 yılı ortalama internet hızı 7.6 mbps olan Türkiye, bu konuda dünya sıralamasında 71. sıradadır.

B. SÜREÇ

İnternete erişimin başladığı ilk yıllarda internet bağlantısına sahip olmanın yüksek maliyeti ve ülkenin zayıf altyapısı nedeniyle internet çok sayıda kullanıcıya ulaşamadı. Bu nedenle, Türkiye 2000’li yılların başına kadar herhangi bir internet yayınına müdahale, düzenleme veya engelleme yönelimine girmedi. Ancak 2000’lerin başlarından itibaren kullanıcı sayısının artması ve her kesimde yaygınlaşmaya başlaması ile artık bu alanda da düzenlemeler yapmaya ihtiyaç olduğu fark edildi. Bu sebeple ortaya çıkan 5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun” 04.05.2007 tarihinde kabul edilip, 26530 sayılı ve 23.05.2007 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun, kabul edilmesinin ardından, 2008, 2014, 2015 ve 2016 yıllarında birçok kez değiştirilmiş ve son olarak 2017 yılında Yargıtay tarafından bir maddesi iptal edilerek mevcut halini almıştır. Kanunun çıkmasından sonra 30 Kasım 2007 tarihli ve 26716 sayılı Resmî Gazete ile yayımlanan “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” ile de düzenlemeler devam etmiştir.

Bu mevzuatın yürürlüğe girmesiyle internet yasaklarının ve erişim engellerinin hangi çerçevede gerçekleşeceği konusunda yasal altyapı hazırlanmıştır. Yasal altyapıyı kullanarak mevzuatı uygulamaya yetkili kurum ise ilk başta Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) olmuş ancak daha sonra bu kurum kapatılarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) yetkileri devralmıştır.

5651 sayılı Kanunun gerekçesinde belirtildiği üzere amacı; aileyi, çocukları ve gençleri internet dâhil elektronik iletişim araçlarının suiistimal edilmesi suretiyle uyuşturucu ve uyarıcı madde alışkanlığı, intihara yönlendirme, cinsel istismar, kumar ve benzeri kötü alışkanlıkları teşvik eden yayınların içeriklerinden korumak için gerekli önleyici tedbirlerin almak ve elektronik ortamda çocuğa, gençliğe ve aileye yönelik ağır ve vahim nitelikteki saldırıların önlenmesini teminen gereken yasal düzenlemenin yapılması sağlanmış olmaktır.

Bu Kanun ile yeni bilişim suçları kategorisi oluşturulmamakta ve suçlar işlendikten sonra devreye girecek cezai ve idari yaptırımlar getirilmemektedir. 5651 sayılı Kanunun amacı ceza vermek değil tedbir uygulamaktır. Türk Ceza Kanununda yer alan belirli suçların internet dâhil elektronik ortamda etkilerini sürdürmesinin, idari ve yargısal koruma tedbiri olmak üzere belirlenen iki yöntemle önlenmesi mümkün kılınmaktadır. Bu amaçla, söz konusu kanunda yer alan bazı suçların, elektronik ortamda işlenmesinin içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden önlenmesine ilişkin esas ve usuller belirlenmektedir.

5651 sayılı Kanunun 8. maddesinin ilk fıkrasına göre internet ortamında yapılan ve içeriği aşağıdaki suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak erişimin engellenmesine karar verilir:

  • 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
    1. İntihara yönlendirme (madde 84),
    2. Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra),
    3. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190),
    4. Sağlık için tehlikeli madde temini (madde 194),
    5. Müstehcenlik (madde 226),
    6. Fuhuş (madde 227),
    7. Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228) suçları ve
  • 25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlardır.

C. YETKİLİ MAKAM

Erişimin engellenmesi kararını vermeye yetkili makam 5651 sayılı kanunun 9. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilmiştir. Erişim engeli kararı; soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından verilir. Soruşturma evresinde, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısı tarafından da erişimin engellenmesine karar verilebilir. Ancak bu durumda cumhuriyet savcısı kararını yirmi dört saat içinde hâkimin onayına sunacak ve hâkim, kararını en geç yirmi dört saat içinde verecektir. Bu süre içinde kararın onaylanmaması halinde tedbir, cumhuriyet savcısı tarafından derhal kaldırılmalıdır. Soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi halinde ise erişimin engellenmesi kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.

Erişimin engellenmesi kararı, amacı gerçekleştirecek nitelikte görülürse belirli bir süreyle sınırlı olarak da verilebilir. Koruma tedbiri olarak verilen erişimin engellenmesine ilişkin karara 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilir.

İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, kuruma (BTK) doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir. Yapılan bu istekte; hakkın ihlaline neden olan yayının tam adresi (URL), hangi açılardan hakkın ihlal edildiğine ilişkin açıklama ve kimlik bilgilerini ispatlayacak bilgilere yer verilir. Bu bilgilerde eksiklik olması hâlinde talep işleme konulmaz.

D. ERİŞİMİN ENGELLENMESİ

Erişimin engellenmesi kararları, ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verilir. Ancak, teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda, gerekçesi belirtilmek şartıyla internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebilir.

Yönetmeliğin 15. maddesi hükmünde, koruma tedbiri olarak verilen erişim engelleme kararlarında bulunması gereken hususları şöyle sıralamıştır;

  1. Kararı veren merciin adı,
  2. geçilmişse mahkeme esas numarası,
  3. Tedbirin hangi suç için istendiği, bu suça ilişkin yeterli şüphe sebeplerinin neler olduğu,
  4. “URL adresi: http://www.abcd.com/ abcdefgh.htm” şeklinde örneklenen, suça ilişkin bilgilerin bulunduğu tam web adresi,
  5. “www.abcd.com” şeklinde örneklenen, hakkında tedbir uygulanacak internet yayınlarının alan adı,
  6. Hakkında tedbir uygulanacak internet yayınlarının bulunduğu yer sağlayıcıya ait IP adresi,
  7. Alan adı veya IP adresi olarak erişim engelleme yöntemi.

Burada g bendinde belirtilen engelleme yönteminin belirtilmesi konusu önemlidir. Kararı veren mercii, bu iki engelleme yönteminden birini tercih edecektir. Bunlardan IP adresi temelli engelleme ile tüm siteye erişim engellenmekte iken; alan adı temelli engelleme tercih edildiğinde yalnızca sakıncalı içeriğin bulunduğu sayfa erişime kapatılmaktadır. Ancak uygulama, ne yazık ki sitenin tümünün erişime engellenmesi yönünde gelişmiştir.

E. ENGELLEMENİN İMKANSIZLIĞI

Erişimin engellenmesi kararı, İletişim Başkanlığı’nca erişim sağlayıcıya bildirilerek yerine getirilmektedir. Hâkim, mahkeme veya cumhuriyet savcısı tarafından verilen erişimin engellenmesi kararı Başkanlığa gönderilir. Kararlar, doğrudan erişim sağlayıcılara gönderilemez. Başkanlık, kararlara ilişkin bilgileri gereği derhal yapılmak üzere elektronik ortamda erişim sağlayıcılara bildirir. Kararların gereği erişim sağlayıcılar tarafından derhal veya en geç kararın bildirilmesi anından itibaren yirmi dört saat içinde yerine getirilir. 13 üncü maddeye göre erişimi engellenen yayınlar, Başkanlık tarafından hazırlanan ve mevcut sayfa yerine kararı veren merciin adı ile karar tarih ve sayısını belirten uyarı sayfasına yönlendirilir. Ülkemizde en büyük erişim sağlayıcı olarak genelde Türk Telekom tarafından bu kararlar yerine getirilmektedir. İlgili siteye girmeye çalışanlar, karşılarında erişimin niçin engellendiğini gösterir bir yazıyla karşılaşmaktadırlar. Bu da göstermektedir ki, genelde IP adresinin bloke edilmesi yöntemi uygulanmaktadır. Açıkçası bu teknik engellemenin ne kadar etkili olduğu çok tartışmalıdır. Her şeyden önce mirror siteler, DNS adreslerinin değiştirilmesi, proxy kullanılması, tünel siteler kullanılması ya da yurtdışından VPN bağlantısı yapılması hallerinde, bu tür erişim engellemeler geçersiz kılınmaktadır. Kısacası, erişim engellemenin dolanılması, teknik bakımdan yüksek düzeyde bilgi gerektirmeyecek kadar basittir. Erişimi engellenen sitelere girmek isteyen kimseler, bu yöntemlerden herhangi birisini kullanarak bu sitelere erişebilmektedirler.

F. SONUÇ

Türkiye’deki güncel düzenlemelere göre; web sitelerindeki yayınlar, Kanunun 8inci ve/veya 9uncu maddelerinde belirtilen hükümleri ihlal ederse, bu web sitelerine erişimin engellenmesine izin verilir. Bu maddede ortaya konan hükümler adil ve dengeli gibi görünse de, BTK ve TİB’in herhangi bir web sitesini kapatma yetkisi, bu düzenleyici sistemin kötüye kullanılmasına neden olmakta ve bu sayede haksız yere engelleme ile sonuçlanmaktadır. Diğer yandan, sitenin bütünü hakkında erişim engelleme kararı verilmesi de hatalı ve hukuka aykırı bir uygulamadır. Bir sitede yer alan sakıncalı içerik nedeniyle sitenin bütününün erişime engellenmesi, belki de tartışma ve eleştirilerde seslerin en gür çıktığı bölümü oluşturmaktadır. Konu, bir internet sitesinin erişime engellenmesi olduğunda, mağdur, suçlu, üçüncü kişi gibi kavramlar alt üst olmaktadır. Bir web sitesinde, bir kullanıcının yazdığı yazı nedeniyle site tamamen erişime engellendiğinde öncelikle o sitedeki diğer yazarlar mağdur olmaktadır. Yine o sitenin üyeleri ve ziyaretçileri veyahut bir konu hakkında araştırma yapan ve aradığı bilgiyi o sitede bulabilecek bir internet kullanıcısı da mağdur olmaktadır. Bir web sitesine erişimin engellenmesi aynı zamanda temel hak ve hürriyetlerle son derece bağlantılı bir konudur. Her bir erişim engelleme, diğer bireylerin düşünce ve ifade özgürlüğüne bir müdahale oluşturabilir. Bu nedenle büyük hassasiyet isteyen erişim engellemelerinde suiistimallerin önüne geçilmeli ve taraflarla birlikte üçüncü kişilerin hakları da güvence altına alınmalıdır.

KAYNAKÇA

  • Internet ve Sosyal Medya Kullanıcı İstatistikleri 2017, Tuğba AYVAZ, DijitalAjanslar.com
  • Akamai.com – Q4 2016 State of the Internet – Connectivity Report
  • 5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun
  • 30 Kasım 2007 tarihli ve 26716 sayılı Resmî Gazete ile yayınlanan İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik
  • 5651 Sayılı Kanuna İstinaden Bazı İnternet Sitelerine Erişimin Engellenmesi Tedbirlerine Eleştirel Bir Yaklaşım (Doç. Dr. Savaş BOZBEL)
  • 5651 Sayılı Kanun ve Erişim Engelleme (Av. İlker ATAMER)
  • Internet Bans in Turkey (Ali Yurtsever)