GİRİŞ

Bildiğiniz üzere Türkiye 6 Şubat 2023 tarihinde büyük bir felakete gözünü açtı. Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki deprem medyada “11 ili etkiledi” şeklinde yer alsa da bu depremler bütün ülkeyi derinden etkileyen, son zamanların en büyük felaketlerinden birisi oldu. Bunun gibi büyük çapta meydana gelen deprem, kasırga, tsunami, sel, orman yangını gibi doğal afet durumlarında toplum hayatı derinden sarsıldığı gibi kamu kurumlarının işleyişi de etkilenmektedir. Olağanüstü büyüklükte bir yıkımın geniş bir bölgeyi etkilemesi, kurtarma faaliyetlerinin yürütülmesini zorlaştırmakta ve hukuk düzeninin de korunmasını güçleştirmektedir. Bu sebeplerle dünya genelinde pek çok devlet, anayasa ve kanunlarında doğal afet sebebiyle OHAL ilan edilmesine izin vermektedir. Bu yasal düzenlemeler kapsamında muhtemel afet süreçlerinde ivedilikle karar alınması ve gereken işlemlerin hızlıca yapılarak sürecin minimum hasarla atlatılması amaçlanmaktadır.

İşte bu yazımızda da öncelikle OHAL kavramı incelenerek kavrama ilişkin ülkemizdeki yasal düzenlemelerden bahsedilecek ve devamında doğal afet kapsamında ilan edilen OHAL’in hukuki kapsam ve sonuçları incelenecektir.

I. Ohal Nedir?

Olağanüstü hal, 1876 Kanun-i Esasi’den beri hukuk sistemimizde var olan bir kavramdır. Bu kavram, yukarıda da bahsettiğimiz gibi olağanüstü nitelikte yıkımlar yaşanan ya da ülkeleri kaos ortamına sürükleyebilecek durumlarda hızlı müdahaleyi sağlayarak karar alma mekanizmasını hızlandırmak amacıyla ortaya çıkmıştır. Bu kavramı kabul eden her ülke, mevzuatında OHAL olarak nitelendirilebilecek durumları belirleyerek bu dönemlerde kullanılabilecek yetkilerin sınırlarını çizmektedir. Ülkemizde de Anayasa’nın 119. maddesinde Olağanüstü Hal Yönetimi başlığıyla bu durum düzenlenmekte, hangi durumlarda, nasıl ve kim tarafından ilan edileceği belirtilmektedir.

II. Ülkemizde Hangi Durumlarda ve Nasıl OHAL İlan Ediliyor?

OHAL kurumunun düzenlendiği Anayasa’nın 119. Maddesine göre aşağıdaki durumlardan birinin gerçekleşmesi halinde Cumhurbaşkanı, süresi altı ayı geçmemek üzere, ülkenin tamamında veya bir kısmında OHAL ilan etmeye yetkilidir. OHAL ilanını gerektiren durumlar şu şekildedir: • Savaş ya da savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi, • Seferberlik, ayaklanma, vatan veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışma, • Anayasal düzeni, temel hak ve hürriyetleri, ülkenin ve milletin bölünmezliğini tehlikeye düşüren yaygın şiddet hareketlerinin ortaya çıkması, • Şiddet olayları nedeniyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması, • Doğal afet, • Tehlikeli salgın hastalık, • Ağır ekonomik bunalım.

OHAL yönetimi, niteliği gereği hızlı aksiyon almayı gerektirdiğinden pek çok ülkede meclis ve yürütme organı arasında paylaştırılmıştır. Polonya, Portekiz, Romanya, Brezilya, Macaristan, Güney Kore ve Hollanda gibi ülkelerde OHAL ilanına doğrudan devlet başkanı tarafından karar verilerek bu kararın meclis tarafından onaylanması usulü benimsenmiştir. Ülkemiz de bu ilan usulünü benimseyen ülkeler arasındadır.

Anayasa’nın aynı maddesinde belirtildiği üzere OHAL ilan edilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı verildiği gün Resmi Gazete’de yayımlanır ve aynı gün TBMM’nin onayına sunulur. TBMM tatilde ise derhal toplantıya çağrılır. Meclis gerekli gördüğü takdirde OHAL’in süresini kısaltabilir, uzatabilir veya kaldırabilir (m. 119/2, 3).

III. Doğal Afet Sebebiyle İlan Edilen OHAL

Büyük çaptaki doğal afetler, olağanüstü tedbirlerin alınmasını ve bu kapsamda OHAL ilanını gerektirebilir. Deprem, sel, tsunami, orman yangını gibi afetler de büyüklükleri ve etkiledikleri alana göre insan hayatını ve kurumların işleyişini büyük ölçüde etkileyebilir. Farklı ülkelerde geçmişten günümüze kadar bu durumun pek çok örneği yaşanmıştır. Örneğin; Kanada’da Wood Buffalo Belediyesi Fort McMurray Yangını sonucunda, Filipinler’de tropik fırtına felaketi sonucunda, ABD’de Kuzey Karolina, Tennessee, Maryland, Pensilvanya, Georgia, Virginia, Batı Virginia ve New Jersey gibi eyaletlerde kar fırtınası nedeniyle OHAL ilan edilmiştir. Bunun gibi dünyada pek çok örnek bulunmaktadır.

IV. Türkiye’de Doğal Afet Durumunda OHAL İlanı

Yukarıda sayıldığı gibi dünyada doğal afet durumunda pek çok OHAL ilanı örneği olmasına rağmen ülkemizde 6 Şubat Kahramanmaraş Depremine kadar doğal afetler nedeniyle bir OHAL ilanına gidilmemiştir. Öyle ki 17 Ağustos 1999 Depremi döneminde OHAL ilan edilmemesi de eleştirilmiştir.

Merkezi Kahramanmaraş olan 6 Şubat depremlerinde Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal afetini yaşamıştır. 7,7 ve 7,6 büyüklüklerinde meydana gelen ve ardından aylarca devam eden ve devam edecek olan artçı depremler sebebiyle Kahramanmaraş ile birlikte Adıyaman, Hatay, Osmaniye, Malatya, Gaziantep, Adana, Şanlıurfa, Diyarbakır, Elazığ ve Kilis’in de yer aldığı onbir il derinden etkilenmiştir. 300 kilometrelik fay kırılmasının yaşandığı, 14 milyondan fazla insanın doğrudan etkilendiği bu depremler sebebiyle resmi kayıtlara göre 50.000’den fazla insan hayatını kaybetmiştir. Görüleceği üzere depremlerin etkili olduğu alanın büyüklüğü ve felaketten etkilenen nüfusun çokluğu düşünüldüğünde OHAL ilanını gerektiren “ağır tehdit”, “geçicilik” ve “öngörülemezlik” unsurlarının gerçekleşmiş olduğu görülmektedir.

Nitekim bu kapsamda, Anayasa’nın 199’uncu maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununun 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa ilerinde 8/2/2023 Çarşamba günü saat 01.00’den itibaren üç ay süreyle olağanüstü hal ilan edilmesine karar verilmiştir. Daha sonrasında Elazığ ili de bu kapsama alınarak OHAL ilan edilen il sayısı 11’e çıkarılmıştır.

V. OHAL’in Sonuçları

Uluslararası hukuk açısından bakıldığında olağanüstü hâl durumunda özgürlükler ve haklar kısıtlanabilir. Mesela vatandaşa bu kapsamda bazı yükümlülükler getirilebilir veya bir kişi yargılama olmaksızın alıkoyulabilir.

Yürürlükteki Anayasa OHAL uygulamasında temel hak ve hürriyetlerin sınırlanabileceğini veya kullanımlarının geçici olarak durdurulabileceğini düzenlemektedir. Bazı haklar ise olağanüstü halde dahi sınırlandırılamamaktadır. Anayasa’nın 15. maddesinde yer alan, OHAL dönemlerinde dahi sınırlanamayan çekirdek hakları şu şekilde sıralayabiliriz; • Kişinin yaşama hakkına, maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamaz. • Kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz. • Suç ve cezalar geçmişe yürütülemez. • Suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz. Sayılan bu çekirdek haklar haricinde diğer hak ve özgürlükler için yapılacak sınırlamalar da uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklere, OHAL’in gerekliliklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmamalıdır.

VI. Doğal Afet Sebebiyle İlan Edilen OHAL Sırasında Yükümlülükler

OHAL dönemlerinde vatandaşlara getirilebilecek maddi yükümlülükler ile temel hak ve özgürlüklerin nasıl sınırlanabileceği veya durdurulabileceği, hangi hükümlerin nasıl uygulanabileceği gibi hususlar 2935 sayılı OHAL Kanunu’nda düzenlenmiştir. Bu kanun, alınabilecek tedbirleri farklı başlıklar altında incelemiştir. Kanunun birinci kısmında; “Tabii Afet ve Tehlikeli Salgın Hastalıklarda Yükümlülükler ve Alınacak Tedbirler”, ikinci kısmında “Ağır Ekonomik Bunalım Hallerinde Yükümlülükler ve Alınacak Tedbirler”, üçüncü kısmında ise “Şiddet Hareketlerinde Alınacak Tedbirler” düzenlenmiştir. Kanun incelendiğinde doğal afet dönemlerinde ilan edilen OHAL durumlarında felakete uğrayanların kurtarılması ve ortaya çıkan zararın telafi edilebilmesi amacıyla maddi yükümlülükler ve çalışma yükümlülüklerinin getirilebileceği görülmektedir. Bu tedbirlerin öncelikli amacı, en kısa sürede yaşamsal ihtiyaçların karşılanmasıdır. Bu ihtiyaçlar karşısında kamu kaynaklarının yetersiz olduğu durumlarda OHAL ilan edilerek para veya mal yükümlülükleri getirilebilmektedir. Doğal afet sebebiyle OHAL ilan edildiği durumlarda 2935 sayılı OHAL Kanunu kapsamında aşağıdaki tedbirler alınarak bazı yükümlülükler getirilebilir; • Acil ve hayati ihtiyaç maddeleri için kamu kaynaklarından yeterli finansman zamanında sağlanamazsa bölgedeki banka ve diğer kredi kuruluşlarının imkânları kullanılır. • OHAL ilan edilen bölge içindeki tüm tüzel ve gerçek kişiler istenilen arazi, arsa, bina, tesis, araç gereç, yiyecek, ilaç ve tıbbi malzeme ile giyecek ve diğer maddeleri teslim etmek zorundadır. Yiyecek, giyecek, araç, gereç, ilaç ve tıbbi malzemeler gibi zaruri maddeler bölge sınırları içinde sağlanamadığı takdirde, bu Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle en yakın bölgelerden yükümlülük yolu ile sağlanır. • OHAL bölgesinde bulunan 18-60 yaşları arasındaki bütün vatandaşlar OHAL sebebiyle kendilerine verilecek işleri yapmakla yükümlüdür.

  • İş yerlerinde günlük çalışma saatleri artırılabilir. Bu kapsamda hafta sonu veya bayram tatilleri gibi çalışanların tatil hakları uygulanmayabilir. • OHAL bölgesinin belirli yerlerinde ikamet edilmesi yasaklanabilir, belli yerleşim yerlerinin tahliyesine veya taşınmasına karar verilebilir. Bazı yerleşim yerlerine giriş çıkışlar sınırlandırılabilir. • Her türlü eğitim öğretim kurumunda öğrenime ara verilebilir; öğrenci yurtları süreli veya süresiz olarak kapatılabilir. • Eğlence ve konaklama tesisleri kapatılabilir, faaliyet zamanları değiştirilebilir veya OHAL’in gerektirdiği farklı amaçlar için kullanılabilir. • Bölgede OHAL hizmetlerinin yürütülmesi ile görevli personelin yıllık izinleri kaldırılabilir. • OHAL bölgesindeki tüm haberleşme araç gereçlerinden yararlanılabilir, koşulların gerektirmesi durumunda bunlara geçici olarak el koyulabilir. • Tehlike oluşturan binalar yıkılabilir; sağlığı tehdit eden taşınır ve taşınmaz mallar ile gıda maddeleri ve mahsulleri imha edilebilir. • Belli gıda maddeleri, hayvanlar, hayvansal ürünler ve hayvan yemlerinin OHAL bölgesine giriş çıkışları sınırlanabilir veya yasaklanabilir. • Sağlık, beslenme, ısınma, temizlik, ulaşım, sanayi, inşaat, tarım, aydınlanma veya kamu için gerekli her türlü maddenin üretimi, satışı, dağıtımı, depolanması ve ticareti konularında gerekli tedbirler alınabilir. Bu kapsamda ilgili işletmelere el koyulabilir, satıştan kaçınan, fahiş fiyatla satış yapan, üretimi durduran veya yavaşlatanlar hakkında fiilin niteliğine göre ve bulunduğu yerleşim yeri için hayati önem taşımadığı takdirde kapatma kararı verilebilir. • Ulaşım araçlarının OHAL bölgesine giriş çıkışları sınırlandırılabilir; kara, deniz ve hava trafik düzenine ilişkin gerekli tedbirler alınabilir. OHAL kapsamında para, mal ve çalışma yükümlülüğünü yerine getiren kişilere yükümlülüklerinin karşılığı olan ücret veya bedeller yasal faiziyle ödenir. Tespit olunan ücretin yeterli görülmemesi durumunda vatandaş yargı yoluna başvurabilir.

VII. OHAL’in Cezai Sonuçları

2935 sayılı OHAL Kanunu’nun 23. maddesi kapsamında görev yapan güvenlik güçleri silah kullanma yetkisine sahiptir. Görevlendirilen kolluk ve silahlı kuvvetler personelleri hakkındaki soruşturma süreci tutuksuz olarak yürütülür.

Yine bu Kanun’un 25. maddesi uyarınca; OHAL kapsamında alınan tedbirlere ve verilen emirlere aykırı hareket eden kişiler bu fiilleri başka bir suçu oluştursa dahi ayrıca üç aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Halkı korku ve panik yaratacak şekilde ve özel olarak bunu gerçekleştirme kastıyla “asılsız, mübalağalı havadis ve haber yayan veya nakledenler, fiilleri başka bir suç oluştursa bile ayrıca üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla” cezalandırılır. Bu suçlar basın ve yayın organları aracılığıyla işlenirse verilecek cezalar bir kat artırılır.

Görüleceği üzere felaket sebebiyle ortaya çıkan ihtiyaçların ivedilikle karşılanabilmesi için OHAL ilan edilebilmekte ve uygulamanın kolaylaşması açısından yetkililere geniş yetkiler verilebilmektedir. Ayrıca tedbirlere uymayanlar için de yaptırımlar öngörülerek yasal düzenlemelerin uygulanması sağlanmaktadır.

Sonuç

Başlangıçta da belirttiğimiz gibi dünyada büyük felaketlerin yaşandığı durumlarda insanların yaşamsal ihtiyaçlarının karşılanabilmesi, felaketin minimum hasar ile atlatılması, kamu kurum ve kuruluşlarının işlevlerine devam edebilmesi, ekonomik dengelerin bozulmaması gibi pek çok amaçla ülkenin tamamında veya bir kısmında OHAL ilan edilebilmektedir. OHAL kapsamında bazı haklar sınırlandırılabilmekte, geçici olarak durdurulabilmekte ve vatandaşa bazı yükümlülükler yüklenebilmektedir. Bu halde dahi dokunulamayacak çekirdek haklar vardır. Ancak bazı durumlarda felaketin büyüklüğü ve yaşanan kaos ortamı sebebiyle OHAL’in uygulanması konusunda bazı aksaklıklar ve yetkilerin aşılması gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir. Bu durumlarda; OHAL ilanının amacının, yaşanan felaketin etkilerini ivedilikle azaltarak ihtiyaçların karşılanması olduğu unutulmamalıdır.

KAYNAKÇA