1. Giriş

24.11.2021 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (“TBMM”) kabul edilen ve 30 Kasım 2021 tarihinde 31675 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (“Kanun”) ile çocuk teslimi, çocukla kişisel ilişki kurulması ve velayetin değiştirilmesi hususlarına ilişkin Türk Hukuku’na birçok yenilik getirilmiştir. Getirilen yenilikler ile çocuğun üstün yararı gözetilerek uygulamada yaşanan sorunların önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin eski sistem; halk arasında “çocuk haczi” olarak da bilinmekteydi ve bu sistem 2004 sayılı İcra İflas Kanunu (“İİK”) m. 25’te çocuk teslimi düzenlemesini içeren hükümde İİK m. 24’te öngörülen “taşınır teslimi” hükmüne atıf yapılması bakımından çocuğun taşınır bir eşya yerine konması dolayısıyla gerek medyada gerek doktrinde eleştirilmekteydi. Bu nedenle çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair hususlar artık İİK’de değil çok daha detaylı bir şekilde Çocuk Koruma Kanunu’nda düzenlenmektedir. Ayrıca Kanun ile getirilen yeniliklerden bir diğeri de doktrinde kabul edilen ancak mevzuatta açıkça hükme bağlanmamış olan çocukla kişisel ilişki kurulmasının gereklilikleri yerine getirilmediği takdirde velayetin değiştirilebileceği hususunun artık Türk Medeni Kanunu’nda açıkça düzenlenecek olmasıdır.

2. Kanun ile İcra ve İflas Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu Kapsamında Getirilen Yenilikler

Halk arasında çocuk haczi olarak da bilinen çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin, 2004 sayılı Icra iflas Kanunu’nda (“İİK”) düzenlenen “Çocuk teslimi” başlıklı 25.madde, “Çocukla şahsi münasebetin tesisine dair ilamların icrası” başlıklı 25/a maddesi ve “Çocuk teslimine ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların icrasında uzman bulundurulması” başlıklı 25/b maddeleri yürürlükten kaldırılarak ilgili konu hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nda (“ÇKK”) yeni düzenlemeler yapılmıştır. Bir diğer deyişle bu hususlar artık İİK’de değil ÇKK’de düzenlenmektedir. Bu yenilikler ile sosyal devlet ilkesine uygun olarak ve çocuğun menfaatleri birinci planda tutularak hak sahibinden harç alınmaksızın, yeni ihtilafların çıkmasını engelleyecek bir biçimde çocuğun ebeveynleriyle kişisel ilişki kurma hakkının tesis edilmesi hedeflenmektedir.

Öncelikle ÇKK’ye eklenen ilk madde çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair yetkili ve görevli birime ilişkindir; ÇKK 41/A maddesine göre artık çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair aile mahkemeleri tarafından verilen ilam veya tedbir kararları icra daireleri tarafından değil Adalet Bakanlığınca kurulan Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerince (“Müdürlük”) belirlenen

teslim mekanlarında yerine getirilecektir ve yerine getirilmesinde çocuğun yerleşim yeri Müdürlüğü yetkili kılınmıştır. Çocuğun menfaatlerini korumak üzere; Müdürlüklerde pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacılar görev almaya başlayacaktır.

ÇKK 41/B maddesinde çocuk teslimine ve 41/C maddesinde ise çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam ve tedbir kararlarının yerine getirilmesi usulü düzenlenmektedir. ÇKK madde 41/B’de düzenlenen usul özetle şu şekildedir; çocuk teslimine dair karar yükümlüsü tarafından rızasıyla yerine getirilmediği takdirde hak sahibi, ilam veya tedbir kararının yerine getirilmesi için Müdürlüğe başvurabilecektir. Müdürlük bu başvuru üzerine öncelikle her türlü iletişim aracıyla yükümlüyle irtibata geçer ve Müdürlük tarafından belirlenen gün ve saatte hak sahibine teslim edilmek üzere çocuğun belirlenen yere getirilmesini bildirir. Bu bildirim üzerine bildirimin yapılıp yapılamadığına dair bir tutanak hazırlanır. Eğer yükümlüyle irtibat kurulamadığı için bildirim yapılamamışsa; kendine bildirim yapılabilmesine rağmen yükümlü çocuğu teslim etmeyecegini bildirmişse veya çocuğu belirlenen zamanda belirlenen yere getirmemişse kendisine bir teslim emri tebliğ edilir. Bu teslim emri özetle; yükümlünün çocuğu Müdürlük tarafından belirlenen zamanda emirde belirtilen yere getirmek zorunda olduğu, haklı bir mazereti varsa teslim gününden önce Müdürlüğe bildirimde bulunarak çocuğun Müdürlükçe alınmasını talep etmesi gerektiği, çocuğu getirmez veya Müdürlükçe alınmasını talep etmezse çocuğun uzman veya öğretmen marifetiyle gerekmesi halinde kolluktan yardım alınarak ve zor kullanılarak teslim alınacağı, emre muhalefet etmesi hâlinde disiplin hapsiyle cezalandırılacağı, Müdürlükçe yapılan iş ve işlemlere karşı öğrenme veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde, işlemi yapan Müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine şikâyette bulunabileceği gibi hususları içermektedir.

Görüldüğü üzere; çocuk nerede bulunuyorsa oraya gidilerek icra dairesince çocuğun alınması yolundan vazgeçilmiştir, teslim yeri artık Müdürlük tarafından belirlenecektir. Müdürlükçe alınan çocuk hak sahibine teslim edilir. Çocuk hak sahibine teslim edildikten sonra yükümlü haklı bir sebep olmaksızın çocuğu tekrar alırsa ayrıca yeni bir hükme veya yükümlüyle irtibata geçmeye ya da teslim emri tebliğine gerek olmaksızın çocuk Müdürlükçe gerekirse kolluk yardımıyla hak sahibine teslim edilir. Çocuğun üstün yararının gerektirdiği hâllerde ise Müdürlük, yükümlüyle irtibata geçmeye veya teslim emri tebliğine gerek olmaksızın doğrudan gerekirse kolluk yardımıyla çocuğu hak sahibine teslim eder. ÇKK 41/C maddesinde düzenlenen usule göre ise çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin kararlar yükümlüsü tarafından rızasıyla yerine getirilmediği takdirde hak sahibi, ilam veya tedbir kararının yerine getirilmesi için Müdürlüğe başvurabilir. Müdürlük bunun üzerine yükümlüye bildirimde bulunur, bildirimin yükümlüye ulaşmaması veya yükümlünün bildirime rağmen çocuğu sahibine teslim etmemesi halinde Müdürlük yükümlüye çeşitli ihtarları içeren bir teslim emri gönderir. Teslim emrinin tebliğinden sonra yükümlü en az bir yıl boyunca emrin gereğini eksiksiz şekilde yerine getirir ve devam eden dönemde de kişisel ilişki kurulmasına dair mahkeme kararına uygun olarak hareket edeceğini taahhüt ederse Müdürlük, ilgili uzmanın fikrini de alarak teslim emrinin hükümsüz hâle gelmesine karar verebilir. Belirtmek gerekir ki çocuk teslimini düzenleyen ÇKK m. 41/B hükmünde yükümlünün çocuğu teslim etmemesi hâlinde zor kullanılabileceği düzenlenmişse de 41/C hükmünde buna ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle çocuk teslimine ilişkin ilam ve tedbir kararlarının yerine getirilmemesi hâlinde kolluk yardımıyla veya zorla yerine getirilmesi mümkünken çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin kararlar açısından böyle bir durum söz konusu değildir.

Kanun ile ÇKK’ ye eklenen “teslim mekânları” başlıklı 41/D maddesi ile çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesi kapsamındaki işlemlerin Müdürlük tarafından belirlenen teslim mekânlarında gerçekleştirileceği, Müdürlüğün talebi üzerine valilikler ile belediyelerin buna elverişli yerleri belirleyeceği, böyle yerler mevcut değilse oluşturulmasını sağlayacağı, araç ve sürücü tahsis edeceği hükme bağlanmıştır. Ayrıca belirtmek gerekir ki bu mekanların güvenliğinde ve tesisinde kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler, Müdürlüğe her türlü desteği sağlamakla yükümlüdür.

ÇKK’ye eklenen ve sisteme getirilen yeniliklerden bir diğeri de, ÇKK 41/E maddesine göre çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin Müdürlükçe yapılan işlem ve verilen kararlara karşı, öğrenme veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde, işlemi yapan Müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine şikâyette bulunulabiliceğidir. Mahkeme, yapılmakta olan işlemlerin yerine getirilmesini durdurabilir ve dosya üzerinden ya da gerektiğinde ilgilileri dinlemek suretiyle ivedilikle karar verir. Bu karara karşı itiraz yolu açık olup itiraz üzerine verilen kararlar kesindir.

ÇKK madde 41/F’ de düzenlenen çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulması hakkındaki ilam ve tedbir kararlarının yerine getirilmesine muhalefetin disiplin hapsiyle cezalandırılacağı hususu da Kanun ile hükme bağlanmış bir yeniliktir. Görüldüğü üzere eskiden İİK madde 341’de düzenlenen tazyik hapsi yaptırımı yerini disiplin hapsine bırakmıştır.1 Çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin teslim emrine aykırı hareket edenler ile emrin gereğinin yerine getirilmesini engelleyenlerin şikâyet edilmesi için azami süre bir ay olarak belirlenmiştir.

Uygulamaya ilişkin getirilen bir diğer yeni düzenleme ise ilga edilen lIK hükümleri kapsamında yer almayan başka bir düzenleme olan içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi hususlarına ilişkindir. ÇKK’ye eklenen 41/G maddesine göre çocuğun uzman veya öğretmen tarafından yükümlüden ya da hak sahibinden teslim alındığı veya diğerine teslim edildiği sırada kayda alınan ses veya görüntülerin internet ortamında yayınlanması nedeniyle kişilik haklarının ihlal edilmesi durumunda ilgililer, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun uyarınca içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesini isteyebilir.

ÇKK’ye eklenen ve çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin esasları düzenleyen son madde olan 41/H maddesiyle eski uygulamada sorun yaratan masraflar konusuna çözüm getirilmeye çalışılmıştır. Maddeye göre çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine dair yapılacak iş ve işlemler tüm harçlardan istisna tutulmuştur. Ayrıca avukatlık ücreti hariç tüm masrafların Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacağı hükme bağlanmıştır.

3. Kanun ile Türk Medeni Kanunu Kapsamında Getirilen Yenilikler

Kanun ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na (“TMK”) getirilen yenilikler çocukla kişisel ilişki kurulmasının gerekliliklerinin yerine getirilmediği takdirde velayetin değiştirilebileceği ile ilgili hususlara ilişkindir. Böylece çocukla kişisel ilişki kurulmasının gereklilikleri TMK ile de güvence altına alınmıştır.

Kanunile TMK’nin 182. maddesine “Mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder.” hükmü ve 324. maddesine “Velayet kendisine bırakılan ana veya baba, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. Bu husus kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar edilir.” hükmü eklenmiştir. Açıklandığı üzere

bu yenilikler ile çocuğun menfaatlerine öncelik verilerek velayet hakkı sahibinin bu hakkı kötüye kullanmaması ve kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerine uyması temin edilerek uygulamada yaşanan sorunların önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

4. Geçiş Hükümleri

Kanun’un 44. maddesinin birinci fıkrasına göre yeni hükümlerin uygulanmasına ilişkin yönetmelik Kanun’un yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde çıkarılacaktır ve yeni sistem tüm ülkede eş zamanlı olarak uygulanmaya başlanmayacaktır. Öncelikle Adalet Bakanlığınca belirlenen il veya ilçelerde yeni hükümlerin uygulanmasına başlanacak ve yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç bir yılın sonunda ülke genelinde uygulamaya geçilecektir. Nitekim Adalet Bakanlığının 09.12.2021 tarihli duyurusunda yeni uygulamanın 2022 yılı

itibarıyla pilot adliyelerde başlayacağı ve bu yerlerin yakında ilan edileceği belirtilmiştir.2 Örneğin, Ankara Batı Adliyesinde Müdürlük bünyesinde bir çocuk teslimi odası kurularak tanıtılmıştır;3 Kırıkkale’de ise Gençlik Merkezi binası içinde bir Çocuk Görüşme Merkezi düzenlenmiş olup, 04/04/2022 tarihi itibariyle faaliyete geçmiştir.4 Söz konusu hükümlerden anlaşıldığı üzere 7343 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle yürürlükten kaldırılan lIK 25, 25/a, 25/b uygulama alanının kalmaması en geç bir buçuk yıl sonra söz gerçekleşecektir. Ancak Kanun’un yürürlüğe girmesinden itibaren derdest dosyalar dışında İlK 341 maddesi artık uygulanmayacaktır. Çünkü beşinci fıkra uyarınca, yeni hükümlerin yürürlüğe girmesinden itibaren gerek Müdürlükler gerek icra dairelerinde görülen işlerde emirlere muhalefet hallerinde ÇKK 41/F maddesi uygulanacaktır. ÇKK’nin yeni hükümlerinin uygulanmaya başlandığı il ve ilçelerde, çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların icrasına ilişkin derdest takip dosyaları, icra dairesince resen işlemden kaldırılır. Ancak çocuğun, bu tarih itibarıyla kişisel ilişki kurulması kapsamında hak sahibinde bulunduğu hâller bakımından dosya, çocuğun yükümlüye teslim edilmesinden sonra işlemden kaldırılır.

5. Sonuç

Kanun ile getirilen yeniliklerin çocuğun çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulması ile ilgili süreçlerden olumsuz etkilenmemesi adına hassasiyetle ve özenle oluşturulduğu açıktır. Kanun ile getirilen yeni düzenlemelerde çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin ilam veya tedbir kararları arasında bir fark olmadığı görülmektedir. Eski sistemde yalnızca ilamların icrasını düzenlenmekte, tedbir kararlarının icrasına ilişkin ayrıca bir hüküm bulunmamaktaydı. Çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin kararlar icra dairelerince zorla yerine getirilmekte hak sahipleri masrafları karşılamak konusunda maddi açıdan zorlanabilmekteydi. Ekonomik anlamda imkanları kısıtlı olan ebeveynler ve çocuk açısından bu durum manevi anlamda sorun yaratma potansiyeli taşımaktaydı. Ayrıca çocukla kişisel ilişki kurulmasını engelleyen velayet hakkı sahibine uygulanacak velayetin değiştirilmesi yaptırımı doktrinde kabul edilse de açıkça hükme bağlanmış değildi. Özetle eski uygulamadaki düzenlemeler zaman zaman uygulamada sorunlara yol açmakta ve çocuğun menfaatlerinin gözetilmesinde yetersiz kalmaktaydı ve çocuklar bu süreçten fiziksel ve ruhsal anlamda olumsuz etkilenebilmekteydi.

Kanaatimizce her ne kadar Kanun ile getirilen değişiklikler ve özellikle ÇKK’ye eklenen yeni hükümler çocuk hakları ve icra hukuku bakımından Türk Hukuk Öğretisi adına bir reform niteliği taşısa da özellikle çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin uygulamalar teoride umut verici olmakla birlikte, yapılan değişikliklerin uygulamada bir fark yaratacağı şüpheli olup zor kullanmanın gerçekten son çare olarak kabul edilmemesi, uygulamaların Türkiye genelinde eş zamanlı şekilde hayata geçirilmeyecek olması gibi hususlar tartışmaya açıktır.

DİPNOT

  1. Mardin, Çağrı (2021). Çocuk Teslimi ve Kişisel İlişki: Çocuk Koruma Kanunu’nun Yeni Hükümleri Hakkında İlk Tespitler, https://law.khas.edu.tr/tr/cocuk-teslimi-ve-kisisel-iliski-cocuk-koruma-kanununun-yeni-hukumleri-hakkinda-ilk-tespitler
  2. Mardin, Çağn (2021). Çocuk Teslimi ve Kişisel İlişki: Çocuk Koruma Kanunu’nun Yeni Hükümleri Hakkında İlk Tespitler, https://law.khas.edu.tr/tr/cocuk-teslimi-ve-kisisel-iliski-cocuk-koruma-kanununun-yeni-hukumleri-hakkinda-ilk-tespitler (17 Aralık 2021)
  3. Mardin, Çağrı (2021). Çocuk Teslimi ve Kişisel İlişki: Çocuk Koruma Kanunu’nun Yeni Hükümleri Hakkında İlk Tespitler, https://law.khas.edu.tr/tr/cocuk-teslimi-ve-kisisel-iliski-cocuk-koruma-kanununun-yeni-hukumleri-hakkinda-ilk-tespitler (17 Aralık 2021)
  4. Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Tesisine İlişkin İşlemlerin Yerine Getirilmesinde Yeni Bir Usul, https://kirikkale. adalet.gov.tr/cocuk-teslimi-ve-cocukla-kisisel-iliski-tesisine-iliskin-islemlerin-yerine-getirilmesinde-yeni-bir-u_61440 (4 Nisan 2022)

KAYNAKÇA