Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi
Ceza yargılaması kapsamında pek çok koruma tedbiri bulunmakla birlikte bu koruma tedbirlerinden birisi de Ceza Muhakemesi Kanunu (“CMK” veya “Kanun”) madde 135’te yer alan iletişimin denetlenmesidir. İlgili maddeler CMK m.135 ila 138 arasında yer almaktadır. Ceza yargılaması kapsamında gerekli görüldüğü takdirde, şüpheli veya sanık için iletişimin denetlenmesi kararı verilebilir. Bu koruma tedbiri önem arz eden bir tedbir olmakla birlikte, kişisel alana oldukça dahil olunması sebebi ile dikkatle uygulanması gereken bir tedbirdir. Kimi yazarlar bu koruma tedbirini, delile ulaşmada bir araştırma vasıtası olarak değerlendirmektedir.
Telekomünikasyon yolu ile yapılan iletişimin dinlenme amacı; bir suçu önlemek olabileceği gibi işlenmiş bir suç kapsamında yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma sırasında delil elde etmek de olabilir. Önleme amacı ile yapılan iletişimin denetlenmesi sonucu elde edilen kayıtlar ancak kendi kanunlarında belirtilen amaçlar için kullanılabilir ve bu içerikler soruşturma ve kovuşturmada kullanılamayacaktır.
Bu koruma tedbirinde; kuvvetli şüphe ve başka suretle delil elde edilme imkanı olmaması hususları önem arz etmektedir. İletişimin denetlenmesi kararı hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından verilebilir. Cumhuriyet savcısı kararını derhal hakimin onayına sunar. Hakim, kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhal kaldırılır. Kanunda bahsi geçen hakim, sulh ceza hakimidir. Gerek iletişimin denetlenmesi kararı gerekse bu karar kapsamında yapılan işlemler gizli tutulmaktadır. Bahsi geçen kararda, yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon numarası veya iletişim bağlantısını tespite imkân veren kodu, tedbirin türü, kapsamı ve süresi belirtilir. Kısacası bu konuda verilen karar, ayrıntılı olmalıdır. İletişimin denetlenmesine ilişkin CMK m. 135’te yer alan hususlar dışında, istisna düzenlemeler hariç, kimse bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemez ve kayıt altına alamaz. Aksi halde bu şekilde elde edilen deliller, ceza yargılamasında kullanılamayacaktır. İletişimin denetlenmesinin keyfi olarak yapılması, temel bir insan hakkı olan, özel hayatın gizliliği ve haberleşme hürriyetinin ihlali sonucunu doğuracaktır. Bu sebeplerle, söz konusu tedbirin uygulanması kesin, açık ve net kurallar çerçevesinde yapılmalıdır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Özel ve Aile Hayatına Saygı Hakkı” başlıklı 8. maddesine göre; “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda SÖZ konusu olabilir”. Anayasası’nın 22. maddesinde de benzer bir hüküm bulunmaktadır.
İletişimin denetlenmesi kişiler arasındaki telefon konuşmalarının dinlenmesi, sinyallerin, resimlerin, yazıların, görüntü ve seslerin veya diğer nitelikteki bilgilerin kablo, radyo veya diğer elektromanyetik sistemlerle ilgili cihazlara girilerek bilgi elde edilmesi ile gerçekleştirilmektedir. CMK’da telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesi türleri; iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi olarak belirlenmiştir. Mobil telefonun yerinin tespiti amacıyla denetlemeye alınması da CMK’da sayılan durumlardan birisidir. Telekomünikasyon şirketlerinin kurmuş olduğu baz istasyonları hatlar arası iletişimi sağlamakta ve burada sinyal verileri tespiti sağlamaktadır. Bu yöntemde de hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararına istinaden sinyal verileri tespit edilebilir. Bu halde de süre aynıdır; fakat Kanun’da bu durum için örgüt faaliyeti hali eklenmemiştir. İletişimin tespiti ilgili cihazlarla ne zaman görüşme yapıldığının, kimin aradığının ve arandığının, ne kadar süre ile görüşüldüğünün iletişimin içeriğine müdahale etmeden tespiti ile yer ve kimlik bilgilerinin elde edilmesi işlemleridir.
A. İletişimin Denetlenmesi Tedbiri Uygulanan ve İstisna Oluşturan Kişiler Dosya kapsamında şüpheli ve sanıklar hakkında iletişimin denetlenmesine ilişkin karar verilmektedir. Fiilen kullandıkları bütün iletişim araçları denetlenebilir adına kayıtlı olması şart değildir. Şüpheli veya sanık dosya dışı kişilerle iletişim kurduğundan dolaylı olarak üçüncü kişilerinde iletişimi denetlenebilmektedir.
Şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimi kayda alınamaz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu durumun anlaşılması hâlinde, alınan kayıtlar derhal yok edilir. Ancak bu kişiler dosyada sanık veya şüpheli durumunda ise bu istisna kapsamında olmamaktadır. Değinilmesi gereken bir diğer husus ise burada sadece kayda almaktan bahsedilmekte olup, bu durumda iletişim dinlenebilir, tespit edilebilir veya sinyal bilgileri değerlendirilebilir.
Telekomünikasyon yoluyla iletişimi denetlenemeyecek kişilerden birisi de müdafidir. Şüpheli veya sanığa isnat edilen suç sebebi ile müdafinin bürosu, konutu ve yerleşim yerindeki telekomünikasyon araçları hakkında iletişimin denetlenmesine ilişkin karar verilemez.
B. İletişimin Denetlenme Süresi Tedbir kararı en çok iki ay için verilebilir; bu süre, bir ay daha uzatılabilir. Ancak, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak gerekli görülmesi halinde, hakim yukarıdaki sürelere ek olarak her defasında bir aydan fazla olmamak ve toplam üç ayı geçmemek üzere uzatılmasına karar verebilir. İletişimin denetlenmesi ceza yargılaması kapsamında tek başına bir anlam ifade etmez; delil kapsamında olabilmesi için kayda alınması gerekmektedir. İletişimin denetlenmesinde; dinleme ve kayda alma birlikte işlemlerdir.
C. Denetleyen Kurum İletişimin denetlenmesi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Başkanlığı tarafından yürütülmektedir. Söz konusu karar Bilgi Teknolojileri ve İletişim Başkanlığı’na gönderilmekte ve doğrudan ilgili telekomünikasyon firmaları ile iletişime geçilmemektedir. İşlemler teknik uzmanla yürütülmekte ancak kararın icrasını kolluk kuvvetleri yerine getirmektedir. İşlemi yapanların kimliği, başlama ve bitiş saat ve tarihleri tutanak altına alınır. Alınan kayıtlar, ilgililerce çözülerek metin haline getirilir. İletişimin denetlenmesinin bazı şartları vardır;
1- Kuvvetli şüphe bulunması Kuvvetli deliller, kuvvetli şüphe bulunması gerekir. Bu şüphenin Kanun’da iletişimin denetlenmesi için belirlenen katalog suçların işlenmiş olmasına ilişkin olması gerekmektedir. İletişimin tespiti açısından ise bu tedbiri gerektirecek herhangi bir suçun işlendiğine dair kuvvetli şüphe olmalıdır. Bu denetim yolu haberleşme özgürlüğünü, özel hayatın dokunulmazlığını ihlal ettiğinden basit şüphe hali bu yola başvurmak için yeterli değildir. 2- Başka suretle delil elde etme imkanı olmaması Başka yollar ile delil elde etme imkanı var ise bu yola başvurulmaması gerekmektedir. Yukarıda izah etmiş olduğumuz gibi temel hak ve özgürlüklere müdahale içerdiğinden telekomünikasyon yolu ile iletişimin denetlenmesi yoluna ancak başka bir yol olmaması halinde başvurulmalıdır.
İletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi tedbirlerine ilişkin katalog suçlar şunlardır; a) Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80) ile organ veya doku ticareti (madde 91),
2. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83), 3. İşkence (madde 94, 95), 4. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
5. Çocukların cinsel istismarı (madde 103), 6. Nitelikli hırsızlık (madde 142) ve yağma (madde 148, 149) ile nitelikli dolandırıcılık (madde 158),
7. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
8. Parada sahtecilik (madde 197), 9. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (madde 220, fıkra üç),
10. Fuhuş (madde 227), 11. İhaleye fesat karıştırma (madde 235), 12. Tefecilik (madde 241), 13. Rüşvet (madde 252), 14. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (madde 282),
15. Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü
bozmak (madde 302).
16. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 311, 312, 313, 314, 315, 316),
17. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk
(madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337) suçları. b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları. c) Bankalar Kanununun 22’nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu. d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar. e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
Delil elde etmek için başvurulan iletişimin denetlenmesi yolu sonucunda, dosya kapsamında şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilebilir veya hakim onayı alınamayabilir. Bu halde iletişimin denetlenmesine derhal son verilmelidir. Bu sırada yapılan tespit ve kayıtlar Cumhuriyet savcının denetimi ile en geç on gün içerisinde yok edilmeli ve bu durum tutanak altına alınmalıdır. Aynı şekilde sanık kişi hakkında uygulanan tedbirde de beraat etmesi halinde tespit veya dinlemeye ilişkin kayıtlar hakim denetiminde aynı şekilde yok edilir. Kanun’un ilgili hükmü olan m.137’de her ne kadar sinyal bilgilerinin değerlendirilmesinden bahsedilmese de “135’inci maddeye göre verilecek karar” denildiği için sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi de bu kapsamda kalmaktadır. Imha edilmesinin ardından soruşturmanın veya kovuşturmanın bitmesini takip eden on beş gün içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığı veya mahkeme tarafından tedbirin nedeni, kapsamı, süresi ve sonucu hakkında ilgilisine yazılı olarak bilgi verilir.
Kanun’un 138’inci maddesinde “Tesadüfen Elde Edilen Deliller” başlıklı hükme yer verilmiştir. Bu hükmün ikinci fıkrası da telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesine ilişkin olup şöyledir; “(2) Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak, 135 inci maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhâl bildirilir”. Telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesi tedbiri sırasında ele geçirilen kayıtlardan, soruşturulan veya kovuşturulan suçla ilgisi olamayan bir başka suç veya şahıs hakkında delillerin ele geçirilmesi söz konusu olabilir. Hukuka uygun olarak gerçekleştirilen bu tedbir sonucunda tesadüfen ele geçirilen diğer deliller ancak bu tedbirin uygulanabileceği suç (ilgili maddede her ne kadar altıncı fıkra denilse de sekizinci fıkradaki katalog suçlar kastedilmektedir) ve şahıslar hakkında kullanılabilecektir. Bu tedbirin uygulanması mümkün olmayan bir başka suçta, bu deliller hukuka aykırı nitelikte sayılacak ve yargılamada kullanılması mümkün olmayacaktır.
Sonuç olarak; telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesi yolu, ceza yargılamasında delil elde etmek ve gerçeği açığa çıkarmak için başvurulan bir koruma tedbiri yoldur. Yukarıda izah edildiği üzere bu koruma tedbirinin uygulanması sıkı usullere bağlanmış olup, bazı anayasal hakların ihlaline sebebiyet verebileceğinden uygulama aşamasına önem verilmiştir. Bu koruma tedbiri yolunun uygulanması ve şartlarının yanında istisnaları da mevzuatta düzenlenmiş olup, önem taşımaktadır. Telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesi yolunun, mevzuatta düzenlenen şartlara uymaksızın uygulanması halinde, geri dönüşü imkansız mağduriyetlere sebebiyet verilebilecektir. Bu koruma tedbirinin uygulanacağı suçlara ilişkin de sınırlama yapılmıştır. Tüm bunların yanında delil elde etmek de güçlük çekilen bir ceza yargılamasında kimi zaman gerçeği ortaya çıkarma da oldukça yardımcı olacak bir koruma tedbiridir.
KAYNAKÇA
- https://www.lexpera.com
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
- Prof. Dr. Cumhur Şahin, Doç. Dr. Neslihan Göktürk, Ceza Muhakemesi Hukuku – I –, 11. Bası.
- http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2005-60-178
- https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/37387/228088.pdf?sequence=1&isAllowed=y
