Haksız Koruma Tedbiri Nedeniyle Tazminat Davaları
durumu ortaya çıkar.1 Söz konusu bu zararın karşılanması için haksız koruma tedbirine maruz kalan kişilerin Anayasa’mızın 19. maddesinin son fıkrasında ve ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. maddesinin 5. fıkrasında tazminat talep edebilecekleri genel olarak düzenlenmiştir. Haksız koruma tedbirine maruz kalan kişilerin tazminatlarını talep ederken izleyecekleri usul ise Ceza Muhakemesi Kanunu’numuzun (“CMK”, “Kanun”) madde 141 ve 145 arasında “Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat” başlığı altında özel olarak düzenlenmiştir. İlgili düzenlemeye göre tutuklama, yakalama, gözaltı, arama ve elkoyma koruma tedbirleri uygulanırken kanuna, hukuka aykırı davranılması ve uygulanan koruma tedbirinin haksızlık, ölçüsüzlük meydana getirilmesi durumlarında kişiler devletten tazminat istenebilecektir.
II. Tazminat Nedenleri CMK madde 141/1’e göre suç soruşturması veya kovuşturması sırasında; kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, hüküm verilmeyen, kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beratlerine karar verilen, mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan, yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan, yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen, hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen, eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen, yakalama veya tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler. CMK’nın 141/1. maddesinde sayılan tazminat nedenleri sınırlı sayıda sayıldığı için Kanunun bu düzenlemesinde yer alan nedenler dışında CMK 141 kapsamında tazminat istenemeyecektir. CMK’nın 141. maddesinde yer alan bentlerdeki sınırlı sayıdaki tazminat nedenleri dışında uygulanan bir koruma tedbiri nedeniyle zarar meydana gelmişse, bunu tazmin yolu İdare Hukuku esasları çerçevesinde idare aleyhine tam yargı davası açmak olacaktır.2
III. Tazminat Nedeni Olmayan Haller CMK madde 144’te tazminat nedeni olmayan haller de düzenlenmiştir. Buna göre tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşen, genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülen, kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen, adli makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olan kişiler tazminat talep edemeyeceklerdir.
IV. Tazminat İstemenin Süresi CMK madde 142/1’e göre karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir. Tazminat davası açılabilmesi için karar ya da hükümlerin kesinleşmesi şarttır.3 Kanunda düzenlenen süre hak düşürücü nitelikte olup davanın süresinde açılıp açılmadığı mahkeme tarafından resen araştırılır.
V. Görevli Ve Yetkili Mahkeme CMK madde 142/2’de haksız koruma tedbiri nedeniyle açılacak tazminat davalarında görevli mahkeme ağır ceza mahkemesi olarak düzenlenmiştir. Davanın açılacağı ağır ceza mahkemesi haksız koruma tedbiri kararını vermiş mahkemeyse ve • yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa davanın en yakın ağır ceza mahkemesinde açılması gerekmektedir. Yetkili mahkeme ise haksız koruma tedbiri nedeniyle zarara uğrayan kişinin oturduğu yer mahkemesidir.
VI. Tazminat Yargılaması CMK madde 142’nin ‘üncü ve 10’uncu fıkraları arasında tazminat yargılamasının ne şekilde yapılacağı, dilekçede bulunması gereken hususlar, vekalet ücreti ve yargılama sonunda çıkacak tazminat miktarının nasıl tahsil edileceği ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler şu şekildedir: Tazminat isteminde bulunan kişinin dilekçesine, açık kimlik ve adresini, zarara uğradığı işlemin ve zararın nitelik ve niceliğini kaydetmesi ve bunların belgelerini eklemesi gereklidir.
Dilekçesindeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda mahkeme, eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi hâlde istemin reddedileceğini ilgiliye duyurur. Süresinde eksiği tamamlanmayan dilekçe, mahkemece, itiraz yolu açık olmak üzere reddolunur. Mahkeme, dosyayı inceledikten sonra yeterliliğini belirlediği dilekçe ve eki belgelerin bir örneğini Devlet Hazinesinin kendi yargı çevresindeki temsilcisine tebliğ ederek, varsa beyan ve itirazlarını onbeş gün içinde yazılı olarak bildirmesini ister.
İstemin ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat hukukunun genel prensiplerine göre verilecek tazminat miktarının saptanmasında mahkeme gerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapmaya veya hâkimlerinden birine yaptırmaya yetkilidir. Mahkeme, kararını duruşmalı olarak verir. İstemde bulunan ile Hazine temsilcisi, açıklamalı çağıı kâğıdı tebliğine rağmen gelmezlerse, yokluklarında karar verilebilir. Karara karşı, istemde bulunan, Cumhuriyet savcısı veya Hazine temsilcisi, istinaf yoluna başvurabilir; inceleme öncelikle ve ivedilikle yapılır.
Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbi avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimlilerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz.
Tazminata ilişkin mahkeme kararları, kesinleşmeden ve idari başvuru süreci tamamlanmadan icra takibine konulamaz. Kesinleşen mahkeme kararında hükmedilen tazminat ile vekâlet ücreti, davacı veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirimin yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde ödenir. Bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde, karar genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.
VII. Tazminatın Geri Alınması
CMK madde 143/1’de tazminata hükmedilmiş olmasına rağmen bazı şartların gerçekleşmesi durumunda ödenen tazminatın geri alınacağı düzenlenmiştir. Buna göre kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararı sonradan kaldırılarak, hakkında kamu davası açılan ve mahkûm edilenlerle, yargılamanın aleyhte yenilenmesiyle beraat kararı kaldırılıp mahkûm edilenlere ödenmiş tazminatların mahkûmiyet süresine ilişkin kısmı, Cumhuriyet savcısının yazılı istemi ile aynı mahkemeden alınacak kararla kamu alacaklarının tahsiline ilişkin mevzuat hükümleri uygulanarak geri alınır. Ayrıca CMK’nın 143’üncü maddesinde iftira ve yalan tanıklık nedeniyle haksız koruma tedbirinin uygulanması durumunda iftira eden ve yalan tanıklıkta bulunan kişilere, devlet tarafından ödenen tazminatın rücu edileceği düzenlenmiştir.
VIII. Sonuç
Haksız koruma tedbirine maruz kalan kişilerin Anayasa’mızın 19. maddesinin son fıkrasında ve ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. maddesinin 5. fıkrasında tazminat talep edebilecekleri genel olarak düzenlenmiştir. Tazminat talep edilirken izlenecek usul ise CMK madde 141 ve 145 arasında “Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat” başlığı altında ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Buna göre kanunun aradığı
DİPNOT
- Prof. Dr. Yener ÜNVER, Prof. Dr. Hakan HAKERİ, Ceza Muhakemesi Hukuku, 9. Baskı, sf. 496, Adalet Yayınevi.
- Dr. Doğan GEDIK, Güncel Yargı Kararları Işığında Uygulamada Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Davalarında Tazminat İsteme Koşulları, Başvuru Şekli Ve Yargılama Usulü, İstanbul Barosu Dergisi, Cilt 96, sayı 2022/2
- Prof. Dr. Feridun YENİSEY, Prof. Dr. Ayşe NUHOĞLU, Ceza Muhakemesi Hukuku, 4. Baskı, sf 476, Seçkin Yayıncılık.
