Dijitalleşmenin ve teknolojik gelişmelerin hız kazandığı bir dönemde ulusal ve bölgesel bazda devletler, kurumlar ve kuruluşlar açısından ciddi nitelikte sorumluluklar doğmaktadır. Yaşam kalitesinin ve standartların yükseltilmesi bakımından vazgeçilmez nitelikte olan teknolojik gelişmeler ve bilişim sistemleri elektronik ortamda yer alan uygulamaların geliştirilmesi suretiyle hayatın her alanına sirayet etmiştir. İnsan hayatının vazgeçilmez noktası olarak sağlık sektöründe de bu gelişmeler takip edilmiş olup devletler ve kurumlar sundukları hizmetler çerçevesinde entegre bir yapı ile sistemlerini bir bütün içerisinde yürütme gayreti içerisine girmişlerdir.

Özellikle 2020 yılının başında Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilan edilen pandemi süreci, tüm dünyadaki insanların test sonuçları, aşı bilgisi dahil sağlık verilerini yetkilendirilmiş ve onaylı sistemler aracılığıyla cebinde taşıyor olmalarının önemini göstermiştir.

Sağlık verilerinin özel nitelikli kişisel veri olduğu, toplanması ve işlenmesi sürecinin mevzuata uygun ve hassas şekilde yürütülmesi gerektiği açıktır. Sağlık verilerine hızlı şekilde erişebilme ve üçüncü kişiler ile paylaşabilme noktasında bilişim sistemleri kolaylık sağlasa da başta kişilerin sahip oldukları verilerin değerini bilmemelerinden kaynaklı olmak üzere yasal hakların bilgisine sahip olmamak, idari makamlar tarafından uygulamaya konulan herhangi bir sistemi sorgusuz şekilde uygulamak, metinleri okumadan imzalamak veya onaylamak beraberinde ciddi sorunları getirmektedir.

E-Nabız sistemi, yasal olarak verilen yetki üzerine Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarınca yürütülen kişilerin sağlık verilerinin elektronik ortamda işlendiği ve muhafaza edildiği bilişim sistemidir. E-Nabız sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde hızlılığı ve etkinliği sağlamakta olduğu açıktır. Bununla birlikte E-Nabız uygulamasına üçüncü kişiler tarafından erişimin sağlanma koşulları, yer alan verilerin tam olarak gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, sistemden kaynaklı hatalardan yaşanabilecek hak kayıplarının dikkate alınıp alınmadığı noktasında soru işaretleri barındıran bir yapıdır.

Bu çalışma ile birlikte E-Nabız uygulamasının kabul ediliş süreci, verilerin toplanması ve işlenmesinin dayanağı, sisteme dahil veri türleri, söz konusu sağlık verilerinin işlenmesi ve verilerin güvenilirliği ilkesi kapsamında yürütülen çalışmalar incelenecek ve değerlendirilecektir.

I. E-NABIZ UYGULAMASI VE KABUL EDİLİŞ SÜRECİ

A. E-Nabız Uygulamasının Kabul Ediliş Süreci

E-Nabız uygulaması; “Kişisel Sağlık Kaydı Sistemi” olarak kamu sağlığının korunması, sağlık sistemlerinin verimli ve etkin şekilde yürütülmesi amacıyla Sağlık.Net Online Sistemine bağlı şekilde kişisel sağlık verilerinin mahremiyet ve güvenliği açısından azami düzeyde alınan önlemler çerçevesinde uygulamayı kullanan kişilerin kendilerine ait teşhis, tahlil sonuç bilgileri dahil programın izin verdiği ölçüde sağlık verilerine ulaşabilmelerini ve yetki verdiği üçüncü kişiler tarafından erişilebilmesini sağlayan sistemdir.1

E-Nabız ilk olarak 05.02.2015 tarihli, 2015/5 sayılı, “e-Nabız Projesi” konulu Genelge ile; sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi, geliştirilmesi, kişilerin kendileri tarafından kendilerine ait kişisel sağlık verilerine dijital ortamda ulaşabilmeleri amacıyla kişisel sağlık verilerinin gizlilik ve güvenlik içerisinde kayıt altına alınması amacıyla kurulmuştur.2 2015/5 sayılı Genelge’nin yayımlanmasından sonra söz konusu genelgenin iptali talep edilmiş olup Danıştay 15. Dairesinin 14.11.2017 tarihli E. 2015/3035 ve K. 2017/6611 sayılı kararı ile söz konusu genelge yasal dayanağı bulunmaması nedeniyle iptal edilmiştir. 15 Daire hazırladığı gerekçesinde; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası3 m.20/3’te yer alan düzenleme çerçevesinde kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının kapsamı ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin usul ve esasların kanunla düzenlenmesi gerektiği hususlarının yer aldığı; hassas nitelikteki kişisel sağlık verilerinin işlenmesinde açık kanuni düzenlemelerin bulunması gerektiği; davalı tarafından yasal dayanak olarak gösterilen düzenlemelerden sadece 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun4 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin gösterilebileceği ancak söz konusu fıkranın spesifik bir düzenleme olmadığı; söz konusu sağlık verilerinin işlendiği sisteminin internet üzerinden bir yazılım yoluyla yapılacağının düzenlenmediği; dava sürecinde 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun5 (KVKK) 30’uncu maddesinin altıncı fıkrası ile Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu m.3/1 (f) bendinde değişiklik yapılarak veri kayıt ve bildirim işlemlerinin elektronik ortamda da yapılabileceği düzenlenmiş olsa da daha sonra yürürlüğe giren mevzuatın daha önce yürürlüğe girmiş olan genelgenin dayanağı olamayacağını ifade etmiştir.6

Danıştay, 2015/5 sayılı Genelgenin iptali için açılan ayrı bir davada neredeyse aynı gerekçeye dayanmış olup ek olarak Anayasa Mahkemesinin (AYM) bazı KVKK hükümlerinin iptali istemi ile yürütülen dosya kapsamında verilen karara7 atıf yapmak suretiyle KVKK m.30/7 ile yeniden düzenlenen 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin8 m.47’nin iptali isteminin Anayasa’ya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle AYM tarafından reddedildiği hususunu ayrıca belirtmek suretiyle iptal kararı vermiştir.9

Bahsi geçen AYM kararına konu KHK’nin “Bilgi toplama, işleme ve paylaşma yetkisi” başlıklı 47’nci maddesinde değişiklik yapan KVKK’nin 30’uncu maddesinin yedinci fıkrasının iptali istenmiştir. AYM, iptal incelemesinde; 108 Sayılı Kişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması Karşısında Bireylerin Korunması Sözleşmesine atıf yaparak; kişisel verilerin işlenmesi konusunda istisnaların belirlenebileceğini, 95/46/EC sayılı Direktif’te sağlık hizmetlerinin sunulması sırasında sır saklama yükümlülüğü bulunan personel tarafından işlenmesine olanak tanıdığı, sağlık hizmeti almak amacıyla hastalara sunulacak sağlık hizmetinin gereği işlenmek zorunda olan kişisel veriler yönünden ölçülülük ilkesinin dikkate alınması gerektiği, söz konusu kurallar ile genel sağlığın korunmasına yönelik önlemler bakımından temel haklar ile kamu yararı arasında makul ve adil bir dengenin yakalandığı, temel ilkelerin kanunla düzenlenme ilkesine bir aykırılığın bulunmadığı gerekçeleriyle iptal isteminin reddine karar vermiştir. Söz konusu AYM kararında E-Nabız açısından değerlendirilmesi gereken husus, kararın 177. paragrafında yer alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) atfidır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarında; kişisel sağlık verilerine izinsiz erişilmesine karşı etkin önlemlerin alınmasının önemli olduğu, devletin kişisel verileri koruyacak kuralları düzenleme ve güvence altına alma yükümlülüğünde olduğu belirtilmiş olup söz konusu paragrafta şu ifadelere yer vermiştir: “kişisel sağlık verilerini sağlamakta başarısız olunması veya bu bilgilere erişime engel olacak güvenli ve sağlam bir sistem kurulamamasının AIHS’nin ihlali olarak değerlendirildiği görülmektedir. (I/Finlandiya, B. No: 20511/03, 17.07.2008).” Yukarıda bahsi geçen Danıştay kararlarının gerekçesinde belirtildiği üzere; KVKK’nin 30’uncu maddesinin altıncı fıkrası ile yapılan değişiklik ile hastaların sağlık verilerinin izlenebilmesi, sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde etkinliğin sağlanabilmesi amaçlarıyla Sağlık Bakanlığı ve ilgili kuruluşlar tarafından sağlık verilerinin işleneceği bir sistemin kurulacağı düzenlenmiştir. Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin10 358’inci maddesi ile Genel Müdürlüğün sorumluluk alanları belirlenmiştir. Bu çerçevede sağlık bilişim sistemlerinin ve teknolojilerinin geliştirilmesi, sağlık verilerini içeren bilgi sistemlerinin oluşturulması ve projelerinin yürütülmesi, sağlık personellerinin uyması gereken kuralların belirlenmesi konularında Genel Müdürlük yetkilendirilmiştir. Genel Müdürlük’ün 26.04.2016 tarihli, “Sağlık.Net Online ve e-Nabız” konulu, 67189002 sayılı yazısında E-Nabız sisteminin uygulanılmasının temelinde kişilerin sağlık verileri hakkında doğrudan bilgi sahibi olabilmesi ve söz konusu verileri yönetebilmesi, sağlık verilerinin bir arada bulunması ve hekimler tarafından erişilebilir olması sebebiyle gereksiz tetkik ve tahlillerin önüne geçilmesi bu şekilde devletin ekonomik menfaatlerinin de gözetilebilmesi hususları üzerinde durulmuştur.

B. E-Nabız Uygulamasının Tanımı

Sağlık Bakanlığı ve ilgili kuruluşlar kapsamında sağlık hizmeti sunan özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri ile kamu hukuku tüzel kişileri tarafından KVKK hükümleri kapsamında yürütülen süreçlerde uygulanacak usul ve esasların belirlenmesi amacıyla Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik11 (KSVHY) yayımlanmıştır. KSVHY m.4/1 (d) bendine göre; E-Nabız; “İlgili kişilerin sağlık verilerine kendilerinin, hekimlerin veya yetki verdikleri üçüncü kişilerin erişimini sağlayan, e-Devlet uygulamalarına uygun olarak Bakanlıkça kurulan sistem” olarak tanımlanmaktadır.

E-Nabız hesabı bulunan kişiler, kendilerinin belirleyebilecekleri gizlilik seçenekleri çerçevesinde kişisel sağlık kaydı sistemine erişim sağlayabilecek, gizlilik tercihleri ve sonuçları konusunda detaylı bir şekilde bilgilendirilecek ve ayrıca kişisel sağlık kaydı sistemi üzerinden kişisel verilerini düzenleyebilecek ve silebilecek olmaları sebebiyle hastalıkların teşhis ve tedavisinde kolaylık sağlanacağı ifade edilmektedir.12

II. KVKK HÜKÜMLERİ IŞIĞINDA E-NABIZ UYGULAMASI

A. E-Nabız Uygulaması Çerçevesinde Kişisel Veri Kavramı

1. Özel Nitelikli Kişisel Veri Kavramı

E-Nabız uygulaması çerçevesinde kişisel veri kavramının incelenmesi bakımından öncelikle kişisel veri ve özel nitelikli kişisel veri tanımının yapılması önem taşımaktadır. Kişisel veri, KVKK m.3/1 (d) bendinde “Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi” olarak tanımlanmaktadır. Bilginin türüne ilişkin herhangi bir husus belirtilmeksizin, bilgi ile kimliği belirli olan veya veriler ile belirli hale gelebilecek bir gerçek kişi ile ilginin kurulması halinde söz konusu verinin kişisel veri olduğu sonucuna varılmaktadır.13

KVKK kapsamında kişisel veri tanımının yanında özel nitelikli kişisel veri tanımı da yapılmıştır. KVKK m.6/1’de “Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri” özel nitelikli kişisel veri olarak tanımlanmaktadır. Sağlık ve cinsel hayat alanındaki hassas nitelikteki kişisel verilerin işlenmesi ile KVKK kapsamındaki diğer kişisel veriler ve özel nitelikli kişisel veriler arasında farklılık bulunmaktadır.14 Aşağıda yer alan bölümlerde özel nitelikli kişisel veri olarak sağlık verilerinin işlenmesi konusundaki farklılık ayrıca açıklanacaktır.

Bu noktada, sağlık, cinsel hayat ve biyometrik verilerin özel nitelikli kişisel veri olduğu, E-Nabız uygulaması kapsamında yer alan sağlık verileri bu yönüyle özel nitelikli kişisel veri sınıfında yer almaktadır. Ayrıca, KSVHY’de kişisel sağlık verisi tanımı yapılmıştır. Tanımda yine kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ait olmak üzere ilgili kişinin sağlığına ilişkin her çeşit bilgi ile birlikte sunulan sağlık hizmeti çerçevesinde edinilen bilgiler kişisel sağlık verisi olarak kabul edilmektedir.

2. E-Nabız Uygulaması Kapsamında Bulunan Veriler

E-Nabız uygulaması kapsamında; ilgili kişinin hastane ziyaretleri, hangi klinikten randevu aldığı bilgisi, kendisine yazılan reçeteler ve reçete tarihleri, hastalık, sağlık ve/veya istirahat raporları, hastalık tanıları ile ilgili hekim ve klinik bilgisi, geçmişe dönük tüm tahlilleri, geçmişe dönük tüm radyolojik görüntüleri, Covid-19 aşı bilgileri, alerjileri, acil durum notları, hekimlerin görmesi amacıyla hastanın kendisi tarafından eklenebilecek resim ve görüntüler, genel aşı takvimi, hastaya yazılan ilaçlar ve kullanım şekilleri, hastane randevu bilgileri, veri girişi yapılması halinde tansiyon, nabız, kan şekeri, kilo, boy, kan grubu bilgileri, kimlik ve iletişim bilgileri yer almaktadır.15 Hiç şüphe yoktur ki E-Nabız uygulaması çerçevesinde ilgili kişilerin işlenen verileri sağlık verisi olup özel nitelikli kişisel veridir.

B. E-Nabız Uygulaması Çerçevesinde Kişisel Verilerin İşlenmesi

E-Nabız uygulaması çerçevesinde işlenen sağlık verileri niteliği itibarıyla özel nitelikli kişisel veri olup KVKK hükümleri çerçevesinde genel ilkeler doğrultusunda verilerin işlenmesi esastır. Kişisel verilerin işlenmesi; hasta mahremiyeti, hekimin kayıt tutma ve sır saklama yükümlülüğüne halel gelmeksizin; küresel nitelikteki bilginin güncel ve doğru olması, hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olması, belirli olması, ve meşru amaçlar için işlenmesi, amaçla bağlantılı olarak belirli bir ölçüde olması, amacının gerektirdiğinden daha uzun süreyle tutulmaması ilkeleri gözetilerek gerçekleştirilmektedir.16

Sağlık verilerinin, özel nitelikli sağlık verisi olmaları sebebiyle ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır.17 Sağlık ve cinsel hayat haricindeki sağlık verileri kanunlarda öngörülen durumlarda açık rıza olmaksızın işlenebilmektedir. Sağlık ve cinsel hayat kapsamında kalan veriler kamu sağlığının gözetildiği durumlarda, sağlık hizmetlerinin sunulması, önleyici bir mekanizmanın oluşturulması, hizmetlerin planlanması ve idaresi amaçlarıyla; sadece sır saklama yükümlülüğü altındaki kişiler veya yetkililer tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilmektedir.18

Sağlık verileri ile ilgili olarak Kurul tarafından belirlenen yeterli önlemlerin alınması ayrıca şart koşulmuştur.19 Sağlık verisinin işlenmesinde açık rızanın aranmadığı istisnai hallerin düzenlenmesi sebebiyle bu noktada veri sorumlusuna yeterli önlemleri alma yükümlülüğü yüklenmiştir.20 Kurul’un 31.01.2018 tarihinde vermiş olduğu 2018/10 sayılı kararında verilerin işlenmesine yönelik önlemlere yer verilmiştir.21

Kişisel sağlık verilerinin işlenebilmesi için hukuka uygunluk nedeni bulunması gerekmektedir zira esas kural hassas verilerin işlenmemesi ve mahremiyetinin korunmasıdır.22 Kişisel sağlık verilerinin korunması ve mahremiyetin sağlanması amacıyla kişisel sağlık verilerinin işlenmesi, bir araya getirilmesi, erişim sağlayan sistemlerin güvenliği ve söz konusu sistemlerin denetimi ile ilgili usul ve esasların belirlenmesi amacıyla Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmelik23 (KSVIMSHY) yürürlüğe girmiştir. KVKK’nin yeni yürürlüğe girdiği tarihlerde yayımlanan yönetmelikte mevzuat hükümleri ile uyumun yakalanamadığı gerekçeleriyle yargıya taşınmış yürütmesi durdurulmuş olup

akabinde değişiklik yönetmeliği yürürlüğe girmiş tekrar yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.24 Daha sonra, yukarıda “E-Nabız Uygulamasının Tanımı” başlığı altında değinmiş olduğumuz KSVHY yürürlüğe girmiş, söz konusu düzenleme ile Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.

Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 378’inci maddesinin birinci fıkrasında ayrıca kişisel sağlık verilerinin işlenmesine yönelik düzenleme bulunmaktadır. Maddede yetkili üçüncü kişilerin erişim sağlayabilecekleri hassas verilerin yer aldığı sistemin kurulması düzenlenmiştir. Verilen yetkiler çerçevesinde, belirlenen usul ve esaslar dahilinde E-Nabız uygulaması aktif hale getirilmiş olup, ilgili kişilerin sağlık verisi kayıtları tutulmaya başlanmıştır.

C. E-Nabız Uygulamasının Güvenilirliği

1. Veri Güvenliği İlkesi

Veri güvenliği verilerin korunmasını amaçlayan, bu yönüyle doğrudan ilgili kişilerin kişisel verilerinin korunmasından ayrı biçimde değerlendirilmesi gereken kişisel verilerin işlenmesi faaliyetlerinde göz önüne alınması gereken temel ilkelerdendir.25

Veri güvenliği ilkesi KVKK m.12 içerisinde yerini almakta olup söz konusu düzenleme ile veri sorumlularının veri güvenliği konusundaki yükümlülükleri belirlenmektedir.26 KVKK m.12 çerçevesinde veri sorumluları ilgili kişilerin kişisel verilerinin hukuka aykırı olarak işlenmesini ve hukuka aykırı biçimde erişilmesini önlemek ve kişisel verilerin muhafazasını ve gerekli idari ve teknik tedbirlerin alınmasını sağlamakla yükümlüdür. Veri sorumlusu ayrıca veri güvenliğini KVKK hükümleri çerçevesinde sağlamak için gerekli denetimleri yaptırmak konusunda sorumlu kılınmıştır.

2. E-Nabız Uygulaması Çerçevesinde Veri Güvenliği

Sağlık sektöründe bilişim sistemlerinin getirdiği yeniliklerin ve kolaylıkların kişilerin hak ve özgürlüklerinin gözetilerek uygulamaya konulması önem taşımaktadır. Bu yönden inşa edilen sistemlerin güvenilirliğini sağlanması öncelikli konulardandır. Özellikle sağlık hizmetlerinde yetkisiz erişimin engellenmesi sektörün niteliğinden kaynaklı gerektirdiği güven ilişkisinin devamı için gereklidir.27 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 37 ‘inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre; Sağlık Bakanlığı kişilerin sağlık verilerini işleyen bilişim sistemlerinin güvenilirliğini Kişisel Verileri Koruma Kurulunun (Kurul) belirlediği ilkeler ve Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen standartlar çerçevesinde gerçekleştirilecektir. Bu yönden merkezi sistemde yer alan verilen hangi personel tarafından hangi amaçlarla kullanıldığının denetlenebilmesi için ayrıca güvenliği sağlayacak sistemin oluşturulması gerekmektedir. Maddenin beşinci fıkrasında ise sağlık personellerinin sistem üzerindeki hareketlerinin Sağlık Bakanlığına bildirmesi yükümlülüğü getirilmiştir.

Elektronik ortamda veri saklama döneminden önce hastaların sağlık verileri hekimler ile doğrudan paylaşılmakta; fiziki ortamda tutulan dosyalara işlenmesi durumunda fiziken dosyalara erişimi bulunan kişiler tarafından görülebilmekteydi.28 Ancak E-Nabız uygulaması ile birlikte hastaların sağlık verileri doğrudan elektronik ortama taşınmış olup sistemin açık bulunduğu durumlarda hastalar ve hekimleri dışında yetkisiz kişiler tarafından erişilebilir olmasına imkan sağlamıştır.

Kurul’un e-nabız sistemine yetkisiz şekilde sağlık personeli tarafından erişim sağlanması ile ilgili 2021/962 numaralı kararı29 ile Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun (Kurum) yetkisiz erişime yaklaşımı görülmektedir. Kurul söz konusu şikayeti; kişisel sağlık verilerinin kabul edilen genel ilkeler doğrultusunda ve KVKK m.5 ve KVKK m.6 hükümleri göz önüne alınmak suretiyle değerlendirmiştir. Kurul incelemeleri neticesinde; E-Nabız uygulamasına yetkili hekim tarafından giriş yapılabileceği, hekim sekreterinin eyleminin hukuka aykırı bir erişim sağladığı, hastanenin KVKK m.12 çerçevesinde makul ve idari tedbirleri almadığının anlaşıldığı, bu nedenle söz konusu eylemin KVKK m.12/1 (b) bendine aykırılık teşkil etmesinden kaynaklı idari para cezasının uygulanmasına karar verilmiştir.

inceleme aşamasında hastanenin kendisine yöneltilen başvuruyu yanıtlamadığı tespit edildiğinden KVKK m.13 kapsamındaki yükümlülüğünü yerine getirmesi konusunda gerekli özeni göstermesi için hastaneye talimat verilmesine karar verilmiştir.

SONUÇ

Teknolojik gelişmeler ile birlikte değişen dünyada elektronik ortamda ilerleyen yeni sistemler kurulmaya başlanmıştır. Sağlık sektöründe de teknolojik gelişmelerin yansıması görülmektedir. Özellikle hasta bilgilerinin kaydedilmesi ve depolanması ile erişilebilirliği yönünden kişisel verilerin korunması hukuku gündeme gelmektedir. Özel nitelikli kişisel veri olan sağlık verileri kişileri için çok hassas ve hukuken korunmaya muhtaç verilerdendir. Türkiye’de uygulamaya konulan E-Nabız sistemi ise ilgili kişilerin sağlık verilerinin elektronik bir ortamda belirli yetkilendirme koşullarının varlığı halinde üçüncü kişilerin erişimine açık bir şekilde tutulmasına olanak tanımaktadır.

E-Nabız uygulaması ile hastaya ilişkin verilerin bir arada tutulması sağlık hizmet çerçevesinde teşhis ve tedavide büyük kolaylıklar sağlamakta, tahlillerin bir arada bulunması gibi sağlık verilerinin toplu bir şekilde yorumlanabilir vaziyette bulunmaları sağlık hizmetleri üzerindeki yükün azaltılmasına katkı sağlamaktadır. Tüm bunların yanında hastaların kişisel verilerinin işlenmesi ve saklanmasının ilgili kişilere zarar vermeksizin tutulmasının temel mevzuat çerçevesinde olanaklı kılınmaya çalışılması kaçınılmazdır.

E-Nabız uygulaması sağlık hizmetlerinin sunulması noktasında büyük kolaylıklar sağlarken; hastalara yönelik yanlış teşhislerin sisteme işlenmesi, gerçeği yansıtmayan kayıtların sisteme dahil edilmesi hususları iş hayatında haksız işlemlere tabi tutulmasına, sağlık verilerinin farklı ortamlarda ifşa edilmesine sebebiyet verebilmektedir. Bu nedenle E-Nabız uygulaması kullanıcıları ve Sağlık Bakanlığı yetkilileri E-Nabız uygulamasına işlenen sağlık verileri konusunda hassas davranması ve kişisel sağlık verileri işlenen hastaların olabildiğince E-Nabız uygulaması hakkında bilgilendirilmesi önem taşımaktadır.

DİPNOT

  1. T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü’nün 67189002 sayılı yazısı için bkz. https://sbsgm.saglik.gov.tr/Eklenti/19282/0/kts-sbyspdf.pdf E.T. 15.12.2021.
  2. T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü’nün 51317919 sayılı yazısı için bkz. https://istanbulism.saglik.gov.tr/Eklenti/23257/0/enabizgenelge20155pdf.pdf E.T. 15.12.2021.
  3. RG. 09.11.1982, S. 17863 (Mükerrer).
  4. RG. 15.05.1987, S. 19461.
  5. RG. 07.04.2016, S. 29677.
  6. Dan. 15. D., 14.11.2017, E. 2015/3035 ve K. 2017/6611. Karar için bkz. www.lexpera.com.tr. E.T. 16.12.2021.
  7. AYM., 28.09.2017, E. 2016/125 ve K. 2017/143. Karar için bkz. https://www.resmigazete.gov.tr. E.T. 16.12.2021.
  8. RG. 02.11.2011, S. 28103 (Mükerrer).
  9. Dan. 15. D., 18.04.2018, E. 2015/2900 ve K. 2018/3876. Karar için bkz. www.lexpera.com.tr. E.T. 16.12.2021.
  10. RG. 10.07.2018, S. 30474.
  11. RG. 21.06.2019, S. 30808.
  12. İMANÇLI, Canan, Kişisel Sağlık Verilerinin Korun(a)mamasından Doğan Özel Hukuk Sorumluluğu, İstanbul, 2020, s. 105.
  13. KÜZECİ, Elif, Kişisel Verilerin Korunması, 4. Basım, İstanbul, 2020, s. 360.
  14. KÜZECİ, KVK, s. 557.
  15. www.enabiz.gov.tr E.T. 16.12.2021.
  16. ORAK, Beşir, Kişisel Sağlık Verilerinin Korunması, Ankara, 2020, s. 55.
  17. KVKK m.6/2.
  18. KVKK m.6/3.
  19. KVKK m.6/4.
  20. YILMAZ, Sabire Sanem, Tıp Alanında Kişisel Verilerin Korunması, 5. Baskı, Ankara, 2021, s. 153.
  21. 31.01.2018 tarihli 2018/10 numaralı Kurul Kararı Özeti için bkz. https://www.kvkk.gov.tr/Icerik/4110/2018-10 E.T. 16.12.2021.
  22. DÜLGER, Murat Volkan, Sağlık Hukukunda Kişisel Verilerin Korunması ve Hasta Mahremiyeti, İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 1, Sayı: 2, 2015, s. 54; ORAK, s. 67.
  23. RG. 20.10.2016, S. 29863.
  24. ATALAY, Havva Nur, Mahremiyet Kapsamında Kişisel Sağlık Verilerinin Korunması ve Depolanması, Sosyal Çalışmalar Üzerine Akademik Perspektif Dergisi, Sayı: 1, 2021, s. 7.
  25. KÜZECİ, KVK, s. 289.
  26. Kişisel Verileri Koruma Kurumu, Madde ve Gerekçesi ile Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (Bilgi Notu) ve Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Terimler Sözlüğü, Ankara, 2019, s. 31.
  27. KÜZECİ, KVK, s. 290.
  28. KÜZECİ, Elif, Sağlık Bilişim Teknolojileri ve Yeni Hukuksal Soru(n)lar, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 9, Sayı: 1, 2018, s. 486.
  29. 21.09.2021 tarihli 2021/962 numaralı Kurul Kararı Özeti için bkz. https://www.kvkk.gov.tr/Icerik/7074/ E.T. 16.12.2021.

KAYNAKÇA

  • ATALAY, Havva Nur, Mahremiyet Kapsamında Kişisel Sağlık Verilerinin Korunması ve Depolanması, Sosyal Çalışmalar Üzerine Akademik Perspektif Dergisi, Sayı: 1, 2021.
  • DÜLGER, Murat Volkan, Sağlık Hukukunda Kişisel Verilerin Korunması ve Hasta Mahremiyeti, İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 1, Sayı: 2, 2015.
  • İMANÇLI, Canan, Kişisel Sağlık Verilerinin Korun(a)mamasından Doğan Özel Hukuk Sorumluluğu, İstanbul, 2020.
  • KÜZECİ, Elif, Kişisel Verilerin Korunması, Oniki Levha Yayınları, 4. Basım, İstanbul, 2020 (Kısaltma: KVK).
  • KÜZECİ, Elif, Sağlık Bilişim Teknolojileri ve Yeni Hukuksal Soru(n)lar, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 9, Sayı: 1, 2018 (Kısaltma: Sağlık Bilişim).
  • ORAK, Beşir, Kişisel Sağlık Verilerinin Korunması, Ankara, 2020.
  • YILMAZ, Sabire Sanem, Tıp Alanında Kişisel Verilerin Korunması, 5. Baskı, Ankara, 2021.

ELEKTRONİK KAYNAKLAR