Siber Suçların Türk Ceza Kanunu Kapsamında Değerlendirilmesi
Giriş
Gün geçtikçe artan teknolojik erişilebilirliğe paralel olarak bilişim sistemlerince işlenen suç sayısı da artmaktadır. Tanımını yapmak gerekirse siber suç, bir bilişim sisteminin güvenliğini ve buna bağlı verileri veya kullanıcısını hedef alan ve bilişim sistemi kullanılarak suç işlenmesini ifade eder.
Siber suçlar genel olarak, bilişim sistemi aracılığıyla başka bir bilişim sistemine yönelik olarak işlenebilir. Bunun dışında diğer iletişim araçlarıyla (telefon vb.) işlenen suçlar niteliği itibariyle bilişim sistemi sayılamayacağından; siber suçlar kapsamında yer almamaktadır.
Avrupa Konseyi kurucu üyesi olan Türkiye, 10.11.2010 tarihinde Avrupa Konseyi Siber Suçlar Sözleşmesi’ni imzalamıştır. Sözleşmenin resmi tercümesi “Sanal Ortamda İşlenen Suçlar Sözleşmesi” olarak belirtilmiştir. Sözleşmenin açıklayıcı raporunda belirtilen temel amaçları; bilişim suçlarıyla ilgili taraf devletlerin yasal mevzuatlarını ve bağlantılı hükümlerini uyumlu hale getirmek, siber suçların ve elektronik delil içeren diğer klasik suçların soruşturma ve kovuşturulması ile ilgili ulusal usul hukuku mevzuatına temel oluşturarak uluslararası muhakeme kurallarının yeknesaklaştırılmasını sağlamak, uluslararası adli yardım ve işbirliği alanında hızlı ve etkili bir sistem oluşturmak olarak sayılabilir. Türk yasal mevzuatı bakımından ise, “bilişim suçları” kavramı ilk olarak, eski 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda değişiklik ve ekleme yapan 14.06.1991 tarihli 20901 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan 3756 sayılı “765 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun” ile literatüre girmiştir.
Bilişim suçları alanındaki 1991 tarihli bu ilk düzenlemeyi takip eden süreçte; gelişen teknolojinin getirdiği ihtiyaçların giderilmesini sağlayan en kapsamlı düzenleme, 5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu ile yapılmış olup TCK’nın 10. bölümü içerisinde “Bilişim Alanında Suçlar” ana başlığı altında “Bilişim sistemine girme”, “Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme”, “Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması”, “Yasak cihaz veya programlar”, “Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması” içeriklerine spesifik olarak yer verilmiştir.
Siber suçlar genel olarak; 5237 sayılı TCK’nın Onuncu Bölümü’nde 243 ile 246. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayrıca 5651 sayılı Kanun ve 5846 sayılı FSEK’in (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu) ilgili maddelerinde ve diğer kanunlarda çeşitli siber suçlar tanımlanmıştır. Siber suçlar takibi şikâyete bağlı olan suçlardır. Yani suçun cezaî yaptırımının sağlanabilmesi için ilgili makamlara bu suç bildirilmelidir. Aksi takdirde bu suç hakkındaki adlî işlemler başlamayacaktır. Takibi şikâyete bağlı olan suçlar da şikâyet süresinde yapılmalıdır. Şikâyet süresi, siber suçun faili ve bu suçun fiilinin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Şikâyet süresinde yapılmadığı takdirde, işlenen siber suçun soruşturulması ve kovuşturulması yapılamamaktadır.1 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun siber suçlara ilişkin hükümleri şu şekildedir;
1. Bilişim Sistemine Girme, Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçu (TCK Md. 243-244)
Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir. Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bir bilişim sisteminin kendi içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.2
2. Banka Ve Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması (TCK Md. 245)
Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.3 Bu suçta dikkat çekilmesi gereken husus banka veya kredi kartlarının salt bilişim suçlarıyla bağlantılı olmaması durumudur. Çalıntı bir kredi kartının başka bir pos cihazında kullanılmasında herhangi bir bilişim suçu söz konusu olmamaktadır. Bu bağlamda bilişim suçu olarak kredi kartı suçlarını değerlendirirken bakılması gereken suçun ne tür bir aktivite ve araç ile işlendiğidir. Suç bilişim sistemleri kullanılarak kartın oluşturulması, kart bilgilerinin bilişim sistemleri kullanılarak ele geçirilmesi veya elde edilmiş kartın bilişim sistemleri aracılığı ile menfaat temini amacıyla kullanılması durumunda bilişim suçları başlığı altında yer alması gerektiği hususu doktrinde tartışmalı konulardan biridir.4
3. Haberleşmenin Engellenmesi (TCK Md. 124)
Kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmesi halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. Kamu kurumları arasındaki haberleşmeyi hukuka aykırı olarak engelleyen kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Her türlü basın ve yayın organının yayınının hukuka aykırı bir şekilde engellenmesi halinde, ikinci fıkra hükmüne göre cezaya hükmolunur.5 Madde 124’e bakıldığında direkt olarak bilişim suçu olgusunun var olduğunu anlamak biraz zor gibi gözükmekle birlikte aslında haberleşmenin engellenmesi bilişim sistemlerine karşı veya bilişim sistemleri vasıtası ile cereyan edebilmektedir.6
4. Hakaret (TCK Md. 125)
Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.7 Söz konusu maddenin ikinci fıkrasında yer alan “fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde” lafzından yola çıkarak hakaret suçunun bilişim sistemleri vasıtasıyla işlenerek siber suç tanımına girebildiği anlaşılmaktadır.
5. Haberleşmenin Gizliliğini İhlali (TCK Md. 132)
Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat artırılır. Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.8
6. Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması (TCK Md. 133)
Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.
7. Kişisel Verilerin Kaydedilmesi, Hukuka Aykırı Olarak Vermek, Verileri Yok Etmemek (TCK Md. 136-137-138-139)
Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi Kanununun 236’ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır. Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların; a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle, b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlara görevlerini yerine getirmediklerinde bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası verilir. Suçun konusunun Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre ortadan kaldırılması veya yok edilmesi gereken veri olması hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. Kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme hariç, bu bölümde yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.
Bahsi geçen suç tanımlarının bilişim araçları vasıtasıyla yapılması büyük olasılıktır. Bu sebeple de söz konusu suç siber suçlar arasında sayılmaktadır.
8. Nitelikli Hırsızlık (TCK Md. 142/2-e)
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Suçun bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi hâlinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.9
9. Nitelikli Dolandırıcılık (TCK Md. 158/1-f-e)
Dolandırıcılık suçunun; Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak veya bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi halinde üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.10
10. Müstehcenlik (TCK Md. 226)
Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten, bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten, bu ürünleri; içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya kiraya arz eden, bunların satışına mahsus alışveriş yerleri dışında, satışa arz eden, satan veya kiraya veren, sair mal veya hizmet satışları yanında veya dolayısıyla bedelsiz olarak veren veya dağıtan, reklamını yapan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Üç ve dördüncü fıkralardaki ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.11
DİPNOT
- Umut Köse, Utku Köse, Siber Suçlara Karşı Türk Ceza Hukuk’unun Yeterliliği, İnet-Tr’13, XVIII. Türkiye’de İnternet Konferansı
- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanun’u Md. 233-234
- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanun’u Md. 235
- A. Hakan EKİZER TCK’daki Bilişim Suçları
- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanun’u Md.124
- A. Hakan EKİZER TCK’daki Bilişim Suçları
- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanun’u Md.125
- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanun’u Md.132
- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanun’u Md. 142/2-e
- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanun’u Md. 158/1-f-e
- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanun’u Md. 226f
