1. Giriş

Hazine arazileri, devletin hüküm ve tasarrufuna tabi olan, mülkiyeti devlet hazinesine ait olan arazilerdir. Bu arazilerin mülkiyet biçimleri barındır dıkları niteliklere göre genel mülkiyetli ya da özel mülkiyetli olmak üzere iki ana başlık altında tasnife uğramaktadır. Bu tasnifin mevcudiyetindeki en önemli kıstas, tescil konusunda vuku bulmaktadır. Bir hazine arazisinin tescil işleminin gerçekleştirildiği hallerde özel mülkiyetli olduğundan; gerçekleştirilmediği hallerde ise genel mülkiyetli olduğundan bahsedilir. Bunların dışında meralar, yaylaklar, kışlaklar ve ormanlar başta olmak üzere devletin tasarrufu altında olan tüm yerler, hazine arazileri kapsamında yer almaktadır.

Yapılan tasvirler neticesinde görülmektedir ki; hazine arazileri oldukça geniş bir manayı ihtiva etmektedir. Bu sebeple çalışmanın devamında, etraflıca ele alınabilmesini mümkün kılabilmek maksadıyla yalnızca mera, yaylak ve kışlakların tahsisi ve kullanım haklarının kiralanması ile orman sayılan alanlarda verilecek izinlere dair hususlar üzerinde durulacaktır.

2. Mera, Yaylak ve Kışlaklar 2.1. Tanımlar

Mera, yaylak ve kışlakların tahsisi ve kullanım haklarının kiralanması hususlarına geçilmeden önce bu ifadelerin 4342 sayılı ve 25/02/1998 tarihli Mera Kanunu’nda yer alan biçimleriyle tanımlarını aktarmakta fayda vardır. Buna göre;

  • Mera: “Hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yer“,
  • Yaylak: “Çiftçilerin hayvanları ile birlikte yaz mevsimini geçirmeleri, hayvanlarını otlatmaları ve otundan yararlanmaları için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yer“,
  • Kışlak: “ Hayvanların kış mevsiminde barındırılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yer“ manalarına gelmektedir.

2.2. Mera Kanunu Kapsamında Tahsis

Mera, yaylak ve kışlakların tabi olduğu hukuki kurallar, 4342 sayılı Mera Kanunu’nda düzenlenmiştir. Bu Kanun’un düzenleniş amacı; daha önce çeşitli kanunlarla tahsis edilmiş veya kadimden beri kullanılmakta olan mera, yaylak, kışlak ve kamuya ait otlak ve çayırların tespiti, tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılmasını, belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullandırılmasını, bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılmasını ve sürdürülmesini, kullanımlarının sürekli olarak denetlenmesini, korunmasını ve gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesini sağlamaktır.

Hukuki nitelikleri açısından mera, yaylak ve kışlakların kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Bu yerler devletin hüküm ve tasarrufu altında yer almaktadır. Ayrıca önemle belirtmek gerekir ki; mera, yaylak ve kışlaklar, özel mülkiyete geçirilemezler, amaçları dışında kullanımına cevaz verilmemektedir, zamanaşımının uygulanması söz konusu değildir ve sınırları daraltılamaz. Fakat makalenin devamında da detaylı olarak ele alınacağı üzere; bu yerlerin kullanım hakları belirli koşullar dahilinde gerçek veya tüzel kişilere kiralanabilmektedir.

Mera, yaylak ve kışlakların tespit, tahdit ve tahsisi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu amaçla valilik onayıyla oluşturulan ve valinin görevlendireceği bir vali yardımcısı başkanlığında on bir kişilik bir komisyon kurulmaktadır. Bu komisyon, bölgenin ekonomik durumunu, iklim özelliklerini, toprak işleme esaslarını, arazi kullanma şekillerini ve kullanma kabiliyet sınıflarını dikkate alarak mevcut mera, yaylak ve kışlaklar ile bu amaçla kullanılabilecek diğer alanları, sulama ve geçit yerlerini tespit edip, ilgili alanları harita üzerinde belirlemektedir. Köy veya belediyenin münferiden veya müştereken yararlanacağı mera, yaylak ve kışlak ihtiyacının belirlenmesi hususunda, bu alanların karakter ve otlatma kapasitesi, bitkisel ve hayvansal gelişme ve otlatılacak hayvan miktarı gibi unsurlar dikkate alınmaktadır.

Komisyon, yukarıda sayılan unsurlara göre belirlenen ihtiyacı karşılayacak miktarda mera, yaylak ve kışlaklar ile bunlarla ilgili sulama ve geçit yeri olarak tespit edilen alanları halkın ortak olarak yararlanmaları amacıyla, o köy veya belediye tüzel kişiliğine tahsis edip, tahsis kararını valiliğin onayına sunmaktadır. İlgili onayın ardından teknik ekiplerce yapılan çalışmaların sonuçları otuz gün süre ile komisyonca ilgili köy ve belediyelerin ilan yerlerinde askıda kalmaktadır. Teknik ekipler tarafından gerçekleştirilen tespit ve tahdit sonuçlarına karşı askı ilanı süresi içerisinde komisyona itirazda bulunulma hakkı da mevcuttur. Otuz günlük ilan süresi içinde haklarında dava açılmayan kararlar kesinleşmektedir. Ardından Tapu Sicil Müdürlüğü’ne gönderilerek özel sicile kayıt işlemi gerçekleşir.

2.3. Mera Yönetmeliği Kapsamında Kullanım

Hakkının Kiralanması Mera, yaylak ve kışlaklar devletin hüküm ve tasarrufu altında yer alan ve özel mülkiyete geçirilemeyen hazine yerleridir. Her ne kadar bu yerlerin kullanma hakkı Mera Kanunu kapsamında belediye veya köylere tanınmış bir hak olsa da, belirli şartlar dahilinde ilgili kullanma hakkı gerçek veya tüzel kişilere kiralanabilir. Bu sürece ilişkin uygulanacak usul ve esaslar Mera Yönetmeliği’nde düzenleme alanı bulmuştur. Buna göre;

Kadimden beri mera, yaylak ve kışlak olarak kullanılan yerler ile aynı amaçla kullanılmak üzere köy veya belediyelere tahsis ya da terk edilen yerler, devletin hüküm ve tasarrufunda veya hazinenin mülkiyetinde bulunan arazilerden etüt sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak yararlanılabileceği anlaşılan yerler, mera, yaylak ve kışlak olarak kullanılmak amacıyla kamulaştırılacak yerlerden çalışmalar sonucu ihtiyaç fazlası olarak belirlenen mera, yaylak, kışlaklar ile umuma ait çayır ve otlak alanların kullanım hakları kiralanabilmektedir. Bu kullanım hakkı öncelikli olarak en yakın köy veya belediyeye, o köy veya belediyede oturan ve hayvancılık yapan çiftçilere veya bu amaçlı kuruluşlara, bunun mümkün olmaması halinde hayvancılık yapan veya hayvancılık işletmesi kurmak isteyenlere ıslah etmek koşulu ile yirmi beş yıla kadar ihale ile kiralanabilmektedir.

Kayıtlarda mera, yaylak ve kışlak ile umuma ait çayır ve otlak olarak görülen, ancak ıslah etmek koşulu ile mera, yaylak, kışlak ile umuma ait çayır ve otlak olarak kullanılacak yerler, öncelikle o köy veya belediyede oturanlar ile bunların kurdukları kooperatif, birlik veya tüzel kişiliklere, bunun mümkün olmaması halinde büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık yapan veya yapmak isteyen gerçek ve tüzel kişilere uygun görülecek proje ile komisyon tarafından yirmi beş yıla kadar ihale ile kiralanabilmektedir. Ayrıca kiralama durumunun sözleşme hükümlerine uygunluğu yönünden her beş yılda bir komisyon tarafından yeniden değerlendirilmesi de söz konusudur. Uygulama ile alakalı usul ve esaslar ise Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından belirlenmektedir.

Mera, yaylak ve kışlakların kiralanması, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca hazırlanacak tip sözleşme esaslarına göre yapılmaktadır. Kira süresinin başlangıcı, sözleşmenin imzalandığı tarihtir. Ayrıca önemle belirtmek gerekir ki; bu yerleri kiralayanlar, komisyonlarca uygun bulunan ıslah projesine uymakla yükümlüdürler. Komisyonların, yükümlülüklerine uymayanlar hakkında Mera Kanunu’nun ilgili maddelerini uygulama konusunda görevi ve inisiyatif hakkı mevcuttur.

Son olarak belirtmek gerekir ki, kiralanan mera, yaylak ve kışlaklar üzerine kurulacak tesis ve yapıların yerleri bu alanın kullanım bütünlüğü, bitki örtüsü, topografyası, konumu, taban suyu seviyesi, ulaşım durumu, alanın büyüklüğü gibi unsurlar dikkate alınarak belirlenmektedir. Kiracı sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren bu alanda kurmak istediği tesisler için konuya ilişkin bir uzmana proje hazırlatıp, bu projeyi komisyona sunmalıdır. Komisyonun projeyi uygun bulması halinde kira sözleşme süresi sonunda bu alanın tekrar mera vasfına getirilmesi amacıyla, komisyonca belirlenecek teminata esas olmak üzere kiracı ayrıca mera geri dönüşüm projesini de komisyona sunar. Kiracı tarafından teminatın yatırılması veya banka teminat mektubu verilmesi ile bu tesislerin kurulması ve kullanılmasına ilişkin sözleşme hazırlanır ve imzalanır. Tüm bu süreçlerin ardından mera, yaylak ve kışlaklardaki kullanım hakkının kiralanmasına ilişkin prosedürler tamamlanmış olur.

3. Ormanlar 3.1. Tanım

Orman ifadesinin nitelediği anlam, 6831 sayılı ve 31.08.1956 tarihli Orman Kanunu’nda “Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları ve o toplulukların bulunduğu yerler“ şeklinde ifade edilmiştir.

Ancak, sazlıklar, step nebatlarıyla örtülü yerler, her çeşit dikenlik, parklar, sahipli arazide bulunan ve civarındaki ormanlarda tabii olarak yetişmeyen ağaç ve ağaççık nevilerinin bulunduğu yerler ve benzer mahiyetteki altı ek unsurun orman niteliğine sahip olmadığı ve bu hususların istisna teşkil ettiğini ifade etmek gerekir.

3.2. Orman Kanunu’nda Bahsi Geçen

Muvafakat, İzin ve İrtifak Hakları Orman Kanunu’nda düzenlenen konular arasında, belirli şartlar dahilinde orman yerlerine ilişkin muvafakat, izin ve irtifak haklarının mevcut olabileceği hususu da yer almaktadır. Bu haklara ilişkin uygulama usul ve esasları ile bunlardan tahsil edilecek bedellere ait iş ve işlemlerin detaylı biçimde tasvir edilişi ise, “Orman Sayılan Alanlarda Verilecek İzinler Hakkında Yönetmelik“ te düzenlenmiş olup, ilgili konuya dair gerekli açıklamalar makalenin 3.3’üncü maddesinde aktarılacaktır. Bu kısımda ise, Orman Kanunu’nda yer alan muvafakat, izin ve irtifak haklarına ilişkin önemli maddeler özet niteliğinde ifade edilecektir. Buna göre:

  • Madde 16’da; devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine ilişkin izinlerin, fon bedelleri hariç bedeli alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verileceği ifade edilmiştir.
  • Madde 17’de; devlet ormanlarında 31.12.2011 tarihinden önce toplu yerleşimin bulunduğu; yaylak ve otlak olarak kullanılan alanlar içindeki yerler ile yılın belirli dönemlerinde geleneksel yaylacılık maksadıyla yerleşim yeri olarak kullanılan alanlar içerisinde uygun görülenlerin Cumhurbaşkanı kararı ile yayla alanı olarak ilan edileceği, bu yayla alanlarında bulunan bina ve tesislerin de orman idaresi tarafından işletilmesine, işlettirilmesine veya kiraya verilmesine cevaz verileceği belirtilmiştir.

Ayrıca savunma, ulaşım, enerji, haberleşme, su, atık su, petrol, doğalgaz, altyapı, katı atık bertaraf ve düzenli depolama tesislerinin; baraj, gölet, sokak hayvanları bakımevi ve mezarlıkların; devlete ait sağlık, eğitim, adli hizmet ve spor tesisleri ile ceza infaz kurumlarının ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın Devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret olması halinde, gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından izin verilebileceği de düzenlenmiştir.

  • Madde 18’de; devlet ormanlarında arkeolojik kazı ve restorasyon yapılmasına ve bu alanların kullanımına, tarihi eserlerin restorasyonu ve korunması için gerekli tesislere, odun kömürü, terebentin, katran, sakız gibi işletilmesinde ağaç kullanılan ocakların açılmasına, göl, baraj ve deniz yüzeyinde yapılan balık üretimi için karada yapılması mecburi tesislere ve yeraltında depolama alanı kurulmasına, bozuk orman alanlarında orman bitkisi fidanlıkları kurulmasına, mantar ve tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliğine, orman alanlarından üretilen odun dışı ürünlerin mamul ya da yarı mamul olarak işlenmesi amacıyla tesis kurulmasına Orman Genel Müdürlüğü tarafından bedeli alınarak yirmi dokuz yıla kadar izin verilebileceği ifade edilmiştir.
  • Madde 25’te; Orman Genel Müdürlüğü; mevkii ve özelliği dolayısıyla lüzum göreceği ormanları ve orman rejimine giren sahaları; bilim ve fennin istifadesine tahsis etmek, tabiatı muhafaza etmek, yurdun güzelliğini sağlamak, toplumun çeşitli spor ve dinlenme ihtiyaçlarını karşılamak, turistik hareketlere imkan vermek maksadıyla, milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma sahaları ve orman mesire yerleri olarak ayırabileceği, düzenleyebileceği, yönetip, gerektiğinde de işletip veya işlettirebileceği belirtilmiştir.
  • Son olarak madde 115’te; devlet ormanları üzerinde kamu yararına yönelik yapılacak her türlü yapıya dair herhangi bir şekilde irtifak hakkı tesisisin, Maliye Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın muvafakatlerine bağlı olduğu hususu aktarılmıştır.

3.3. Orman Sayılan Alanlarda Verilecek İzinler

Hakkında Yönetmelik Kapsamında Ele Alınan Usul Ve Esaslar Orman Sayılan Alanlarda Verilecek İzinler Hakkındaki Yönetmelik’in işlevi, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 16, 17, 18 ve 115‘inci maddelerine göre verilecek muvafakat, izin ve irtifak haklarının uygulama usul ve esasları ile bunlardan tahsil edilecek bedellere ait iş ve işlemleri düzenlenmektir.

Bu Yönetmelik’te yer alan hakların uygulama alanı bulacağı alanlar, beş temel başlık altında düzenlenmiştir. Bunlar: “Maden-Petrol Arama İşletmelerindeki İşlemler“, “Define Arama, Arkeolojik Kazı ve Ocak İzinleri“, “ Fabrika, Hızar, Şerit Kurma İzinleri“, “ Balık Üretmek Üzere Tesis Kurma İzinleri“ ve “ Yol, Bina ve Diğer Tesis İzinleri“ şeklindedir.

Sayılan beş konu içerisinde uygulama alanı en yaygın olan ise yol, bina ve diğer tesis izinlerine ilişkin başlıktır. Bu kapsamda, verilecek izinlerin sürecine dair nitelikler beş başlık özelinde de oldukça benzer mahiyette olduğu için yalnızca uygulama alanı en yaygın olan hususun tasviri gerçekleştirilecektir. Buna göre yol, bina ve diğer tesis izinlerine dair şu hususları aktarmak gerekir:

Orman sayılan alanlarda, gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine, kamu yararı ve zaruret bulunması halinde; savunma, ulaşım, enerji, haberleşme, iletişim panosu, su arama, su kuyusu, kaptaj, su isale hattı, su deposu, su dolum tesisi, atık su, petrol, doğalgaz, alt yapı ve katı atık bertaraf tesisi, sanatoryum, baraj ve gölet tesisleri için bedelli izin verilebilmektedir.

Bu iznin müracaatı için gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerinin başvuracağı makam, orman niteliğindeki alanın bulunduğu yerdeki Bölge Müdürlüğü’dür. Başvuran kişiler, izin talep edilen yerin ilini, ilçesini, köyünü, mevkiini ve yüzölçümünü belirten yazılarına, talep sahasını gösterir koordinat değerleri belli 1/25000 ölçekli harita ile yapılması planlanan tesislerin 1/1000 ölçekli vaziyet planını, talep sahasının işlendiği meşcere haritasını dört takım halinde ekleyerek müracaatını gerçekleştirir.

Talep sahibince, talep edilen sahaya ilişkin 1/25000 ölçekli harita ile memleket nirengisine bağlı yersel ölçü yapıldığına dair ölçü ve hesap cetvellerini, talep sahasının üzerinde gösterildiği 1/1000 ölçekli vaziyet planını ve diğer kanunlar uyarınca alınması gereken görüş, belge ve muvafakatlerin (ÇED, sit, su tahsis ve benzeri) orman idaresine verilmesi halinde, savunma, yol, enerji nakil hattı, su isale hattı, su kuyusu, su arama, su deposu, petrol ve doğalgaz boru hattı, baraj, gölet, telefon iletim hattı, iletişim panosu, R/L tesisleri, radyo-televizyon verici istasyonları ve antenleri, GSM baz istasyonları, ölçüm istasyonları ve alt yapı gibi talepler için Bölge Müdürlüğü’nce teşkil edilecek heyetçe; gerekli incelemeler yapılarak tesislerin devlet ormanlarında yapılmasında zaruret olup olmadığı hususunu da içeren bedelli kesin izin raporu düzenlenir.

Ayrıca, ulaşım, enerji, haberleşme, su dolum tesisi, atık su, katı atık bertaraf tesisi, sanatoryum talepleri için gerekli incelemeler yapılarak tesislerin devlet ormanlarında yapılmasında zaruret olup olmadığı hususunu da içeren bir bedelli ön izin raporu da düzenlenir.

İlgili raporlara yönelik gerekli incelemelerin yapılmasının ardından, kesin izin raporu düzenlenenlerden uygun görülenlere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca kırk dokuz yıla kadar kesin izin verilebilir. Bedeller, teminat ve noter tasdikli taahhütname alınarak saha teslimi yapılmakta ve izne ilişkin süreç tamamlanmaktadır.

Ön izin sahibi ise, kendisinden istenilen belgeleri süresi içerisinde tamamlayıp Bölge Müdürlüğü’ne vererek kesin izin talebinde bulunabilir. Orman Bölge Müdürlüğü yapılan müracaatı evrak üzerinde inceler, istenilen belgelerin eksik ya da uygun olup olmadığını kontrol eder. Eksik bir husus görülmemesi halinde Bölge Müdürlüğü’nce teşkil edilecek heyetçe; gerekli incelemeler yapılarak bedelli kesin izin raporu düzenlenir. Uygun görülenlere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca kırk dokuz yıla kadar bedelli kesin izin verilebilmektedir.

4. Sonuç

Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan hazine arazileri, belirli şartların sağlanması halinde gerçek ya da tüzel kişilere tahsis edilebilir, kullanım hakkı kiralanabilir veyahut bu arazilere ilişkin muvafakat, izin ya da irtifak hakkı tanınması hususları gerçekleşebilir.

Bu çalışmada hazine arazileri içerisinde yer alan mera, yaylak ve kışlakların tahsisi ve kullanım hakkının kiralanması ile orman sayılan alanlarda verilecek izinlere dair takip edilmesi gereken süreçler etraflıca tasvir edilmeye çalışılmış ve ilgili arazilere ilişkin önemli mevzuat hükümleri nitelediği manaları ile ifade edilmiştir.

KAYNAKÇA

  • Mera Kanunu (1998), T. C. Resmi Gazete, 23272, 28 Şubat 1998.
  • Mera Yönetmeliği (1998), T. C. Resmi Gazete, 23419, 31 Temmuz 1998.
  • Orman Kanunu (1956), T. C. Resmi Gazete, 9402, 31 Ağustos 1956.
  • Orman Sayılan Alanlarda Verilecek İzinler Hakkında Yönetmelik (2007), T. C. Resmi Gazete, 26470, 22 Mart 2007.