İş Hukukunda Rekabet Yasağı
İş sözleşmeleri kapsamında işçi ve işveren olarak her iki tarafında bir takım borçları bulunmaktadır. İşverenin, işçiye ücret ödeme borcu yanında işçiyi gözetme borcu ve eşit davranma gibi borçları da bulunmaktadır. Bunun yanında işçinin ise iş görme borcu, düzenleme ve talimatlara uyma borcu ve sadakat borcu gibi borçları bulunmaktadır.
Sadakat borcu kapsamında yer alan ve işçinin yapmama yükümlülüğü altında bulunduğu önemli alt borçlarından birisi de rekabet etmeme borcudur.1 İş ilişkisi devam ettiği sürece işçi, kanundan doğan bir borç olarak rekabet etmeme borcu altındadır. Ancak kural olarak iş sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte, işçinin rekabet etmeme borcu da ortadan kalkmaktadır. İşçinin anılan borcunun iş sözleşmesi sona erdikten sonra da devam etmesi için tarafların ya iş sözleşmesine bu doğrultuda hüküm koymaları (rekabet yasağı kaydı) ya da açıkça yazılı olarak bu konuda anlaşma (rekabet yasağı sözleşmesi) yapmaları gerekir. 2
1.KANUNDAN DOĞAN REKABET YASAĞI
İş ilişkisi devam ettiği sürece tarafların ayrıca kararlaştırmasına gerek olmaksızın kanun gereği işçi rekabet etmemekle yükümlüdür. Nitekim bu durum Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) “Özen ve sadakat borcu” kenar başlıklı 396. Maddesinin 3. Fıkrasında açıkça “İşçi, hizmet ilişkisi devam ettiği sürece, sadakat borcuna aykırı olarak bir ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmette bulunamaz ve özellikle kendi işvereni ile rekabete girişemez.” şeklinde düzenlenmektedir.
2.SÖZLEŞMEDEN DOĞAN REKABET YASAĞI
İşçinin iş ilişkisi içerisinde işverenin müşterilerine ulaşması veya iş sırlarına vakıf olması sebebiyle hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra, belirli bir faaliyet alanında, coğrafi bölgede ve zaman dilimi içerisinde işçinin işverenle rekabet oluşturan davranış içerisinde girmesini yasaklayan sözleşmeye “rekabet yasağı sözleşmesi” adı verilir. 3
TBK’nın 444. Maddesinde; “Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” şeklinde izah edildiği üzere rekabet yasağı sözleşmesi birtakım geçerlilik koşullarına bağlanmıştır.
Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerlilik koşulları şunlardır:
2.1.Rekabet yasağı sözleşmesi yazılı şekilde yapılmalıdır.
TBK’nın 444/1 maddesi uyarınca rekabet yasağı sözleşmeleri yazılı şekle tabidir. Buradaki yazılı şekil bir ispat şartı olarak değil doğrudan geçerlilik şartı olarak ve adi yazılı şekil olarak düzenlenmektedir. Bu zorunluluk, işçinin yasağın hüküm ve sonuçları hakkında bilgi edinmesini sağlama noktasında da elverişlidir. 4 Nitekim, bu önem, Yargıtay içtihadında yer verilen “…şekil şartının amacı, yasağın kapsamı konusunda işçinin tam bir bilgi sahibi olmasını sağlamaktır.” ifadeleriyle vurgulanmıştır. 5
2.2. İşçinin fiil ehliyetine sahip olması gereklidir.
Rekabet yasağı sözleşmesinin bir diğer geçerlilik koşulu ise işçinin rekabet sözleşmesi akdedildiği esnada fiil ehliyetine sahip olması gerekliliğidir. Türk Medeni Kanunu’nun (“TMK”) 10. Maddesine göre ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişi fiil ehliyetine sahiptir. İşçinin sınırlı ehliyetsiz veyahut tam ehliyetsiz olması durumunda ise işçinin kendisi rekabet yasağı sözleşmesini imzalayamayacağı gibi işçi adına yasal temsilcisi de işbu sözleşmeyi imzalayamaz. Zira yasal temsilci tarafından sınırlı ehliyetsiz veya tam ehliyetsiz adına rekabet yasağı sözleşmesi yapılması ve hatta sınırlı ehliyetsiz veya tam ehliyetsizin yapmış olduğu bu sözleşmeye yasal temsilcinin izin ya da onay vermesi mümkün olmayıp yasaktır.
2.3.İşverenin korunmaya değer haklı bir menfaatinin varlığı gereklidir.
TBK madde 444/2 uyarınca rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir. Burada işverenin önemli bir zarara uğrama tehlikesinin varlığı yeterli olup ayrıca fiili bir zararın gerçekleşmesine gerek bulunmamaktadır. Uyuşmazlık halinde bu hallerin gerçekleştiğini ispat yükü işverendedir. Ayrıca bu hallerin işçi tarafından fiilen bilinmesi aranmamakta, yapılan iş gereği işçi tarafından bilinebilir olması yeterli kabul edilmektedir.
2.4.İşçinin ekonomik geleceğinin tehlikeye düşürülmemesi gereklidir.
TBK madde 445 uyarınca rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Anayasa’nın 48. Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Görüleceği üzere kişinin çalışma ve sözleşme hürriyeti Anayasamız tarafından da koruma altına alınarak sosyal ve ekonomik hak ve ödevler bölümünde hüküm altına alınmıştır. İşçi ile işveren arasında yapılan rekabet yasağı sözleşmesinin işçi aleyhine olacak şekilde ve Anayasa tarafından koruma altına alınan temel hak ve hürriyetlere zarar verecek düzeyde olmaması gerekir. Bunu sağlamak amacıyla rekabet yasağı sözleşmelerinde yer, zaman ve işlerin türü bakımından sınırlamalar yapılması ve bu sınırlamaların işin niteliğine uygun olması aranmaktadır.
3. REKABET YASAĞININ SINIRLANDIRILMASI
3.1.Süre Bakımından
Rekabet yasağının süresi özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacaktır. Rekabet yasağının süresiz olarak kararlaştırılamayacağını ifade eden kanun koyucu anayasal bir hak olan çalışma ve sözleşme hürriyetinin işçi aleyhine olağanüstü bir biçimde sınırlandırılmasının da önüne geçmektedir.
Rekabet yasağı sözleşmesinde bu kapsamda kararlaştırılacak süre; iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra başlayacak, bu zaman arasında açılan davalar (işçilik alacakları için açılacak davalar, kıdem/ihbar tazminatı davaları vs.) da sürenin işlemesini engellemeyecektir. 6
3.2.Yer Bakımından
İşçinin hangi coğrafi alanda rekabet yasağına tabi olduğu şüpheye yer bırakmayacak bir şekilde belirlenmelidir. Aynı zamanda bu alan işverenin işlerinin ulaştığı alanla sınırlı olmalıdır. Bunun ötesinde bir alanda yer bakımından getirilen sınırlandırmada işverenin korunmaya değer haklı bir menfaatinin bulunduğundan bahsedilemeyecektir.
Yargıtay, rekabet yasağı sözleşmesinin işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek ölçülerde yer bakımından sınırlandıramayacağını kararlaştırmıştır. 9. Hukuk Dairesine göre “Taraflar… rekabet yasağı konusunda bir anlaşma metni
düzenlemişlerdir. Buna göre; ‘Bankaya müfettiş muavini unvanı ile işe alınan, özel ve uygulamalı eğitim ve mesleki olarak yetiştirilen, bankacılık hizmetlerinde sır saklanması ve gizliliği esas olan konularda bilgi sahibi olan … iş ilişkisinin sona erdiği tarihten itibaren 2 yıl süre ile Türkiye’deki tüm bankalarda çalışmamayı kabul ve taahhüt eder.’ Biçimindeki düzenleme 2 yıl ile sınırlı olarak getirilmiş ise de, Türkiye’deki tüm bankaları kapsaması bakımından mahal ve banka açısından bir sınır söz konusu olmadığı için davacının geleceği bakımından ağır bir sonuçları beraberinde getirecek bir düzenleme olarak kabul edilmelidir.” 7
3.3.Konu Bakımından
İşverenin faaliyet alanına giren ve işçinin de işverene ait işyerinde doğrudan ilgilendiği işle ilgili bir rekabet yasağı getirilebilir. Aynı zamanda bu işlerin işverenin müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında olması ve işçinin de bunları biliyor veya bilebilecek nitelikte olması gerektiği unutulmamalıdır.
4. REKABET YASAĞI SÖZLEŞMESİNE AYKIRI DAVRANMANIN SONUÇLARI
Rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranmanın sonuçları TBK madde 446’da şu şekilde hüküm altına alınmıştır; “(1)Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür. (2)Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır. (3)İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir.”
Görüleceği üzere rekabet yasağına aykırı davranan işçi, işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür. Buradaki zarardan kastımız müspet zarardır. Eğer rekabet yasağı sözleşmesinde cezai şart kararlaştırılmış ise bu durumda işverenin rekabet yasağının ihlal edildiğini ispatlaması yeterli olacak, ayrıca bir zarara uğradığını ispatlaması şartı aranmayacaktır. İşverenin uğradığı zarar, cezai şart miktarını aşıyorsa işçi aşan kısmı tazminle yükümlüdür. Fakat bu durumda işveren, cezai şart miktarını aşan kısım bakımından zararını ve işçinin kusurunu ispatlamakla yükümlüdür. Hakim tarafından aşırı görülen ceza koşulu indirime tabi tutulabilir.
Ayrıca TBK’nın 446. Maddesinin son fıkrasının uygulanabilmesi diğer bir deyişle işverenin yasağa aykırı davranışa son verilmesini talep edebilmesi için bu durumun sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutulması gerektiği unutulmamalıdır. Buna ek olarak işverenin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile bu hakkı kullanmayı işçinin davranışı haklı göstermelidir. Bu iki şart bir arada bulunmalıdır.
5. REKABET YASAĞI SÖZLEŞMESİNİN SONA ERMESİ
Sürenin dolması nedeniyle, işçinin ölümü nedeniyle, tarafların karşılıklı anlaşma ile sözleşmeyi sona erdirmesiyle, yasağın devamında işverenin gerçek bir yararının kalmaması, işverenin haklı bir neden olmaksızın iş akdini feshetmesi, işçinin işverene yüklenebilen bir nedenle iş akdini feshetmesi gibi nedenlerle rekabet yasağı sözleşmeleri sona ermektedir.
DİPNOT
1 Prof. Dr. Haluk Hadi SÜMER, İş Hukuku, 24. Baskı, Ankara 2019, s.75
2 Prof. Dr. Haluk Hadi SÜMER, İş Hukuku, 24. Baskı, Ankara 2019, s.75
3 Ebru DİNÇ, İş Hukukunda Rekabet Yasağı Sözleşmeleri, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2019, s.9
4 Beril İrem USTA-YİĞİT, İş Hukukunda Rekabet Yasağı Sözleşmesi, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2020, s.36
5 Beril İrem USTA-YİĞİT, İş Hukukunda Rekabet Yasağı Sözleşmesi, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2020, s.36-37
6 Büşra UYSAL TUNA, İş Hukukunda Rekabet Yasağı Sözleşmeleri, Yüksek Lisans Tezi, İzmir 2019, s.68
7 Prof. Dr. Sarper SÜZEK, İş Hukuku, Yenilenmiş 14. Baskı, İstanbul 2017, s.366-367
KAYNAKÇA
Prof. Dr. Sarper SÜZEK, İş Hukuku, Yenilenmiş 14. Baskı, İstanbul 2017
Prof. Dr. Haluk Hadi SÜMER, İş Hukuku, 24. Baskı, Ankara 2019
Ebru DİNÇ, İş Hukukunda Rekabet Yasağı Sözleşmeleri, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2019
Beril İrem USTA-YİĞİT, İş Hukukunda Rekabet Yasağı Sözleşmesi, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2020
Büşra UYSAL TUNA, İş Hukukunda Rekabet Yasağı Sözleşmeleri, Yüksek Lisans Tezi, İzmir 2019
Anayasa
Türk Borçlar Kanunu
Türk Medeni Kanunu
