Türk Ceza Hukukunda Etkin Pişmanlık Düzenlemesi
Bu çalışmada Ceza Hukukunda maddi gerçeğin ortaya çıkarılması hususunda önem arz eden; 5237 sayılı kanunun özel hükümler kısmında belirli suç tiplerine ilişkin olarak münhasıran düzenlenen etkin pişmanlık kurumunun; tanımı, tarihsel gelişimi, önemi, kimlerin bu düzenlemeden yararlanabileceği, unsur ve şartları, ilgili ceza kurumlarıyla ilişkisi ve yargılamalar üzerindeki etkisi üzerinde durulacaktır.
Anahtar Kelimeler: Etkin Pişmanlık, Suçun Tamamlanması, Türk Ceza Hukuku, Örgütlü Suçlarda Etkin Pişmanlık
1- Tanımve Tarihsel Gelişim a) Tanım
Etkin Pişmanlık kavramının tanımına ilişkin doktrinde görüş birliği bulunmamaktadır. Öğretide ve uygulamada aktif pişmanlık, eylemli pişmanlık gibi adlandırmalara da sahip olan etkin pişmanlık KOCA/ÜZÜLMEZ’e göre, failin suçun tamamlanmasından sonra neticeyi telafi etmeye yönelik davranışları olup, gönüllü vazgeçmenin tamamlanmış suçlardaki görünümüdür1. YAŞAR/GÖKCAN/ ARTUÇ’a göre etkin pişmanlık; failin suçun tamamlanmasından sonra pişmanlık duyarak suçun hukuka aykırılığını ya da suçun zararlı neticelerini ortadan kaldırması ya da bunları gidermesidir2.
En basit tanımıyla etkin pişmanlık kişinin işlemiş olduğu suç sebebiyle suçu işledikten sonra pişman olması, bu pişmanlık nedeniyle adli teşkilata yardımcı olması, suç teşkil eden fiilin neticesinde meydana gelen olumsuzlukları gidermesi ve ceza adaletine olumlu davranışlarıyla katkı sunması halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını sağlayan bir ceza hukuku kurumudur. Bu şekilde etkin pişmanlıktan yararlanan kişi için ceza öngörülmez veya öngörülen cezada indirim yapılır.
b) Tarihsel Gelişim
Etkin pişmanlık kurumu 765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu döneminde de olduğu üzere kanunun özel hükümler kısmında belirli suç tiplerine ilişkin olarak özel olarak düzenlenmişse de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda suçun tamamlanmasından sonraki aşamaya ilişkin bir nitelik kazanmıştır. Suçun tamamlanmasının failin elinde olmayan nedenlerle gerçekleşememesi iki biçimde ortaya çıkar. Bunlardan ilki failin icra hareketlerini tamamlayamaması, ikincisi ise icra hareketlerinin tamamlanmasına rağmen neticenin gerçekleşememesidir. Bu durumlardan ilki eksik teşebbüs, ikinci durum ise tam teşebbüs olarak adlandırılmakta olup, 765 sayılı Kanun döneminde bu ikili ayrım kabul edilmişti3.
765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu’nda gönüllü vazgeçme kurumu; failin icra hareketlerini tamamlamaktan vazgeçmesi ile sınırlı olarak düzenlenmiş; failin icra hareketlerini tamamladıktan sonra kendi çabasıyla neticenin gerçekleşmesinin önlenmesi ve suçun tamamlanması sonrasında gerçekleşen özel pişmanlık halleri doktrinde etkin pişmanlık (faal nedamet) olarak adlandırılmaktaydı4. Etkin pişmanlık hallerinden biri olan; suçun tamamlanması sonrasında gerçekleşen özel pişmanlık halleri ise suç sonrası pişmanlık halleri olarak adlandırılmaktaydı. Etkin pişmanlık hali TCK’da genel biçimde düzenlenmediği için fail hakkında tam teşebbüse ait veya tamamlanmış suça ilişkin cezaların verilmesi gerekmekteydi5.
765 sayılı Türk Ceza Kanunu dönemindeki gönüllü vazgeçme kurumuyla, doktrinde faal nedamet olarak adlandırılan kurum tek bir potada eritilerek her ikisi de gönüllü vazgeçme kurumunun birer parçası haline, suç sonrası pişmanlık olarak adlandırılan durum da etkin pişmanlık hükmü haline dönüştürülmüştür. 5237 sayılı kanun uyarınca etkin pişmanlık kurumu eski kanun düzenlemesinden farklı olarak suçun tamamlanmasından sonraki aşamaya ilişkin bir nitelik kazanmış ve gönüllü vazgeçme kurumu ile arasındaki fark net bir şekilde belirlenmiştir.
2- Etkin Pişmanlık Kurumunun Önemi Nedir?
Ceza Muhakemesinin amacı insan hakları ihlallerine yol açmadan, usul hukuku kurallarına bağlı kalarak geçmişte yaşanmış bir olayın deliller yoluyla ortaya konulması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmak olarak ifade edilebilir. Maddi gerçeğe ulaşmak ise her suç bazında aynı derecede kolay değildir. Zira her suç yapısı ve niteliği itibariyle birbirinden farklı özellikler göstermekte olup çözümlenmesi ve tespit edilmesi güç bir hal almaktadır. Suçların bu özellikleri gereği ise zaman zaman suça dair delil elde etmek zorlaşmakta olup mevcut veri ve bilgiler ise yetersiz kalmaktadır. Bu noktada suça konu fiilleri gerçekleştiren fail/faillerin veya bir şekilde bu suçla maddi bir bağlantısı bulunan şahısların etkinlik pişmanlık kurumunu kullanması sayesinde suça ilişkin somut ve detaylı bilgi ve delillere ulaşılabilmekte, bu delil ve bilgiler ışığında suçun oluşumu ve sonuçları hakkında net bilgiler elde edilmektedir.
3- Kimler Etkin Pişmanlık Hükümlerinden Yararlanabilir?
Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanacak olan kişi, suça azmettiren, yardım eden veya suç teşkil eden fiili doğrudan işleyen kişilerden biri olabilir. Zira önemli olan pişmanlık iradesiyle birlikte verilen bilginin suçu aydınlatması, suçun işlenmesine katılanların cezalandırılmasının temini veya varsa mağdurun uğramış olduğu zararın giderilmesini sağlamasıdır. Buradan yola çıkarak etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecek kişi açısından kanunen bir sınırlama olmayıp, suçla maddi bağı olan herkes bu kurumdan ve sonuçlarından faydalanabilecektir.
4- Her Suç İçin Etkin Pişmanlık Uygulanabilir mi?
Belirtmek gerekir ki etkin pişmanlık her suç için mümkün olmamaktadır. Ceza hukuku anlamında teknik olarak etkin pişmanlık kurumunun sonuçlarının doğması TCK’da düzenlenen ve etkin pişmanlık düzenlemesi barındıran yalnızca sınırlı sayıda suçlar için geçerlidir. Ceza hukuku bakımından etkin pişmanlık kurumunun uygulanabilirliği açısından etkin pişmanlık hükmünün madde metninde yer alması gerekli ve zorunludur.
Örneğin; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu (m.110), malvarlığına karşı suçlar (m. 168), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ya da kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma (m. 192), suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu (m. 221), zimmet suçu (m. 248), rüşvet suçu (m.254), iftira suçu (m. 269), yalan tanıklık suçu (m. 274) bakımından TCK’da etkin pişmanlık hükümleri yer almaktadır.
5- Etkin Pişmanlık Suçu Kabul Etmek midir?
Toplumda etkin pişmanlık kurumu açısından ‘suçu kabul etmek’ şeklinde yaygın bir anlayış olsa da bu durum uygulama için çok doğru değildir. Ancak etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen kişi nihayetinde belirli fiilleri kabul etmek durumundadır. Bunları ne biçimde işlediği, gerçekleştirirken neyi amaçladığı, bu fiilleri işlerken ne şekilde hareket ettiği gibi durumları kendi iradesi ile açıklamak mecburiyetindedir. Ancak burada asıl önemli olan şey adliye teşkilatına ve ilgili mercilere, gerçekleştirilen suçla ilgili önemli olan bilgileri vermek veya o bilgilere ulaşabilme imkânı sağlamaktır. Yoksa salt işlenen suçu beyan etmek etkin pişmanlık kurumundan faydalanmak için yeterli olmamaktadır.
6- 5237 Sayılı Kanun Uyarınca Etkin Pişmanlığın Şartları
5237 Sayılı TCK uyarınca etkin pişmanlık kurumunun şartları, fiile ve faile ilişkin şartlar olmak üzere iki başlık altında ele alınabilir.
1- FİİLE İLİŞKİN ŞARTLAR
Teşebbüs aşamasında kalan suçlarda tipik fiilin eksikliği; failin icrasına başladığı bir suçun icrasına devam edememesi ya da icra hareketlerinin bitirilmesine rağmen suçun tamamlanması için aranan neticenin gerçekleşmemesi suretiyle iki biçimde ortaya çıkabilir6.
a) Tamamlanmış Bir Suç Olmalı
Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için gerekli olan şart, fail tarafından işlenen suçun tamamlanmış olmasıdır. Suçların tamamlanma anı her suç için farklılık arz eden bir niteliğe sahiptir. Suçların tamamlanması bakımından neticenin gerçekleşmesi önemli bir kıstas olmakla beraber, netice her zaman suçun zorunlu bir unsuru değildir7.
Etkin pişmanlığın söz konusu olabilmesi için gerekli olan şart suçun sona ermesi değil tamamlanmasıdır. Diğer bir ifade ile etkin pişmanlık suçun bütün unsurlarıyla tamamlanmasından ve neticenin meydana gelmesinden sonra söz konusu olmaktadır8.
b) Tamamlanmış Suça İlişkin Olarak Etkin Pişmanlık Hükmü Münhasıran Düzenlenmiş
Olmalı
Etkin pişmanlık bütün suçlar bakımından uygulama alanına sahip olmayıp kanunda sadece belirli suçlar için öngörülmüştür. Bu anlamda etkin pişmanlık hükümleri kanunilik ilkesi gereği kanunda hangi suçlar için öngörülmüş ise sadece o suçlar için uygulanabilir9.
Anayasa Mahkemesinin ilgili kararında da belirtildiği üzere hangi suçlar bakımından etkin pişmanlık hükümlerine yer verileceği kanun koyucunun takdirindedir10.
Çeşitli suçlar bakımından etkin pişmanlık hükümlerinin kabul edilmesinde güdülen amaç; suçun işlenmesiyle oluşan mağduriyetlerin etkilerinin veya ekonomik zararların mümkün olduğunca azaltılmasıdır11.
2- FAİLE İLİŞKİN ŞARTLAR a) Fail Bizzat Pişmanlık Göstermelidir
Etkin pişmanlıktan yararlanılması için failin pişmanlık gösteren eylemleri bizzat gerçekleştirmesi gerekmektedir. Bu bağlamda örneğin; hırsızlık suçunda çalınan malın iadesi fail tarafından değil de, failin bir yakını tarafından gerçekleştirilirse fail etkin pişmanlık hükmünden yararlanamaz.
b) Failin Pişmanlığı Etkin (Aktif) Olmalıdır
Etkin pişmanlıktan yararlanacak fail, suçunun olumsuz etkilerini gidermek için bir girişimde bulunmalı, diğer bir ifadeyle failin suçtan duyduğu pişmanlık, basit bir üzülme, hayıflanma derecesinde kalmamalı, bu pişmanlığın dış dünyaya yansıyan “etkin” bir yönü olmalıdır12. Failin etkin pişmanlıktan yararlanması için göstermesi gereken aktif tutum; suçla mücadelede etkin işbirliği sağlama, bilgi vererek suçun aydınlatılmasına katkı sağlama, örgütlü suçlarda mücadeleye katkı sağlama, failin hukuka aykırı duruma son vermesi, iade veya tazmin suretiyle etkin pişmanlık, resmi makamlara başvurarak tedavi ettirilmeyi isteme şeklinde olabilir.
c) Fail Suçun Tamamlanmasından Sonra Pişmanlık Göstermelidir
5237 sayılı TCK’nın öngörmüş olduğu sistem bakımından etkin pişmanlık kurumu yalnızca suç tamamlandıktan sonra uygulama alanı bulan bir düzenleme olup, suçun tamamlanmasından önceki safhaya ilişkin icra hareketlerinin tamamlanmasından sonra neticenin ortaya çıkmasını engelleyen failin durumu; gönüllü vazgeçme kurumu kapsamına alınmıştır.
d) Pişmanlık Kanunda Öngörülen Zamanda Gösterilmiş Olmalıdır
Etkin pişmanlık; suçun tamamlanmasından sonraki aşamada; soruşturma başlamadan önce, soruşturma evresinde, kovuşturma evresinde hüküm verilmeden önce, kovuşturma evresinde hüküm verildikten sonra ve hatta kovuşturma evresi tamamlandıktan sonra da söz konusu olabilir. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama alanı bulabilmesi için fail ve fiile ilişkin anlatılan bu şartların birlikte mevcut olması gerekmektedir. Bu şartlardan bir tanesinin dahi eksikliği durumunda etkin pişmanlık hükümleri uygulama alanı bulamayacaktır.
7- Etkin Pişmanlık Kurumu İle Gönüllü Vazgeçme Kurumu Arasındaki İlişki
Kimi zaman gönüllü vazgeçme ile etkin pişmanlığın karıştırıldığı görülmektedir. Türk Ceza Kanunu uyarınca her iki düzenleme de, faile öngörülen cezada indirim veya faile ceza verilmemesini sağlar. Her ne kadar birbirlerine yakın olarak gözükseler de bahse konu düzenlemeler arasında önemli ve ayırt edici farklar bulunmaktadır. Bu farklar incelenecek olursa; gönüllü vazgeçme, suçun tamamlanmasından önce söz konusu olabilir. Yani suç tamamlanmadan önce failin kendi iradesi ile suçun icra hareketlerinden vazgeçmesi anlamına gelir. Ancak etkin pişmanlık, yukarıda unsurlarıyla beraber anlatıldığı üzere suç tamamlandıktan sonra failin suçun etkisini azaltmaya yönelik davranışlarıdır.
Etkin pişmanlık her suç için geçerli bir imkân değildir. Zira Türk Ceza Kanununda etkin pişmanlık düzenlemesi genel hükümler başlığı altında düzenlenmemiş olup belirli suçlar bakımından münhasıran düzenlenmiştir. Dolayısıyla etkin pişmanlık ancak ve ancak failin işlediği suçun madde metninde özellikle düzenlenmişse söz konusu olacaktır. Ancak gönüllü vazgeçme Türk Ceza Kanununun genel hükümler başlığı altında 36’ncı maddede düzenlenmiş olup, niteliğine uygun düştüğü ölçüde her suç bakımından uygulanması mümkündür.
8- TCK m. 221 Uyarınca Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma Suçu Kapsamında Etkin Pişmanlık Düzenlemesi
TCK m. 220 kapsamında kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde bu fiilleri gerçekleştirenler hapis cezası ile cezalandırılır. TCK m.221’de ise bir önceki madde de düzenlenen suça ilişkin etkin pişmanlık hükmü düzenlenmiş olup ilgili fiili gerçekleştiren şahısların etkin pişmanlık hükümleri uyarınca cezalarında indirim yapılması veya ceza almama ihtimalleri öngörülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, ceza muhakemesinin maddi gerçeğin aydınlatılması amacı doğrultusunda hareket ederek 765 sayılı kanun dönemindeki düzenlemelerin aksine suçun tamamlanmasından sonra fail/ faillerin veya suç ortak/ortaklarının pişmanlık göstererek suçun her açıdan aydınlatılması ve maddi gerçeğe ulaşmak adına adli mercilere vereceği bilgilerin suçtan doğan zararın giderilmesi veya verilen bilgilerin işlenen suç bakımından faydalı bulunması halinde, ilgili suçun düzenlendiği kanun maddesinde suç için öngörülen cezada indirim veya cezasızlık düzenlemesi öngörmüştür. Bu kurumun düzenlenme amacı ile uygulamada yargılamalara olan etkisi karşılaştırıldığında ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan adil yargılanma hakkının ve bu ilkenin yansıması olan silahların eşitliği, çelişmeli yargılama ilkesine aykırılığı söz konusu olabilmektedir. Bu kapsamda etkin pişmanlık kurumu ile her ne kadar tamamlanmış bir suçun aydınlatılması ve ceza adaletinin sağlanması amaçlansa da kimi durumda insan haklarının temel ilkelerine aykırılıklar meydana gelebilmekte, adalet doğru tecelli etmeyebilmektedir. Bu nedenlerle etkin pişmanlık kurumu doğru ve sistemli bir şekilde işletilmeli; somut yargılamalar bakımından bu kurumun etkisi gözden geçirilmelidir.
DİPNOT
1 Koca, Mahmut & Üzülmez, İlhan (2012) Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 5. Baskı, Ankara, Seçkin Yayınevi, s.385.
2 Yaşar, Osman & Gökcan, Hasan Tahsin & Artuç Mustafa (2014) Yorumlu-Uygulamalı Türk Ceza Kanunu, C:I 2. Baskı, Ankara, Adalet Yayınevi, s.1100.
3 Hafızoğulları, Zeki & Özen Muharrem (2012) Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 5. Basım, Ankara, Us-A Yayıncılık, s 330.
4 Centel, Nur & Zafer, Hamide & Çakmut, Özlem (2014) Türk Ceza Hukukuna Giriş, 8. Basım, İstanbul, Beta, s. 465.
5 Dönmezer, Sulhi (2003) Ceza Hukuku Genel Dersleri, İstanbul, Bahçeşehir Üniversitesi Yayınları, s. 129
6 Hafızoğulları & Özen (2012), s. 363.
7 Hafızoğulları & Özen (2012), s. 235
8 Malkoç, İsmail (2013) Açıklamalı-İçtihatlı 5237 Sayılı Yeni Türk Ceza Kanunu (Madde1-81), C:I, Ankara, Sözkesen Matbaacılık, s. 556.
9 Aydın, Devrim (2006) ‘Suça Teşebbüs’, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C: 55, S:1, s. 107.
10 “ … Hukuk devletinde ceza siyasetinin gereği olarak yasakoyucu, Anayasanın ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla, cezalandırmada güdülen amacı da gözeterek hangi eylemlerin suç sayılacağına, bunlara verilecek cezanın türü, miktarı, artırım ve indirim nedenleri ve oranları ile suçun takibine ve yargılama usulüne ilişkin koşullar öngörebilir. Suç sayılan eylemler arasında benzerlikler olduğu gibi farklılıklar da bulunabilir. Kimi benzerliklere rağmen eylemin toplumda yarattığı infial, kişiler üzerinde oluşturduğu tehlike, işlenme oranındaki artış ve azalma gibi faktörlere bağlı olarak daha ağır cezayla yaptırıma bağlanması veya bu sonucu doğuracak biçimde indirim nedenlerine yer verilmemesi yasa koyucunun takdirindedir… Cezayı hafifletici sebepler de ceza siyasetine bağlı olarak yasa koyucunun takdirindedir…” AYM, E: 2006/123, K: 2009/43, T: 5.3.2009, www.anayasa.gov.tr , s.e.t. 02.11.2020’’
11 Özgenç, İzzet (2014) Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler (Genel Hükümler), 10. Bası, Ankara, Seçkin Yayınları, s. 78.
12 Baba, Yasemin (2013) Türk Ceza Kanunu’nda Etkin Pişmanlık,1. Baskı, İstanbul, XII Levha, s. 49.
KAYNAKÇA
Aydın, Devrim (2006) ‘Suça Teşebbüs’, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
Baba, Yasemin (2013) Türk Ceza Kanunu’nda Etkin Pişmanlık,1. Baskı, İstanbul, XII Levha
Centel, Nur & Zafer, Hamide & Çakmut, Özlem (2014) Türk Ceza Hukukuna Giriş, 8. Basım, İstanbul, Beta Yayıncılık
Demirbaş, Timur (2016) Ceza Hukuku Genel Hükümler,11. Baskı, Ankara, Seçkin.
Hafızoğulları, Zeki & Özen Muharrem (2012) Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 5. Basım, Ankara, Us-A Yayıncılık
Koca, Mahmut & Üzülmez, İlhan (2012) Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 5. Baskı, Ankara, Seçkin Yayınevi
Malkoç, İsmail (2013) Açıklamalı-İçtihatlı 5237 Sayılı Yeni Türk Ceza Kanunu (Madde1-81), C:I, Ankara, Sözkesen
Matbaacılık
Özgenç, İzzet (2020) Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler (Genel Hükümler), 16. Bası, Ankara, Seçkin Yayınları
Yaşar, Osman & Gökcan, Hasan Tahsin & Artuç Mustafa (2014) Yorumlu-Uygulamalı Türk Ceza Kanunu
www.anayasa.gov.tr, s.e.t 02.11.2020
www.kazanci.com, s.e.t 05.11.2020.
www.kazancihukuk.com, s.e.t. 06.11.2020.
